Pazartesi, Aralık 09, 2019

Text Size


Yazımın başlığını oluşturan cümle 8 mart Dünya kadınlar günü etkinlikleri çerçevesinde benim de panelist olarak katıldığım bir panelde sarf edildi.

Benden önce konuşan bir hanımefendi ‘’İlahiyatçı değilim ama Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de o kadar özgürlük vermiş ki, şartlarını oluşturduğunda bir anne bebeğini emzirmeyebilir’’ cümlesini kurdu.

Hanımefendiden sonra konuşmaya başladığımda selamlama ve giriş cümlelerinden sonra; ‘’25 yıl önce İlahiyat Fakültesi’nden mezun, şu an yine İlahiyat Fakültesi’nde doktora yapan, 9 yıl sağlık, 19 yıllık sosyal hizmet, 4 yıl basın yayın alanlarında iş tecrübesi olan bir kardeşiniz olarak kesin ve net ifade ediyorum ki; Kur’an-ı Kerim’de; Bakara 233 (2 yıl) Ahkaf 15(30 ay), Lokman 14(24 ay) Allah Teala anneye bebeğini emzirmesini EMRETMİŞTİR’’ dedim.

Kendisini tanıdığım kadarıyla muhafazakar değerlere sahip bir hanımefendinin bu görüşü ifade etmesi beni son derece üzdü.

Yazıma başlamadan yaptığım kısa bir araştırmada bu görüşün toplumda yayılmaya çalışıldığını öğrendim.

Bebeğin anne rahmine düşmesi ile birlikte başlayan 3 yıllık süre bir insan hayatındaki en önemli ve en değerli süredir.

İnsanı bir bina gibi değerlendirirsek 0-3 yaş temel, 4-7 yaş su basmanı seviyesini manasındadır.

Kişiliğin %90 0-7 yaş arasında oluşur.

0-7 yaşları arası gereken annelik babalık yapılmış çocukta inşa edilen kişilik 12 şiddetinde depremlere dayanacak bir kişiliktir.

Ve bu %90’ın %70’ni 0-3 yaş bebeklik dönemi oluşturur.

Anne bebeğe en az 2 yıl boyunca sadece bir ömür boyu beden sağlığı için lazım olan dünyanın en zengin gıdası olan anne sütünü değil; o anne sütüyle beraber yine bir ömür boyu lazım olacak ruh sağlığı için gereken muhabbeti, şefkati, merhameti, sabrı, şükrü ve özgüveni verir.

Bebekte 3 yıllık süreçte öz annesinden uzun süre ayrı kaldığında ‘’oral fiksasyon’’ sendromu gelişir.

Oral fiksasyon; bebeğin başta anne sütü, ilgi, alaka, şefkat ve merhameti olmak üzere beden ve ruh sağlığı için gerekli bakımlardan yoksun bırakıldığında oluşan ve tamamen tedavisi mümkün olmayan bir patolojinin adıdır.

Sigara, alkol dahil bağımlılığın her çeşidi, cinsel sapkınlıklarda dahil tüm ahlak dışı alışkanlıklar, obezite, tırnak yeme, kürdan çiğneme, kendi vücuduna ve sağlığına zarar verdiği halde kişinin terk edemediği her davranışının altında çocukluk döneminde gelişmiş oral fiksasyon sendromu en büyük paya sahiptir.

Adeta bebeklik ve çocukluk döneminde beyinde bırakılmış bu hava boşlukları dolana kadar kişi o alışkanlığa devam edecektir.

Bağımlılık tedavisine de çocukluk dönemi mercek altına alınarak başlanmalıdır.

Oral fiksasyonla ilgili geniş bilgi sahibi olmak isteyen okurlarım linkini verdiğim

‘’ORAL FİKSASYON VE ANNE YOKSUNLUĞU’’ başlıklı yazımı okuyabilirler.

http://www.cemilpasli.com/sosyal-hizmet/oral-fiksasyon-ve-anne-yoksunlugu

Bizi bizden daha iyi bilen Allah Teala annenin bebeğini şefkatli merhametli emzirmesinin önemini anlamamız için tam 3 kez emrediyor.

Peki neden 1 kez değil de 3 kez emrediliyor?

Bugün olduğu gibi o günde daha fazla refah peşinde koşan insanlar bazı adetleri kurumsallaştırmışlardı.

Bunlardan birisi de ‘’süt annesi’’ edinme adetiydi.

Bu asırlardan beri Araplarında içinde olduğu birçok millette uygulanan kötü bir adetti.

Allah Teala bu adeti ortadan kaldırmak için Peygamberine farklı zamanlarda ve surelerde 3 ayeti kerime indirdi.

’Emzirmeyi tamamlamak isteyen için analar çocuklarını tam iki yıl emzirirler. Onların normal ölçülerde yiyecek ve giyeceklerini sağlamak da çocuk kendisi için doğurulanın (babanın) borcudur. Hiç kimse gücünü aşan bir şeyle yükümlü kılınamaz. Ne ana çocuğu yüzünden zarara uğratılsın ne de çocuk kendisi için doğurulan çocuğundan dolayı zarar görsün. Kendisine miras kalan kimseye de benzer yükümlülük vardır. Ana baba karşılıklı danışarak ve anlaşarak çocuğu sütten kesmek isterlerse bundan dolayı onlar için bir sakınca yoktur. Çocuklarınızı sütannelere emzirtmek isterseniz münasip olan ücreti verdiğiniz takdirde sizin için bir günah yoktur. Allah’ın koyduğu kurallara aykırı davranmaktan sakının ve bilin ki Allah yaptıklarınızın tamamını görmektedir.’’

Bakara, 2/233

‘’Biz insana anne babasıyla ilgili öğütler verdik. Annesi, güçten kuvvetten düşerek onu karnında taşımıştır; çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bunun için (ey insan), hem bana hem anne babana minnet duymalısın; sonunda dönüş yalnız banadır.’’

Lokman, 31/14

‘’ İnsana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu zahmete katlanarak taşıdı ve zorluk çekerek doğurdu. Karnında taşıması ve sütten kesmesinin süresi otuz aydır. Nihayet çocuk olgunluğuna ulaşıp kırk yaşına girince şöyle yakarır: "Rabbim! Bana ve anne babama lutfettiğin nimete şükretmeye, razı olacağın işleri yapmaya beni muvaffak kıl. Benden gelecek nesli hayırlı eyle, pişmanlıkla dönüp senin kapına başvurmaktayım ve ben şüphesiz sana boyun eğenlerdenim!"

Ahkaf, 46/15

İblis 124. Peygamberle tamamlanan İslam’ın kıyamete kadar korunacağı garanti edilen rehberi Kur’an-ı Kerim’den müminleri uzaklaştırmak için küçük küçük hamleler yapar.

Bu küçük hamlelerde o kadar sabırlı ve devamlıdır ki inananların çoğunu zamanla Kur’an-ı Kerim’in temel mesajından uzaklaştırmayı başarır.

Yüce Allah dinin bir kısmını alıp bir kısmını reddeden İsrailoğulları nezdinde hepimizi uyarıyor.

(Bütün bunlardan) sonra, siz öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyor ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini veri(p onları kurtarı)yorsunuz; hâlbuki o, (onların, yurtlarından) çıkarılmaları size haram kılınmıştı. Yoksa Kitâb’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık içinizden böyle yapanın cezâsı, dünya hayâtında rezîl olmaktan başka bir şey değildir! Kıyâmet gününde ise (onlar) azâbın en şiddetlisine uğratılırlar! Ve Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir. Kaynak: Yoksa Kitâb’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Bakara, 2/85

Annelik bir faniye Peygamberlikten sonra verilmiş en büyük payedir. Cennetin anahtarı ayağının altına konulmuştur.

Annelik makamı emek ister, sabır ister, fedakarlık ister.

Ve anneliğin en önemli zamanı anne rahmi ve sonrasında ki en az 24 aylık emzirme süresidir.

Kavvam olan erkeğin görevi ise annenin bu toplam 35 aylık süreçte annenin bebeğiyle en fazla 3 saatten fazla ayrı kalmamasını sağlayacak tüm şartları oluşturmaktır.

Bebekte oral fiksasyon gelişirse fatura anne baba arasında ortak ödenecek, belki de babaya daha çok fatura çıkacaktır.

Yarım asırlık tecrübe ve okuduklarım çerçevesinde yazdıklarımdan %100 eminim ve kararlıyım.

Karar sizin!

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy