Pazartesi, Aralık 09, 2019

Text Size

Sosyal



Biz de daha çok nimetleriyle gündeme gelen makam ve mevkiler, sorumluluklarıyla da değerlendirilmelidir. Milletvekilliği için aday adayı olanlar; 73 milyonun vekâletine talip olduklarını, dolayısıyla omuzlarındaki sorumluluğun ağırlığının farkında olmalıdırlar.

4 yıllığına vekâlete niyet eden herkes şunu bilsin ki milletvekilliği ağır bir yüktür. Hakkıyla yerine getirildiğinde mükâfatı büyük olacağı gibi, ihmal edildiğinde de mesuliyeti ağırdır.

Bu anlamda milletin beyni mesabesindeki mecliste görev yapacak olan vekil adaylarımız ve onların aldıkları kararları millete hizmet konumunda uygulama makamındaki idareciler için bazı gerçekleri paylaşmak istedim.

Mesuliyetin farkında olan Hz. Ömer oğlu Abdullah b. Ömer için, halifelik teklif edenlere ‘bir evden bir kurban yeter’ demiştir.

“Onlar sıkıntı içinde de olsalar kardeşlerini kendi nefislerine tercih ederler” (Haşir 9 )

Devamını oku...

Toplumda şiddete başvurma örneklerini gazete sayfalarından okuyoruz. Toplumda bir çok insanımız (özellikle trafikte) barut fıçısı gibi. Bir kıvılcım onu patlatmaya yetiyor.

Bizim daha çok şiddete meyilli ya da birilerine şiddet uygulamış kişilerle çalışırken uyguladığımız bir yöntemimiz var. Buna anlaşılması kolay olsun açısından araçlardaki “hararet göstergesi” diyebiliriz. Her ehliyeti olan bilir ki araç göstergeleri içerisinde en çok dikkat etmemiz gerekeni ‘hararet saati’ dir. Çünkü hararet yapan bir motorda telafisi çok zor zararlar oluşmakta ve araç asla yoluna devam edememekte mutlaka servise çekilmek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

İnsanda bu anlamda araç gibidir. İnsandaki hararet saatinin yerini insanda termometre ismini verdiğimiz, sürekli gözümüzün önünde duran gösterge almaktadır.

Devamını oku...

Pazar günü Konya’nın manevi mimarlarından Tahir Büyükkörükçü hoca efendi yüz binlerle ifade edebileceğimiz büyük bir kalabalık şahitliğinde çok sevdiği rabbine kavuştu. Cenazeye katılmak imkânım oldu.

Gece vakti aracımın radyosunda belki daha önce de duyduğum bir kelam bu kez daha çok dikkatimi çekti.

Vaazında hoca efendi ‘ölmeyeceğim’ diyordu. ’Ölmeyeceğim, milyonlarca kaset, cd, görüntü beni sizler arasında kıyamete kadar yaşatacak inşaallah’ diyordu.

İslam Peygamberi insanın 3 şey yapması durumunda ölmeyeceğini, sevap defterinin açık kalacağını ifade eder. Bunlar: insanların faydalandığı ilmi eserler, bir kimsenin insanlara faydalı olan evladı ve insanların faydalandığı camii, okul, kütüphane vs. yaptırmak ya da ağaç dikmek, icat etmek vesaire.

Devamını oku...

İnsan doğumundan ölümüne kadar kendisini pozitif yönde sürekli olarak değiştirebilmelidir.

Hayat iki atasözünün arasından geçer aslında.

‘ Taş yerinde ağırdır. ’

‘Yuvarlanan taş yosun tutmaz. ‘

Bu değişimin ağır, kararlı ve sürekli olması gerektiğini vurgular.

”Değişmeyen tek şey değişmektir” sosyolojik bir gerçektir.

 

Devamını oku...

Toplum her açıdan hızlı bir değişim içerisinde çok farklı yönlere savruluyor. En güvendiğimiz aile yapımız da ki değişimler, boşanma vakalarında ki artışlar endişe verici. Toplumun çimentosu olan din, gelenek, aile gibi kavramlar bazı kesimlerce ağız birliği etmiş gibi sürekli sorgulanıyor.

”Kirlenmek güzeldir “ çılgınlığı gençlerimize aşılanmaya çalışıyor. Muhammed Esed’in büyük deccal dediği iletişim vasıtaları (özellikle tv ve internet) dünyanın neresinde bir çirkinlik varsa en güzel ambalajda evimize kadar getiriyor.

Üzücü olan şu ki medya hala ana gündemi belirlemeye devam ediyor.

Peki neden medya gündem belirlemede bu kadar etkili sizce ?

Bu konuyla ilgili çok farklı cevaplar verilebilir.

Ama bana göre en önemlisi: Toplumsal zaafımız.

Nedir o zaaf ?

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 9 - 29

9