Çarşamba, Mart 20, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01


Kemik eski çağlardan beri insan ve hayvan vücudunun en devamlı unsuru olarak görülmüştür.Bazı kavimlerdeki inançlara göre ölümsüz olan ruh kemiklerde bulunmaktadır.Bu sebeple , aralarında Türklerin , Moğolların , Finoğurlar ve Laponlar’ın da bulunduğu bazı kavimlerde kemik saygı duyulan bir nesne olarak telakki edilmiş ve avlanan hayvanların kemikleri titizlikle korunmuştur.128Bu anlayışın temelinde yeniden dirilişin kemikler sayesinde meydana geleceğine dair olan inanç yatmaktadır. Şamanizm’de iskeletin bir manada yaratılıştaki ilk duruma dönüş kabul edildiği görülmektedir. Eliade bu inancın ibtidai dinlerden intikal suretiyle gelişmiş dinlerde de efsaneler halinde yer bulduğunu kaydetmektedir. Mesela bir Gagavuz efsanesine göre Hz. Adem oğullarını evlendirecek kız temin etmek için bazı hayvanların kemiklerini bir araya toplamış ve Allah’a dua ederek bu kemiklerden kızların yaratılmasına vesile olmuştur.

İslam öncesi devirde Türkler ve Moğollar ‘da kurbanların etlerini yenildikten sonra kemikleri kırılıp parçalanmaz , büyük bir itina ile toplanarak ya gömülür ya da yakılırdı.Bu suretle hayvanın gökte yeniden dirilerek Tanrı’ya ulaşacağına inanılırdı.Kemiklere zarar verildiği veya birkaçı eksik olduğu zaman o hayvanın sakatlanacağı düşünülmekteydi.İşte buradan hareketle Türkler ve Moğollar’da başka bir inancın teşekkül ettiği görülmektedir:Düşmanın tekrar dirilip güçlenmesine engel olmak, öldürüldüğü zaman cesedini dolayısıyla kemikleri yakmakla mümkün olacaktır.

Bu inancın etkisiyle hareket eden Türkler ve Moğolar’ın büyük düşmanlarının cesetlerini bazen gerekirse mezarlarından çıkararak yaktıklarına dair tarihte misaller bulunmaktadır. Cengiz Han’ın oğlu Tuluy , Merv ‘de Sultan Sencer’in , Tus’ta Harun Reşid’in Gazne’de Gazneli Mahmut’un mezarlarını açtırarak çıkan kemikleri yaktırmıştır.Aynı şekilde Harezmşah Muhammed’in cesedi de yakılmak üzere Cengiz Han’a gönderilmişti. Şah İsmail’in Dulkadiroğlu beylerinin ve maddi ve manevi büyük zat olarak bilinen tüm insanların mezarlarını açtırarak kemiklerini yaktırmasının sebebi de , sanıldığı gibi hakaret kastıyla değil , bu şahsiyetlerin maneviyatından ebediyen bir zarar görmemek inancıdır.Bunu yaparken Şah İsmail , onlardan tamamen kurtulduğu inancıyla hareket ediyordu.

A. İnan kemiklerden dirilme inancının bugün de Altaylı Şamanistler , hatta Müslüman Türkler’de bile mevcut olduğunu kaydetmektedir.Ayinlerde kurban edilen hayvanların kemikleri kırılmaz ; köpeklere verilmez , ya yakılır , ya da gömülür.Bazı özel ayinlerde ise , kurbanın kemiklerini toplayıp bir torbada kayın ağacına asılır.

Bu inanç günümüz Anadolu’sunda hala geçerliliğini korumaktadır.Tabii ki bunda İslami geleneğin de etkisini hatırdan uzak tutmamak gerekir.Anadolu’da yaygın inanca göre , insanın kuyruk sokumunda bulunan kemiği asla çürümez.Çünkü Kıyamet gününde insanlar bu kemikten dirilecektir.

Menkıbelerde bu inançla ilgili rivayetler vardır. Hacı Bektaş’ a yeni mürit olmuş bir adamcağız , onu ve öteki müritleri evine yemeğe davet eder. Yemek için evinde ne kadar kuzusu varsa hepsini boğazlar. Yenilip içildikten sonra şeyh adamı çağırtarak kendisine ne derece candan bağlı olduğunu ispat eden hareketinden dolayı teşekkür eder. Sonra müritlerine emrederek yenilen her koyunun kemiklerini birbirine karıştırmadan ayrı ayrı kendi derilerinin içine koydurup başlarını da yanlarına bıraktırır. Devamında kalkıp iki rekat namaz kılar ve dua eder . Dua biter bitmez kuzuların hepsi de dirilerek ayağa kalkarlar.133

Baba Mecnun adında İran’lı bir şeyh müritleriyle Rum (Anadolu) diyarına gelip Sultan Şucauddin’e mürit olmak ister. Ancak daha önce onu bir tecrübe etmeyi de gönlünden geçirmektedir. Bu maksatla bir oğlak kılığına girer. Sultan adamlarına emrederek onu kestirir, derisini yüzdürüp kafasını ayırdıktan sonra etini bir kazanda pişirtir.Pişen et topluca yenilip bitince , geri kalan kemikler bir yerde toplanır.Baş ve deri getirilip üzerine bırakılır . Bu iş olur olmaz oğlak dirilir ve hemen arkasından yeniden insan şekline döner , Baba Mecnun olur.Bu kerameti gören Baba Mecnun derhal müridliği kabul eder.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy

İçindekiler

İçincekiler
AB YOLUNDA YAPTIĞIMIZ YOLCULUKTA ÖNEMLİ KONULARIMIZDAN “ALEVİLİK”


ÖNSÖZ

İSLAM ÖNCESİ ARAPLARIN DURUMU
ASRI SAADETTE İSLAM TOPLUMU
Kısaca Resulullah (s.a.)’in Hayatı
EMEVİ DEVLETİ ZAMANINDA YAPILAN FETİHLER
ANADOLU’ YA GİRİŞ
ORTA ASYA FETİHLERİ ORTA ASYA FETİHLERİ
İlk Müslüman-Türk Münasebetleri ve Türklerin İslâmiyete Girişi
Türklerin Müslüman Olmasının Nedenleri
Türklerin İslâmiyet'e Hizmetleri
Türkler’in İslam’ı nasıl algıladıkları konusu
ANADOLU’DA TÜRKLERİN YERLEŞMESİ VE İSLAMİ FAALİYETLER
I- Gaziyanı Rum (Alpler , Alperenler)
2.Ahiler (Ahiyanı Rum)
3-Baciyanı Rum
4-Abdalanı Rum
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNİN FAALİYETLERİ
A – ASKERİ FAALİYETLER
B - SİYASİ FAALİYETLER
C – SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ FAALİYETLER
BABAİ AYAKLANMASI - BABA İLYAS - BABA İSHAK
Hoca Ahmet Yesevi
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ KURUM VE KURULUŞLAR
1-CAMİLER
2-TEKKE VE ZAVİYELER
ANADOLU’DAKİ MÜSLÜMANLARIN İNANÇLARINA İSLAM ÖNCESİ İNANÇLARININ ETKİLERİ
ŞAMANİZM VE DİĞER ESKİ TÜRK İNANÇLARININ ALEVİLİK VE BEKTAŞİLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE BENZERLİKLER
KAM , DEDE , BABA
Şamanlığa Davet ve Şamanın Eğitim ve Öğretimi
Ak ve Kara Şamanlar
Şaman Giysisi
Şaman Davulu
Şamanın Yardımcı Ruhları
Şamanın Görevleri
Alevilik ve Bektaşilikteki “Dede ve Baba” ile Şamanizm’deki “Kam” arasında birçok benzerlikler vardır.
AYİNİ CEM İLE KAMLIK, ŞAMANLIK AYİNLERİ
Gizlilik
Şölen ve ayini cem
Tanrılar için kesilen kurbanlar
Kurban kemiğinin kırılmaması
Sihir ve büyük yapmak
Hastaları iyileştirmek
Gaipten ve gelecekten haber vermek
Ruhun bedeni geçici olarak terk etmesi (transmigration)
Göğe yükselip Tanrı ile konuşma
Tanrı’nın insan şeklinde görünmesi
Tabiat kuvvetlerine hakim olmak
Ateşe hükmetmek
Kemiklerden dirilmek
Kadın – Erkek müşterek ayinler
Tahta Kılıçla Savaşmak
TÜRK AİLE AHLAKI
H.Z. ALİ SEVGİSİ
ATALAR KÜLTÜ
TABİAT KÜLTLERİ
SU KÜLTÜ
DAĞ VE TEPE KÜLTÜ
TAVŞAN ETİ
BUDİZM
TAOİZM
a.Zerdüştlük ve Mazdeizm :
b.Maniheizm
HIRISTİYANLIK
YAHUDİLİK
ALEVİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI
HACI BEKTAS VELI
PİR SULTAN ABDAL
SONSÖZ