Çarşamba, Haziran 19, 2019
Text Size

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

Zehra Okullarındaydık..

Zehra Okullarında Eğitimcilerle birlikteydik...

  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16
  • Zehra Okullarındaydık..

    Pazartesi, 22 Nisan 2019 12:06


Şamanizm’de Kam, Şaman her şeydir. Bu inancın sahiplerine göre Şaman :

a.Sihirbazlık yapan

b.Hastaları iyileştiren

c.Gaipten ve gelecekten haber veren

d.Ruhları bedenlerini terk edip tekrar dönen

e.At üstünde göğe yükselip Tanrı ile konuşan

f.Tabiat kuvvetlerini istediği gibi yönlendiren

g.Ateşin yakıcılığından etkilenmeyen

h.Yenilmiş hayvanları kemiklerinden tekrar dirilten

ı.Kadın erkek karışık, müşterek ayinler yapan

j.Tahta kılıçla savaşan

doğa üstü bir insandır.

Şaman Şamanizme bağlı halklarda ruhlarla insanlar arasında aracı rolünü oynayan bir tür din adamıdır. Şamanist dünya görüşüne göre, bütün dünya iyi ve kötü ruhların etkisi altındadır. Büyük ve özellikle insanlara ve hayvan sürülerine türlü kötülükler yapmaya hazır kötü ruhlarla ilişki kurmak kudreti yalnız Şamanda bulunur. İnsanlar ruhların ne doğada ne huyda olduklarını ve her şeyden önce onlara hangi yoldan gideceğini bilemez, onların nelerden hoşlandıklarını, hangi cins ve çeşit kurbanlardan memnun kalacaklarını saptayamazlar. Ata ya da akraba ruhlarından aldığı kuvvet ve ilham ile bütün bunları ancak Şaman bilir ve böylece bir yandan iyi ruhların insanlar için yararlı ve hayırlı etkilerini devam ettirmeye, bir yandan da çeşitli çarelere başvurmak suretiyle, kötü ruhların zararlı eylemlerini önlemeye yalnız onun gücü yeter. Şaman bu amaçla tertip ettiği ayinlerde ruhlar ile ilişkiye geçip onları hoşnut ve razı ederek istenilen sonucu almaya çalışır.

Kuzey Asya halkları arasında “büyücü, sihirbaz” anlamına gelen Şaman sözünü, hemen-hemen yalnız Mançu-Tunguz halkları kullanır: Mançuca sama, Tunguzca Şaman, saman, Avrupa gezginlerinin bunlardan duyduğu Şaman kelimesi, sonradan Sibirya sihirbazlarına verilen genel bir ad olarak uluslararası kitabiyata yerleşmiştir. Bu kelime, ilk kez 17. yüzyılın sonlarına doğru Rus elçisi olarak Çin’e giden E. İsbrand ile yol arkadaşı A. Brand’ın izlenimlerini anlatan seyahatnamede geçer. Bu kitaba göre, Tunguzlarda Şaman ya da saman bir tür “rahip” ya da “sihirbaz” demektir. Böylece Rusya’nın Doğu Sibirya ile doğrudan doğruya ilişkiye başladığı zamanlardan başlayarak Avrupa’da yazılmış olan kitaplarda Şaman kelimesi ile aslında Tunguz sihirbazlarının kastedildiği anlaşılmaktadır.

Şaman kelimesinin kökenine gelince, bu konuda ortaya atılan fikirler çeşitlidir. Kimilerine göre kelimenin aslı Mançuca ya da Moğolca, kimilerine göre ise, Sanskritçedir. Birinci görüşü savunanlardan Banzarov’a göre, Şaman kelimesi Mançuca samandan gelmektedir. Nitekim bu kelimenin kökünü oluşturan sam, gerek Mançuca, gerekse Moğolca birkaç kelimede mevcuttur. Örneğin Mançuca samarambi “sıçramak, dövünmek” demektir. Moğolca sam-dambi “oynamak” demektir. Bu görüşe taraftar olduğu anlaşılan Nioradze,60 bütün bu kelimelerin, bir coşkunluk durumunu, hareketli heyecanlı bir durumu belirttikten sonra, saman ya da samanın “coşmuş, durmadan oynayan, bir oraya, bir buraya sıçrayan kişi” anlamına geldiğini öne sürer. F. Schlegel ile K. Donner ve N. Poppe, Şaman kelimesini “dilenci rahip, Budist derviş” anlamına gelen, Sanskritçe sramana ya da çramana, Pali dilinde samana ile açıklarlar. Kuzey Asya kültür tarihinde güneyden gelen Budizmin izleri bulunduğunu öne süren Şirokogorov’da Tunguzlardaki Şamanlığı Budist etkiye indirgerken, Mironov ile birlikte Şaman kelimesinin kökenini Sanskritçede aramıştır. Öte yandan Laufer Şaman ya da saman kelimesinin Budizmden alındığını kabul etmez. Nitekim Ruben de doğrudan doğruya Hint kaynaklarına dayanarak, Şamanizmin daha Aryalılardan önce, Orta Asya’dan gelen kültür dalgaları ile Kuzey Hindistan’a yayılmış olduğunu belirtmiştir. Nihayet Şamanizm meselesini açıklamaya çalışan Ohlmarks saman kelimesinin Sanskritçeden geldiği hakkında ortaya atılan iddianın artık bir değer taşımadığına işaret ettikten sonra, Budizmde Şamanlığa ait unsurların bulunduğunu ve bunların Güney’den çok, Kuzey’in etkisini gösterdiklerini söylemiştir.

Şaman sözü, ayrıca Toharca’da samane ve Çincede de şa-men şeklinde geçer. Sogdçada şmn olarak yazılan kelimenin, Şaman sözüne karşılık olduğu ileri sürülmüş ise de, bunun doğru olmadığı anlaşılıyor. Zira, Sogdça metinlerdeki şekline işaret edilen bu kelime, Türkçe Turfan metinlerinde önceleri şamnu, şumnu diye okunmuş iken, sonradan şimnu şeklinde saptanmıştır. Anlamı da, “kötü ruh, şeytan”dır. İran mitolojisinde Ahrimen’e karşılık geldiği bilinen bu kelimenin, gerek biçim, gerekse anlam bakımından Tunguzca Şaman ya da saman sözü ile hiçbir ilişkisi yoktur. Nihayet bir de Farsça eski edebiyat dilinde “putperest, put” demek olan, Firdevsi’nin Şahnama’sında “Budist rahip” anlamında kullanılan bir şemen ya da Şaman kelimesi vardır. Dinsel bir terim olarak Hintçeden Farsçaya, Sogdça yoluyla geçtiği anlaşılan bu kelimeyle, Kuzey Asya halklarının sihirbaz rahibini gösteren Şaman arasında bir ilişki bulmak zordur.

Bütün bu açıklamalardan anlaşıldığı gibi, Şaman ya da saman Tunguzca bir kelimedir. Eğer, ileri sürüldüğü gibi, burada vaktiyle çok daha kuzeye yayılmış olan Budizmin etkisi söz konusu olsaydı, bu terimin çok daha geniş bir alana yayılması gerekirdi. Oysa, Kuzey Asya dillerinde Şaman için başka başka kelimelerin kullanıldığı görülüyor. Tunguzların ne Hindistan, ne de Çin ile doğrudan doğruya bir ilişkisi vardır. Buna göre, Şaman kelimesinin Çince yoluyla Hintçeden Tunguzcaya geçmiş olması da olası değildir. Nihayet Németh Şaman kelimesinin kökenini araştırırken, bunu çeşitli Türk şivelerinde geçen Kam kelimesi ile birleştirip Türkçe olarak göstermek istemiş ise de bu arada Şaman kelimesinin ikinci hecesini açıklamıştır.

Şamanların eski bir geçmişi olduğundan sözeden Banzarov’a göre, Orta Asya halkları arasında onların varlığına ait ilk doğru bilgi, 6. yüzyıl Çin kaynaklarında geçer. Pelliot yine Çince bir metne dayanarak, Mançurya’da Cücen dilinde “büyücü” anlamına gelen şan-man (=şa-man) kelimesinin 12. yüzyılda varlığını saptamıştır.

Türk halkları Şamanlarına genellikle kam (gam, ham) derler. Radloff’a göre, başlıca Altay, Teleüt, Lebed, Şor, Şagay, Koybal, Kaç, Küerik, Soyon, Kumandı ve Uygur ağızlarında geçer. Moğollar, Buryatlar ve Kalmuklar erkek Şamanlarına bö, böge Yakutlar oyun, Çuvaşlar yum, Kırgız-Kazaklar bakşı, baksı ya da bahşı derler. Yakutlar ile Altaylılar kadın Şaman için Moğolca udugan (utahan, ubahan, ıduan) deyimini kullanırlar. Ancak Yakutça’da hamma (kamla), “kam’lık etmek” anlamındadır.

Kam genellikle “kahin, büyücü” demektir. Ayrıca “uzman hekim, bilim adamı, felsefeci” anlamlarına da gelir. Eski türkçe metinlerde bazen “putperest rahip”, bazen “büyücü” anlamında kullanıldığını görüyoruz. Eberhard’a göre, eski bir Çin kaynağında, Kırgızlarda Şamana gan denildiğini görüyoruz ki, bu herhalde kam olacaktır. Nitekim Radloff, 11. yüzyılda Hakas-Kırgızlarda Şamana kam denildiğini yazar. Harva’ya göre, 13. yüzyıl Avrupa gezginlerinden V. Rubruk’da “sihirbaz” anlamında ham (=kam) kelimesini kaydetmiştir.

Kam kelimesine, Türkçe Turfan metinlerinden başka, Kutadgu bilig (462=1069/1070), Divan lugat al-Turk (470=1077), Codex Cumanicus (m. 1303) ve Abu Hayyan’ın Kitab al-idrak li lisan al-atrak (712=1313)’i gibi eski Türk dili andaçlarının bir çoğunda rastlanmaktadır. Kutadgu bilig’de birkaç yerde anlatıldığına göre, çeşitli hastalıkları tedavi etmek için hekimin yanında kam da yer alır. Hekim (otaçı) hastalığı (ig) ilaç (ot) ile tedavi eder ; kam ise, hastayı kendi yöntemine göre, daha çok ruhsal yollardan, efsun ve sihirle iyileştirmeye çalışır.

Divan lugat al-Turk’te “kahin” anlamına gelen kam’ın başlıca görevi efsun yapmak (arvış arva)’tır. Aynı kitapta geçen kam ırkladı örneğine bakılırsa, Şamanın falcılık yaptığı da söylenebilir.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy

İçindekiler

İçincekiler
AB YOLUNDA YAPTIĞIMIZ YOLCULUKTA ÖNEMLİ KONULARIMIZDAN “ALEVİLİK”


ÖNSÖZ

İSLAM ÖNCESİ ARAPLARIN DURUMU
ASRI SAADETTE İSLAM TOPLUMU
Kısaca Resulullah (s.a.)’in Hayatı
EMEVİ DEVLETİ ZAMANINDA YAPILAN FETİHLER
ANADOLU’ YA GİRİŞ
ORTA ASYA FETİHLERİ ORTA ASYA FETİHLERİ
İlk Müslüman-Türk Münasebetleri ve Türklerin İslâmiyete Girişi
Türklerin Müslüman Olmasının Nedenleri
Türklerin İslâmiyet'e Hizmetleri
Türkler’in İslam’ı nasıl algıladıkları konusu
ANADOLU’DA TÜRKLERİN YERLEŞMESİ VE İSLAMİ FAALİYETLER
I- Gaziyanı Rum (Alpler , Alperenler)
2.Ahiler (Ahiyanı Rum)
3-Baciyanı Rum
4-Abdalanı Rum
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNİN FAALİYETLERİ
A – ASKERİ FAALİYETLER
B - SİYASİ FAALİYETLER
C – SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ FAALİYETLER
BABAİ AYAKLANMASI - BABA İLYAS - BABA İSHAK
Hoca Ahmet Yesevi
ANADOLU'DA SELÇUKLU DEVLETİNDE DİNİ KURUM VE KURULUŞLAR
1-CAMİLER
2-TEKKE VE ZAVİYELER
ANADOLU’DAKİ MÜSLÜMANLARIN İNANÇLARINA İSLAM ÖNCESİ İNANÇLARININ ETKİLERİ
ŞAMANİZM VE DİĞER ESKİ TÜRK İNANÇLARININ ALEVİLİK VE BEKTAŞİLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE BENZERLİKLER
KAM , DEDE , BABA
Şamanlığa Davet ve Şamanın Eğitim ve Öğretimi
Ak ve Kara Şamanlar
Şaman Giysisi
Şaman Davulu
Şamanın Yardımcı Ruhları
Şamanın Görevleri
Alevilik ve Bektaşilikteki “Dede ve Baba” ile Şamanizm’deki “Kam” arasında birçok benzerlikler vardır.
AYİNİ CEM İLE KAMLIK, ŞAMANLIK AYİNLERİ
Gizlilik
Şölen ve ayini cem
Tanrılar için kesilen kurbanlar
Kurban kemiğinin kırılmaması
Sihir ve büyük yapmak
Hastaları iyileştirmek
Gaipten ve gelecekten haber vermek
Ruhun bedeni geçici olarak terk etmesi (transmigration)
Göğe yükselip Tanrı ile konuşma
Tanrı’nın insan şeklinde görünmesi
Tabiat kuvvetlerine hakim olmak
Ateşe hükmetmek
Kemiklerden dirilmek
Kadın – Erkek müşterek ayinler
Tahta Kılıçla Savaşmak
TÜRK AİLE AHLAKI
H.Z. ALİ SEVGİSİ
ATALAR KÜLTÜ
TABİAT KÜLTLERİ
SU KÜLTÜ
DAĞ VE TEPE KÜLTÜ
TAVŞAN ETİ
BUDİZM
TAOİZM
a.Zerdüştlük ve Mazdeizm :
b.Maniheizm
HIRISTİYANLIK
YAHUDİLİK
ALEVİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI
HACI BEKTAS VELI
PİR SULTAN ABDAL
SONSÖZ