Çarşamba, Haziran 19, 2019
Text Size

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

Zehra Okullarındaydık..

Zehra Okullarında Eğitimcilerle birlikteydik...

  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16
  • Zehra Okullarındaydık..

    Pazartesi, 22 Nisan 2019 12:06


Sibirya’da Şamanlar ayinde özel bir giysi giyerler. Ama Şamani halkların çoğunda, tam bir takım halinde Şaman giysisine artık pek rastlanmıyor. Birçok yerlerde Şaman günlük kıyafeti ile ayin yapar. Ama denildiğine göre bu, Şamanlığın ilk yılları için söz konusudur. Altay Türklerinde kam yalnızca bir davul ile Şamanlık yapar. Radloff’agöre, Kuzey Altay halklarının bir kısmında Şamanların özel bir giysisi yoktur. Giydikleri, hayvan derisinden yapılmış bir göğüslük ile önü açık bir ceket ve kara tavuk tüyleri takılı kırmızı bir başlıktan ibarettir. Sözde Hıristiyanlaştırılmış Kumandılarda göğe kurban töreninde Kam, yalnızca beyaz bir cübbeyle kayın ağacı kabuğundan yapılmış, huni biçiminde bir külah giyer. Kuzey Altay’ın bazı yerlerinde beyaz renkli olan başlığa puhu kuşu tüyleri takılır. Yine Radloff’a göre, önemli olan Şamanın davuludur.

Ayin sırasında Şamanın mutlaka ayrı bir giysi giymesi şart olan halklarda da bu bakımdan, yine bir soysuzlaşma gözlemlenmiştir. Ama bu arada cübbe ile başlık uzun zaman korunmuş görünüyor. Bununla birlikte kimi yerlerde Şaman giysisinden arta kalan ya yalnızca cübbe ya da başlıktır. Kesin olan birşey varsa, o da eskiden Şaman giysisine büyük bir önem verilmiş olduğudur.

Anohin Altaylılarda cübbenin sonradan başka halklardan alındığı düşüncesindedir. Ona göre de, Ülgen ile dağ ve yer ruhlarının da dahil bulunduğu iyi ruhlara ayin yapanlar, Şaman cübbesini (manyak) giymezler. Oysa yeraltı dünyasının hakimi Erlik ile ona bağlı kötü ruhlar (kara töz) için yapılan törenlerde cübbe giymek gereklidir. Şaman bu cübbeyi kendi isteğine göre değil, ruhların esin verdiği biçimde yaptırmak zorundadır.

Şaman giysisinin, aslından uzaklaşma ve önemini kaybetme bakımından gösterdiği yozlaşma, giysiye takılan parçalar için de söz konusudur. Gerçekten, türlü amaçlar ile çeşitli varlıkları simgelemek üzere, giysiye takılı parçaların da zamanla yerlerini değitirdikleri görülüyor.

Her ne kadar bugün tam bir Şaman giysisiyle donanmış Kamlara pek seyrek rastlanırsa da, daha çok Rusya ve kimi Avrupa müzelerinde bulunan kolleksiyonlara bakarak Şaman giysisinin kökeni ve niteliği hakkında bir fikir edinmek olasıdır. Ayrıca gezginlerin çeşitli zamanlarda, çeşitli bölgelerdeki Şamanlara dair verdikleri bilgiler de bu alandaki bilgileri tamamlamaya yaramaktadır. İşte bütün bunlara dayanarak çeşitli kültür dairelerine mensup giysi türlerini saptamak olası görünmektedir. Bu arada Şaman giysilerinin, yalnızca kişisel ve rastlantısal bir buluş olmayıp, aynı zamanda dar ya da geniş bir bölgenin ortak düşünce ve tasarımlarının ürünü olduğu gözden kaçmamaktadır.

Takım halinde Şaman elbisesinde şu parçalar vardır:

1. cübbe ve hırkaya benzeyen bir üstlük,

2. başlık,

3. Kuzeyde oturan halklarda göğüslük,

4. eldiven,

5. yüksek konçlu ayakkabı.

Anohin Altaylılarda, Potanin Moğollarda Şaman cübbesini ayrıntılarıyla anlatmış ve açıklamışlardır.

Bazı Altay halklarında Şaman giysisinin tümüyle bir kuş ya da hayvanı simgelediği göze çarpar. Örneğin Teleütlerde Şaman cübbesi (manyak) geyik ya da koyun derisinden yapılmış olup, büyük bir kuşu andırır. Nitekim halk da giysinin kol altındaki dikiş boyunca sarkan püsküllerin, kuş kanadını simgelediğini söyler. Omuzdan sarkan ve puhu kuşu tüyleri takılı olan deri ya da kumaştan püsküller de kanada benzer. Cübbenin bel hizasından başlayarak arka tarfta bütün alt kısmı oluşturan ip ya da püsküller, kuşun kuyruğudur. Ayrıca, bazan cübbenin omuz başına da puhu kuşu tüyleri dikildiği olur. Cübbede anlatılmak istenen kuş tasarımı, kuş pörük denilen başlıkta da kendini gösterir. Altay yöresinde seyrek olarak rastlanan bu başlık, kırmızı bezden yapılmış olup madeni düğme, katır boncuğu ve dizi dizi başka boncuklarla süslüdür. Ayrıca üzerinde kuş şekilleri de vardır. Nihayet başlığın ucunda da yine puhu kuşu tüyleri bulunur.

Buna göre, Altay Kamının, bugün ancak cübbesi ile başlığı korunabilmiş olan Şaman giysisini giyince, bir puhu kuşu şekline girmiş olduğu anlaşılıyor.

Altaylılarda Kam bundan başka, ruhları kovmak için, giysisine bir takım şeyler de takar. Bunların arasında kollara, sırta takılan küçük zil ve çıngıraklar vardır. Bu arada, cübbenin kollarının alt kısmına, 4’ü sağda, 5’i solda olmak üzere, bakırdan yapılmış küçük çıngıraklar asılıdır. Cübbenin arka tarafında yatay olarak 2 ya da 3 dizi halinde sıralanmış 20 ya da 70 çıngırak daha görülür. Türlü sesler çıkararak ruhları ürküten madeni eşya, Şamanın zırhı sayılır. Çıngırakların üst sırasında ise 9 küçük yay vardır. Bunlar da yüne zırhın bir parçası olarak kötü ruhlara karşı silah görevi görürler. Sırt kısmına, gelişi güzel serpiştirilmiş olup yıldızları simgeleyen madeni parçacıklar da tutturulmuştur. Bu kısımda sıra sıra dizili katır boncukları, kötü ruhları uzaklaştırmaya yarar. Nihayet cübbenin omuz kısımlarında güneşle ayı simgeleyen iki büyük madeni levha göze çarpar. Ayrıca cübbenin omuz başı ile dirsek ve bilek hizasına gelen yerlerine, parça halinde vaşak kürkü dikilidir.

Cübbede efsanevi bir takım şekiller de bulunur. Bu arada sırt kısmında, yakanın hemen altına rastlayan yerden dokuz bebek sarkar. Bunlar Ülgen’in kızlarını simgelerler. Ayrıca cübbenin bir yanından yutpa adlı yeraltı canavarını simgeleyen, siyah ya da kahverengi kumaştan yapılmış bir şerit sarkar. Şekil olarak çatal kuyruklu, dört ayaklı, ağzı açık bir yılana benzer. Şamanı kötü ruha karşı korur. Cübbenin diğer yanında ise arba denilen ve Erlik’in ülkesindeki denizde yaşadığına inanılan bir canavar şekli vardır. Bu da yeşil kumaştan yapılmış bir şeritten ibaret olup, dört ayağı ile ağzı kırmızı renktedir. Başında baykuş tüyü, göz yerinde ise, küçük birer bakır pul vardır. Bazı Şamanlariçin arba koruyucu bir ruh (töz)’dur. Cübbede ayrıca çeşitli ruhları simgeleyen sincap, ağaçkakan derisi ile kara bezden yapılmış bir kurbağa, ağaçkakan ve kartal tüyleri, kartal pençeleri, ayı ayakları vb. vardır. Omuzlarda demet halinde bulunan tüyler, ayin sırasında Şaman ile kurbanlık hayvanı yukarı aleme taşıyan iki kartal ya da şahini simgeler. Bütün takımı ile tam bir cübbe (kültük manyak) 60 ana parçadan oluşmuştur. Bütün parçaları ise, 600’ü bulur.

Cübbeyi Şamanın ailesinden kadınlar diker. Cübbenin hazırlanması sırasında kadınların çok temiz ve namuslu bir yaşam sürmeye özen göstermeleri gerekir. Cübbe hazırlanınca büyük bir halk kalabalığı karşısında yapılan bir ayin ile, her olasılığa karşı, kirden, lekeden temizlenir (manyak arula-). Şaman bu törende cübbeyi ruhların onayına sunar. Bunlar, bazan cübbede şu ya da bu değişikliği isteyebilirler. Bu durumda onların isteklerini yerine getirmek şarttır.

Şamanın belinde bir de kırmızı renkli bir kuşak (kurdak) bulunur. Buna güneşle ayı simgeleyen iki büyük madeni levha ile yıldızları simgeleyen bir sıra katır tırnağı takılıdır. Cübbe oldukça pahalıdır. Zengin Şamanlar cübbelerini birkaç ay içinde yaptırabildikleri halde, fakirlerin bir cübbeye sahip olmaları birkaç yıla bağlıdır.

Erkek Şamanların cübbesi ile kadınlarınki arasında büyük bir fark yoktur. Genellikle kadınların cübbesi daha süslüdür. Erkek ve kadın Şamanlar, karşılıklı olarak birbirlerinin cübbelerini giymeye izinli değildirler. Bu arada kadının temiz sayılmayan bir varlık olduğu daima göz önünde tutulur.

Anohin ile Potanin’e göre, Şamanın başlığı iki türlüdür: biri cübbe ile, biri de cübbesiz, normal giysiyle giyilir. Cübbe ile giyilen başlığa, üzerindeki bazı simgesel süslerle kuş pörük denir. Kırmızı kumaştan yapılan, içi astarlı bu başlık, arkaya doğru sarkan bir külah biçimindedir. Başlığa yer yer tilki postu, boncuklar, ipler, puhu kuşu tüyleri dikilmiştir. Bazı Şaman başlıklarında ise, başı ile birlikte puhu kuşu kanadı bulunur. Cübbesiz olarak normal elbise ile giyilen başlık, kuzu postundan yapılmış olup bazı yerlerinde demet halinde ağaçkakan tüyleri, arka kısmında ise üç beyaz şerit görülür. Bu külah, aru töz olarak nitelendirilen Ülgen ile oğulları, dağ ruhları ve Yer-su gibi iyi ruhlar için yapılan törenlerde giyilir. Beyaz renk iyi ruhların hoşuna gittiği için genellikle beyaz kuzu postundan yapılır. Sıradan Şamanların külahları ise, kara kuzu postundandır.

Lankenau’ın anlattığı eski bir Şaman giysisinde, cübbenin arka kısmında koltuk altına yakın yerlere puhu kuşu kanatları da bağlanmıştır. Başlığa da boz bir puhu kuşunun kanadı ve kuyruğu takılıdır. Geyik derisinden yapılmış olan cübbe, kuş şekline uygun olarak, deriden bağlarla donanmıştır. Sırt kısmında 12 parça kakım kürkü ve uzun bir şeritin ucunda puhu kuşu pençesi bulunmaktadır. Ayrıca koltuk altına takılı iki büyük çıngırak da göze çarpar. Cübbe ve başlıktaki bütün bu parçalar kötü ruhları kovmaya yarar.

Harva’ya göre, Soyot ve Karagaslarda da Şaman giysisi, yine kuşu andıran bir biçimdedir. Bu bakımdan aynı kültür çemberine bağlı olan bu halklarda Şamanın bir kuş şekline girdiği ve bu kuşun da puhu olduğu kesindir. Ayrıca Yakut ve Tunguzlarda da Şaman giysisinin, bazı değişikliklerle birlikte, bir kuşa benzediği görülüyor.

Bu Şaman giysisinden başka, bir de hayvanı andıran bir Şaman giyimine rastlanmaktadır. Bunun başlıca belirtisi, Şamanın başlığına takılan boynuzdur. Ayrıca Şamanın arkasına da boynuz takılıdır. Gmelin daha 18. yüzyılda bir Tunguz Şamanının her iki omuzunda demirden yapılmış birer boynuz bulunduğunu yazar. Rusya müzelerinde bulunan bu tür giysiler, Tunguzlardan Yenisey halkları ile Samoyedlere geçmiştir. Şirokogorov da Tunguzlarda gerçek geyik boynuzu takılı bir Şaman başlığı gördüğünden sözeder. Aynı yazara göre, eskiden Şaman giysisi de geyik derisinden yapılmıştır. Palas 18. yüzyılda bir Buryat Şamanının, demir boynuz takılı bir başlık taşıdığını yazar. Ayrıca Buryat Şamanına ait bir mezarda da bu biçimde bir başlık bulunmuştur.

Çeşitli Şaman giysilerini inceleyerek bunları değerlendirmeye çalışan Harva’ya göre, Şamanın giydiği giysi, kötü ruhlara karşı onu bir maske gibi korur. Nitekim Altay ve Sayan dağları havalisinde Şamanın puhu kuşu kılığına girmesi, bu kuşun ruhları ürküttüğüne inanıldığındandır. Bundan dolayı bazı yerlerde, hastalanan çocuğu iyileştirmek için, bir puhu kuşu beslenir ve bunun, hastalığı doğuran kötü ruhları kovacağına inanılır. Sibirya’da Şamanın boynuz takması da, yine kötü ruhları ürkütmek içindir.

Aynı yazara göre, Şaman giysisi aslında yüze ya da başa geçirilen bir maskeden ibaret olup zamanla bugünkü biçimini almıştır. Nitekim bazı halklarda Şaman, ayin sırasında yalnızca yüzüne, kayın ağacı kabuğundan yapılmış bir maske takmakla yetinir. Ayrıca Buryat Şamanlarının da yüzlerine deri, tahta ya da madeni maske taktıklarına bakılarak giyside başlığın daha öncel olduğu söylenebilir. Diğer taraftan Ohlmarks’ göre kuş biçimindeki giysi Şaman için sıradan giysiden daha önemli olup onun, ruhu ile bir kuş gibi göğe uçtuğu tarzındaki tasarımdan doğmuştur. Şaman, yeni bir bedene girer gibi, giydiği bu giysi sayesinde, yardımcı ruhlarla birlikte kolayca uçabilir.

Altay Türklerinde Kam giysisi, deriden bir çanta içinde, çadırın gerisinde bir yerde saklanır. Giysi eskiyince ormanda bir ağaca asılır. Şaman öldüğü zaman, elbisesi de mezarının başına konulur. Her yeni Şaman için yeni bir ayin elbisesi yaptırmak şarttır.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy

İçindekiler

İçincekiler
AB YOLUNDA YAPTIĞIMIZ YOLCULUKTA ÖNEMLİ KONULARIMIZDAN “ALEVİLİK”


ÖNSÖZ

İSLAM ÖNCESİ ARAPLARIN DURUMU
ASRI SAADETTE İSLAM TOPLUMU
Kısaca Resulullah (s.a.)’in Hayatı
EMEVİ DEVLETİ ZAMANINDA YAPILAN FETİHLER
ANADOLU’ YA GİRİŞ
ORTA ASYA FETİHLERİ ORTA ASYA FETİHLERİ
İlk Müslüman-Türk Münasebetleri ve Türklerin İslâmiyete Girişi
Türklerin Müslüman Olmasının Nedenleri
Türklerin İslâmiyet'e Hizmetleri
Türkler’in İslam’ı nasıl algıladıkları konusu
ANADOLU’DA TÜRKLERİN YERLEŞMESİ VE İSLAMİ FAALİYETLER
I- Gaziyanı Rum (Alpler , Alperenler)
2.Ahiler (Ahiyanı Rum)
3-Baciyanı Rum
4-Abdalanı Rum
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNİN FAALİYETLERİ
A – ASKERİ FAALİYETLER
B - SİYASİ FAALİYETLER
C – SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ FAALİYETLER
BABAİ AYAKLANMASI - BABA İLYAS - BABA İSHAK
Hoca Ahmet Yesevi
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ KURUM VE KURULUŞLAR
1-CAMİLER
2-TEKKE VE ZAVİYELER
ANADOLU’DAKİ MÜSLÜMANLARIN İNANÇLARINA İSLAM ÖNCESİ İNANÇLARININ ETKİLERİ
ŞAMANİZM VE DİĞER ESKİ TÜRK İNANÇLARININ ALEVİLİK VE BEKTAŞİLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE BENZERLİKLER
KAM , DEDE , BABA
Şamanlığa Davet ve Şamanın Eğitim ve Öğretimi
Ak ve Kara Şamanlar
Şaman Giysisi
Şaman Davulu
Şamanın Yardımcı Ruhları
Şamanın Görevleri
Alevilik ve Bektaşilikteki “Dede ve Baba” ile Şamanizm’deki “Kam” arasında birçok benzerlikler vardır.
AYİNİ CEM İLE KAMLIK, ŞAMANLIK AYİNLERİ
Gizlilik
Şölen ve ayini cem
Tanrılar için kesilen kurbanlar
Kurban kemiğinin kırılmaması
Sihir ve büyük yapmak
Hastaları iyileştirmek
Gaipten ve gelecekten haber vermek
Ruhun bedeni geçici olarak terk etmesi (transmigration)
Göğe yükselip Tanrı ile konuşma
Tanrı’nın insan şeklinde görünmesi
Tabiat kuvvetlerine hakim olmak
Ateşe hükmetmek
Kemiklerden dirilmek
Kadın – Erkek müşterek ayinler
Tahta Kılıçla Savaşmak
TÜRK AİLE AHLAKI
H.Z. ALİ SEVGİSİ
ATALAR KÜLTÜ
TABİAT KÜLTLERİ
SU KÜLTÜ
DAĞ VE TEPE KÜLTÜ
TAVŞAN ETİ
BUDİZM
TAOİZM
a.Zerdüştlük ve Mazdeizm :
b.Maniheizm
HIRISTİYANLIK
YAHUDİLİK
ALEVİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI
HACI BEKTAS VELI
PİR SULTAN ABDAL
SONSÖZ