Pazartesi, Aralık 09, 2019

Text Size

Sosyal



Konya Platformu Derneğinin çalışmalarını uzun süredir yakından izliyorum.

Birkaç faaliyetinde bize düşen görevler oldu. Memnuniyetle elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştık.

Başta Başkan M. Ali ÇELİK olmak üzere , dostlarım Hakan PARLATIR , Ali UMUR ve Zekeriya MIZIRAK'ın davetleri ve üyelerin tasvibiyle ben de bu güzel ailenin bir ferdi olarak Yönetim Kuruluna katıldım.


En son Konya'ya Amatem'in kazandırılması olmak üzere ciddi çalışmalara imza atıyor Konya Platformu Derneği.


Konya'nın farklı alanlarında ön plana çıkmış çok farklı kesimlerden oldukça yoğun insanların böyle tamamen ''gönüllüğü'' esas alan bir Sivil Toplum Kuruluşu çatısı altında buluşmaları ve Konya için kalıcı eserler bırakma çabaları her türlü takdiri ve teşekkürü hak ediyor.

Devamını oku...

MİSAFİR YAZAR-YASİN PAKSOY

 

Gezi Parkı olayları
tam bir sosyal laboratuvar
oldu ülkede herkesin durduğu yer
tam anlamıyla anlaşıldı.
Önce Başbakanın hastalandığında
Boy gösterdiler  onlar.
Ama herkes net göremedi.
Kimin nerde durduğunu.
Sonra 'Gezi Parkı Olayları' gelişti.
Dünyanın en heterojen topluluklarından
Olan bu toplumu 'gezi parkı olayları' bir anda
Homojen hale getirdi.
Açığa düştü bazı kumuflajlarla hareket edenler.
Bu gün ise durdukları yer
Anlaşılanlar ,açığa düşenler
menfaatleri için
eski konumlarına ÇARKLA,
DÜMEN KIRMAKLA
meşguller.

Devamını oku...

Konyaspor’un 1. Lige çıkma mücadelesinde , tüm şehrin 7 sinden 70 ine

kenetlenerek ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhu başarıyı getirdi.

01Haziran 2009 tarihinde Konyaspor 1. Ligden düştüğünde bir yazı yazmıştım.

‘’Konyaspor süper ligden düştü. Olayı nasıl okumalı ? ‘’

başlıklı yazımda tekrar 1. Lige çıkmak ve kalıcı olmak konusunda önerilerimi sıralamıştım.

http://www.cemilpasli.com/siyaset/konyaspor-super-ligden-dustu-olayi-nasil-okumali

Ve Konyaspor 1. Ligte artık.

Daha öncede çıkmıştı.

Bu bir milat olmalı.

01 Haziran 2009 tarihinde dile getirdiğim huşuların altını tekrar çiziyorum.

Şehrin önde gelenleri  yapılması gereken çok farklı alanlardaki işlerde

bu birlik ve beraberlik ruhunu ortaya koymalı.

Çünkü birlik ve beraberliğin olmadığı yerde ayrılık ve nifak vardır.

Nifak ve ayrılığın olduğu bir yerde ise başarı asla ve asla görülmemiştir.

Seçimler yapıldı , yapılıyor , yapılacak.

Devamını oku...

‘SIK SIK , ‘dört yılda bir değil’ ,

DÜZENLİ , her ayın ilk hafta sonu ,

ARACISIZ , doğrudan , yüzyüze,

ÖN YARGISIZ , farklılıklara saygılı ,

SANSÜRSÜZ , filtresiz ,

DİYALOG için Türkiye küçük Millet Meclisi (http://www.tkmm.net)

İlkeleriyle kendini tanımlayan TkMM her ilde , o ildeki sivil toplumun bir kesitini oluşturan , var olan hiçbir sosyal kesimin dışlanmadığı diyalog gruplarından oluşuyor. 4 yaşına giren oluşum 2008 yılında kuruldu ve şu an 22 İl de her ay toplanıyor.

Toplantılar Türkiye’nin her tarafında aynı zamanda her ayın ilk hafta sonu yapılıyor. Her toplantı 3 saat sürüyor ve Türkiye gündemindeki güncel bir konu ile o ilin yerel gündemindeki güncel bir konu tartışılıyor. Önce sivil toplum konuşuyor , sonra vekillere soruluyor. ‘ Çözüm önerileriniz nedir ? ‘  diye. İlk konuşmalarda herkesin süresi 5 dakika. Soru-cevap kısmında soru için 15 saniye , cevap için 2 dakika. Tartışılacak konuların ne olduğuna küçük meclisin üyeleri cevap veriyor.

‘’Eşit yakınlık , önyargılar giremez ,

Amaç ‘üzüm yemek’ ,

Diyalog=konuşmak+dinlemek ,

Hedef ‘karar almak ve uygulamak’ değil ,

Söz uçar yazı kalır ,

Adem-i merkezi yapı: özerk girişimler ,

Açıklık , şeffaflık ,

Belediyeler hepimizin’’  gibi sözlerle TkMM kendini tarif ediyor.

Konya TkMM 30 Mart tarihinde , Konya Platformu’ nun ev sahipliğinde ve organizesinde ilk toplantısını yaptı. Toplantının moderatörlüğünü Şanar YURDATAPAN yaptı. Konuğu ise Akil adamlardan Abdurrahman DİLİPAK idi.

Ülke gündemi gereği ‘Çözüm süreci’ konuşuldu önce. Sonra Konya ile ilgili her şey. Problemler ve çözüm önerileri , ya da Konya’yı ileriye götürecek her fikir konuşuldu. Meclis 19.00 da başladı , belki ilk toplantı olduğundan 23.45 e kadar sürdü.

Ben kendi adıma çok istifade ettim. İlimiz adına da çok güzel fikirler ve projeler konuşuldu. TkMM’nin TBMM çalışmalarına çok ciddi katkılar sağladığını ve sağlayacağına da inanıyorum.

TkMM’nin toplanmasında emeği geçen herkese  , özellikle Konya Platformu Başkanı M. Ali ÇELİK başta olmak üzere Hakan PARLATIR , Ali UMUR , Zekeriya MIZIRAK ve diğer yönetim kurulu üyesi arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

Devamını oku...

Daha uyuşturucuyu bırakalı 2 gün olmuş , 3. Güne dönmüştü. Ama yine de yaşadıklarıyla ilgili başkaları yaşamasın için anlatacağı çok şey vardı.

Bir evin tek çocuğuyum,23 yaşındayım. Babam esnaftı bende babamın işine devam ettim.

Uyuşturucuya çok yakın bir akraba düğününde arkadaşımın tavsiyesiyle ‘kafa bulmak’ amacıyla esrarla başladım , eroinle devam ettim, 8 ay oldu. Ama çok kısa sürede ‘bağımlı’ hale geldim. Onsuz yapamıyordum.

Dükkan geliri yetmemeye başladı ve borçlanmaya başladım.

Babamdan annemden saklamaya çalıştım belli bir süre. Ama odam da ve arabada madde buldular ve öğrendiler. Onları çok özdüm.

Sosyal çevrem dışladı. Yuvam dağılacak bir hale geldi.

Eroin öyle bir madde ki ihtiyaç duyduğunuzda , nöbet geldiğinde gözünüz hiçbir şeyi görmüyor. Her şeyi göze alıyorsunuz.

Uyuşturucu ticaretinin altında örgüt ve örgütler var, terör var. Madde kullananlar belli bir sürede kendi maddelerini temin için yeni bağımlılar bulmak , oluşturmak zorunda hissediyorlar. Yani yeni başlayan bağımlılar kısa sürede ‘torbacı’ hale geliyorlar , gelmek zorundalar.7-8 bağımlı oluşturursan senin ki ücretsiz hale geliyor.

İlkokullara yakın parklarda maalesef çok küçük çocuklar madde kullanılıyor. Madde sadece belli semtlerde değil Konya’nın her tarafında satılıyor.

Bırakmak konusunda her şey önce bağımlının beyninde karar vermesi gerekiyor. Bağımlı için zor olan bırakmada ilk 3 gün çok zor geçiyor. Çoğu bağımlı bu 3 günle yüzleşmek , yaşamak istemediği için bırakmaya teşebbüs etmekten kaçınır.

Devlet , Yerel Yönetim ve STK lar madde bağımlılarına yardımcı olmak istiyorlarsa özellikle bu ilk 3 günü güven ve destekle geçirebilecekleri ortamları oluşturmalılar.

Bu 3 günü tek başına kimse yaşayamaz. Yaşamaya cesaret edemez. Özellikle en yakınları ve kurumlar bağımlının yanında olmalı ona güven ve cesaret vermeli.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 6 - 29

6