Cumartesi, Nisan 20, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01


MİSAFİR YAZAR-YASİN PAKSOY

 

Gezi Parkı olayları
tam bir sosyal laboratuvar
oldu ülkede herkesin durduğu yer
tam anlamıyla anlaşıldı.
Önce Başbakanın hastalandığında
Boy gösterdiler  onlar.
Ama herkes net göremedi.
Kimin nerde durduğunu.
Sonra 'Gezi Parkı Olayları' gelişti.
Dünyanın en heterojen topluluklarından
Olan bu toplumu 'gezi parkı olayları' bir anda
Homojen hale getirdi.
Açığa düştü bazı kumuflajlarla hareket edenler.
Bu gün ise durdukları yer
Anlaşılanlar ,açığa düşenler
menfaatleri için
eski konumlarına ÇARKLA,
DÜMEN KIRMAKLA
meşguller.

Ama artık çok geç.
Yevme tüblesserair
Gerçekler mutlaka ortaya çıkar.
Gezi Parkı olayları tam anlamıyla
1909 da 104 yıl önce gerçekleşen
31 Mart Vaka sına benziyor aslında.
O olayda da hedef zamanın devleti ayakta
Tutmaya çalışan adamıydı.
Başbakan ve yakın çalışma ekibi
II. Abdulhamit Han , Adnan Menderes,
Turgut Özal ve Necmettin Erbakan ve benzerlerinin
Başına gelenleri defalarca çalışmıştı.
Çünkü tarih 'ibret alınmadığında' tekerrürden ibaretti.
'İbret alanlar' tarihi yeniden yazabiliyorlardı.
Ve o 2. Yolu tercih etti.
Kendi tarihini yazıyor.
1909 31 Mart vakası ve bu gün.
İnceleyin o kadar çok benzerlikleri var ki.
Ama o günden bu güne
ülkede köprünün altından
çok sular aktı.
Ne Ankara, o İstanbul
Ne de Selanik te bekleyen
bir hareket ordusu var...
Artık herkes ülkesinin geldiği
konumunu iyi okumalı ve 150 yıllık alışkanlıklarını bırakmalı.
Yoksa daha çok
ÇARK ETMEK ve
DÜMEN KIRMAK
zorunda kalacaklar.
Her ÇARKTA ve
DÜMENDE hem kendilerine
hem de ülkelerine çok
şey
kaybettirecekler...
İbret alın
ey
AKIL
SAHİPLERİ !!!

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy