Bir Tel Kopar…

İmtihan için bütün eczalarından süzülüp geldiğimiz kâinatta, her şeyle bizi bağlayan görünmeyen teller var hayatımızın merkezinde.

İnsan her şeyle alakadar, her şeye ilgili, her şeyden etkilen, her şeyi etkileyen bir halife…

Etrafında yakın/uzak her şeye görünmez tellerle bağlı insan…

Cennette yaratılan ve genlerinde cennetin kodlarıyla, cennetten daha aşağı anlamındaki dünyaya gönderilen insan hiç bitmeyen bir gerilime doğuyor. Bu gerilimin sebebini Kur’an’da Rabbimiz “gıl” tabiri ile açıklıyor:

“Gönüllerindeki “gıl”i (kini/hasedi/öfkeyi) ta kökünden söküp attık onların; onlar mutluluk divanları üzerinde, karşı karşıya oturan kardeşler gibi olacaklar.” Hicr, 15/47.

Bir tarafta cennet kodları, ona özlem (konfor), diğer tarafta ondan çok çok uzak “gıl”in bir kulunç gibi her an insanı taciz ettiği zor bir dünya hayatı.

Kamışlıktan kesilerek ayrılan, içi boşaltılan, kurutulan ve neticede inleyen ney gibi insan…

Binlerce teli olan kanun gibi ahenkle çalıp müzik çıkarmaya çalışıyor

Bu sebepten imtihan için kâinata bağlandığımız tellerin akordu çok önemli.

Sabah namazı ile akorda başladığımız teller bizi yatağımıza yatana kadar götürebilmeli.

Kafirun suresi ile kalbi ve aklı putlardan temizleyip; ihlas suresi ile has tevhidi doldurarak sabah namazının sünnetiyle başlıyoruz akort yapmaya;

Ve Kur’an’dan okuduğumuz ayetlerle akordu tamamlıyoruz.

Hayatı bir sanatçı titizliğiyle yaşamamız lazım.

İyi bir sanatçı enstrümanının akordunu yapmadan sanatı icra etmez.

Aklı ve kalbi uyanık bir müminde sabah namazı kalkıp hayat tellerine akort yapmadan o günün parçasını çalmaya başlamaz.

Başlarsa ya müzik bozuk çıkar çevreyi rahatsız eder ya da tel kopar.

Aman dikkat!!!

Tel koparsa ahenk sona erer, hayat kopar:

“Her rind bu bezmin nedir encâmı bilir,

Dünyamızı nâgâh zalâm örtebilir,

Bir bitmeyecek şevk verirken beste,

Bir tel kopar âhenk ebediyyen kesilir.

(Yahya Kemal Beyatlı)

Yorum Ekle