Pazar, Aralık 16, 2018
Text Size

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52

Son Yazılarım



Ahirette insanlardan cennetlik olanları müjdelerken melekler şu  cümleyle hitap edecekler:

‘’Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin cennete!” Zümer, 39/73

‘’İman etmedikçe cennete gidemezsiniz.

Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.

Yapacağınız zaman birbirinizi seveceğiniz ameli söyleyeyim mi?

Aranızda SELAMI yayınız.’’ buyurdu Allah Resulü.

‘’SELAM denizi coşdumu gönüllerdeki kini giderir.’’ Pir’in sözünün merkeze yerleştirildiği bu sene ki Şeb-i Aruz’un teması ‘’Selam Vakti.’’

Selam barış, esenlik, huzur demek.

Selam hayatta başarı ve mutluluğumuzun en önemli ilkesi olan iletişim kapısının anahtarı.

Ailede Huzur için 9 S’den en önemlisi sohbet birliğinin besmelesi selam.

Kalplerdeki düşmanlığı, kini, zulmeti yok eden bir iksir selam.

Allah’ın 99 isminden en çok zikredilen isimi es- Selam.

Müslümanın en fazla 72 saat küs durabildiği kardeşine, 3 günlük süre dolduktan sonra hitap etmek zorunda olduğu kelam selam.

Devamını oku...

Aile mahremiyetinin aileyi muhafaza eden hücredeki zar gibidir.

Aile içerisindeki dengelerde bir atom molekülünde olduğunu gibi çekirdek, stoplazma ve zardan oluşan hassas bir yapıdadır.

Aileye dışarıdan müdahalelerle kadın ve çocuğu ön plana çıkarıp babayı dışarıda bıraktığınızda aile mahremiyetine zarar vermiş ve dengeleri bozmuş olursunuz.

Özellikle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun bazı uygulamalarının aile yapısına zarar verdiğini kesin bir dille ifade edebiliriz.

Batı, son 150 yıldır uyguladığı aileye yönelik politikalarında Kur’an-ı Kerim’de Firavunun İsrailoğullarına zulmü olarak anlatılan ‘erkekliği öldürme dişiliği yaşatma’ ilkesini uyguluyor. Bizler batıdan gelen bu uygulamalardan yararlanırken dinimizi, örfümüzü, gelenek ve göreneğimizi ve tarihi tecrübemizi esas alarak süzgeçler koymak zorundayız. Toplumu ve aileyi bir bina gibi düşündüğümüzde baba ve erkekler bina ve ailedeki demir gibidir.

Son zamanlarda bütün hücumlar kadın ve çocuklar ön plana çıkarılarak toplumun ve ailenin demiri hükmündeki erkeklere ve babalara yapılmaktadır. Eğer sağlıklı bir birey, huzurlu bir toplum istiyorsak mutlu bir aileye sahip olmak zorundayız.

‘’Ailede Huzur için 9 S ‘’ kitabımda özellikle bütün ‘’S’’ ler için ‘’birliği’’ kelimesini kullandım. Sohbet, seyahat, seccade, sofra, sevgi, sayfa, samimiyet, sistem ve sabırda birlik olunduğunda huzurun oluşacağına vurgu yaptım.

Ailede bütün bireyler birbirinden değerlidir ve hiçbiri diğerinden daha önemli veya önemsiz değildir.

Devamını oku...

‘’İnsanlar develer gibidir, 100 deveden tam istediğin gibi 1deve bulabilirsin.’’

Hadis-i Şerif

Peygamberimizin bu sözünden ben Yüce Allah’ın 100 insandan birisini ‘’çok zeki/özel/farklı/lider’’ yarattığını anlıyorum.

O halde devletler ve milletler bu 100 den 1 ni testlerle tespit edip onlara yönelik farklı eğitim programlarını mutlaka yapmalılar.

Aksi halde bu 100 den 1 ya yurt dışına kaçar, ya da ülkede kalmak zorunda kalırsa şizofren olur.

Kendi ülkesinde değer bulmayan 100 den 1 n yurt dışına kaçmasına ‘’beyin göçü’’ diyoruz.

Bir millet ve devlet için en büyük tehlike ‘’beyin göçü’’ dür.

Zira siz beyinleri tutamazsanız diğer beyinleri eğiten milletlerin ‘’taşeron’’ işlerini yapmak zorunda kalırsınız.

Peki ‘’beyin göçü’’ nü engellemek için neler yapmalıyız?

Salih amelin 3 şartı vardır:

1.Adalet

2.Düşünce özgürlüğü

3.Adaletin ve düşünce özgürlüğünün hakim olduğu istişare

Adaletin ve düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel ise Nepotizm(akraba kayırmacılığı) ve patriotizm (hemşehricilik)dir.

Devamını oku...

‘’Dünyada her şey zehirdir, önemli olan dozdur’’ der Paracelcus.

İnsanın ana vatanı cennettir ve ona uygun bir biçimde(ahsen-i takvim) yaratılmıştır.

İmtihan için dünyaya belirli bir vakit için gönderilmiştir.

Dünyada cennetin numunesi olan ve numune şeklinde verilen tüm nimetlerin yenilmesi, içilmesi ve kullanılması hususunda belirli bir doz belirlenmiş Peygamberlerin öğreticiliğiyle.

Bu doz aşıldığında nimetler bize zarar veren nikmetler haline geliyor.

Bu sebeple insan ruh ve beden sağlığı için kullandığı tüm nimetlerde doza dikkat etmeli.

Bu kural yediğimiz, içtiğimiz ve kullandığımız nimetlerle alakalı olduğu gibi; bize verilen duygular ve kabiliyetlerin kullanılmasında da geçerlidir.

Misal olarak sevmek muhabbet duygusunu esas alacağız.

Evet kainatın mayası olan sevmek duygumuzu kullanırken dahi dozuna dikkat etmek zorundayız.

‘’İnsanlık tarihinde ilk şirke düşen toplum Hz. Nuh'un kavmidir. Bunun sebebi velilerine, sevdikleri insanlara yönelik olarak gösterdikleri aşırı saygı ve sevgidir. Hz. Nuh kavminin heykelini yapıp taptığı Ved, Suva, Yağus ve Yeuk isimli kişiler aslında sevdikleri salih insanlardı.’’ (Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Edep, 116)

Peygamberimiz bu konuda geçmiş ümmetlerin hatasını anlatıp, ümmetini uyarmıştır.

Devamını oku...

Ne mutlu o kimseye ki haddini bilir, tavrından tecavüz etmez.

Tuuba li men arefe haddehu Ve lem yetecavez tavrahu.

Kendini bilmek=Haddini bilmekdir.

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsin,

Ya nice okumaktır.

Okumaktan murat ne,

Kişi Hak'kı bilmektir.

Çün okudun bilmezsin,

Ha bir kuru ekmektir.

Toprağı bol olsun Ara Güler,  “Yaşam size verilmiş boş bir film; her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın.” demişti.

Bu kareleri, çerçeveleri doldururken en önemli konu kendimize doldurabileceğimiz bir çerçeve çizmemizdir.

Bu da her şeyden önce kendimizi iyi tanımaktan neyi iyi yapabileceğimizi, neyi yapamayacağımızı bilmekten geçiyor.

Bugün kendimizi takdim ettiğimiz en önemli vitrin sosyal medya kanalları oldu.

Buraları kullanan insanlar kendi eserleri olup olmadığına bakmalılar paylaştıkları şeylerin.

O kanallarda çizdikleri çerçeveyi ne kadar dolduruyoruz muhasebesiyle hareket etmeliler.

Devamını oku...

Beşeriyetin tarihsel akışı, her zaman doğru yönde bir çizgi izlememiştir.

İniş- çıkışlar, yükselişler, çöküşler olmasına rağmen,  insan hafızasının yaşanan tecrübeleri ve çıkarılan dersleri de kaydetmesi sebebiyle, gittikçe gelişen bir birikim ve anlaşılabilir bir gelişme şekilde varlığını sürdürmüştür.

Tarihin akışında oluşan bilgi ve tecrübe birikiminde temel belirleyicinin güvenilir bilgi, bilim, özgürlük ve yaratıcılık olduğunu söylemek mümkündür.

“Ümran/Uygarlık/Medeniyet”, insanın tarih boyunca yapıp ettiklerini, meydana getirdiklerinin arka planındaki zihniyeti, insanı insan yapan değerleri, san’atı, teknolojiyi ve beraberinde gelen “güç” artışını kapsayabilen bir kavramdır. “Civilisation” veya “ümran/medeniyet / uygarlık” kavramı, kültürde ve bellekte yer etmiş ve bilebildiğimiz kadarıyla tanımı bakımından olmasa da, gerekliliği ve geçmişi anlama konusundaki işlevi üzerinde bir tür uzlaşı sağlanmış gibidir. Lügatlarımızdan bu kavram çıktığı zaman, insanla ilgili pek çok şeyi anlamak da, anlatabilmek de pek mümkün olmayacaktır.

“Kültür”, “medeniyet” gibi kavramları anlamaya çalışırken, onların, tıpkı bir ağacın kökleri ve dalları gibi geçmişe ve geleceğe doğru çift yönlü, dinamik bir yapı olarak inşa edildiğini ve anlaşıldığını belirtmekte fayda vardır.

İnsanın kendini tanımasından söz açılınca akla gelen ifadelerden birisi kökleri Hermes’e kadar uzanan “men arafe nefsehu fekad arefe Rabbehu” (kendini /nefsini bilen rabbini bilir) ifadesidir.

İşin gerçeği en genel anlamda “anlama” faaliyeti de, insanın kendini tanıması ile birlikte başlamaktadır.

“Anlama”nın kendini tanıma ile irtibatına değinen İmam Mâturîdî, şöyle demektedir:

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 93

Başlangıç
Önceki
1




Anket

Sizce toplumun en önemli problemi nedir?

Son Yorumlar

GECE GEZME EHLİYETİ
Sadece şiddet olunca değil. Kadına hiç bir şey yapmasan bile sana iftira attığı takdirde uza...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...
Türklerin Müslüman Olmasının N...
winknnnnnnnnnnnnnn çok güzeeeeeeeeeeeelllllllllllllllll olmuşş
Türklerin Müslüman Olmasının N...
smiley çok güzel olmuş elinize sağlık.

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün7
mod_vvisit_counterDün225
mod_vvisit_counterBu Hafta7
mod_vvisit_counterBu Ay6230
mod_vvisit_counterToplam418629