Çarşamba, Ocak 16, 2019
Text Size

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02

Sosyal Hizmet


  • Yaşlılara yönelik  dini danışmanlık ve rehberlik konusunun alanında uzman , özel eğitim almış personel tarafından yapılmalıdır.
  • Bu eğitimin sürekli yenilenen protokollere bağlı olarak değil , yasal alt yapısı sağlam bir şekilde meşruiyet alanına kavuşturulması zaruri ve önemlidir.
  • Doğudan batıya doğru dini ve geleneksel değerlerimizin durumunun huzurevleri doluluk oranına yansıdığını tespitine katılıyorum.Doğu illerimizde huzurevine ihtiyaç batı illerine göre çok az miktarda olduğunu söyleyebilirim.
  • Huzurevinde kalan yaşlılardan çocuğu olmayan ve yalnız yaşayanlarda %27 sinde  depresyon  görülürken , çocuğu olanlarda bu oranın %51 olarak belirlenmesi çok önemli ve üzerinde durulması gereken bir tespit.Aynı tespit yuva ve yurtta kalan çocuklar içinde geçerli.Anne babası hayatta olan çocukların psikolojik problemleri , anne babası ya da anne veya babası ölmüş çocuklardan çok daha fazla.
  • Protokol gereği kurumlarımıza gelen din görevlilerinden istediğimiz verimi alamadık, alamıyoruz. Bunun en önemli sebebi kurumlara gelecek görevlilere mutlaka en azından yeterli Hizmeti içi eğitimden geçirilmeli.
  • Maddi olarak tüm ihtiyaçlar karşılanıyor ama ondan daha önemli olan manevi boşluğun doldurulması.Bu konuda resmi sivil tüm gönüllü ve iyi niyetli çabalara açığız ve ihtiyacımız var.
  • Devletin din eğitimine yakın tarih itibariyle yaklaşımlardan aile içerisinde yaşayan yaşlılardan huzurevindeki yaşlılar daha fazla etkilenmiştir.
  • Peygamberin ashabı suffe başta olmak üzere yetim , yaşlı , özürlü ve kimsesizlere yönelik uygulamaları ve aynı konuyla ilgili Kuran-ı Kerim’in tavsiyeleri dikkatle incelenmeli ve çağdaş bir dille yaşlılarımıza aktarılmalıdır.

    Devamını oku...

Geçtiğimiz günlerde katıldığım Yaygın Din Eğitimi Sempozyumunda yuva,yurt ve huzurevleri ile ilgili 2 tebliğe müzakere sunma imkanım oldu.Bu müzakereleri ilgilene okurlarım için en kısa haliyle aşağıda vermek isterim:

  • Yetiştirme Yurtları,Çocuk Yuvaları,Sevgi Evleri ve en yeni hizmet modelimiz olan Çocuk Evlerinde kesinlikle Din Eğitimi verilmeli kanaatine katılıyorum.3 yıllık süreçte yurt ve yuvaların çocuk evlerine dönüştürüleceği düşüncesiyle din eğitiminin bu yeni sisteme uygun olarak planlanmalı.
  • Bu danışmanlık ve rehberlik konusunun alanında uzman , özel eğitim almış personel tarafından yapılmalıdır.
  • Bu eğitimin sürekli yenilenen protokollere bağlı olarak değil , yasal alt yapısı sağlam bir şekilde meşruiyet alanına kavuşturulması zaruri ve önemlidir.
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereğince 2 ayda bir yapılması gereken ‘Çocuk Koruma Kurulu’na Dib ve İl Müftülüklerinin de üye olarak alınması.
  • Protokol gereği kurumlarımıza gelen din görevlilerinden istediğimiz verimi alamadık.Bunun en önemli sebebi kurumlara gelecek görevlilere mutlaka en azından yeterli Hizmeti içi eğitimden geçirilmeli.
  • Maddi olarak tüm ihtiyaçlar karşılanıyor ama ondan daha önemli olan manevi boşluğun doldurulması.Bu konuda resmi sivil tüm gönüllü ve iyi niyetli çabalara açığız ve ihtiyacımız var.
  • ‘Oral Fiksasyon’ çocuk yetiştirme konusunda ilgili herkesin çok iyi bilmesi gereken bir kavram.Bu konuda çok araştırma yaptım ve www.cemilpasli.com da yayınladım.0-7 yaşta çocuk yetiştirmede yapılan yanlışlığın telafisi çok çok zor. Bu en çok bizim kuruluşlarımızdaki içeriden ya da dışarıdan gelerek çalışanlarımızın bilmesi gereken husus.
  • Aile çocuğun gelişmesinde o kadar önemli ki ailesinden ayrı kalan çocuğun kanda şeker değerleri bozuluyor , altını ıslatma gibi etkiler gelişiyor.
  • Çocuk Hakları çalışmaları Bakanlığımızca yürütülüyor ve önemine binaen şube müdürlüğünden Daire Başkanlığı düzeyine yükseltildi.
  • Devletin din eğitimine yakın tarih itibariyle yaklaşımından aile çocuklarından çok daha yüksek oranda yuva ve yurtlarımızdaki çocuklarımız etkilenmiştir.
  • Peygamberin ashabı suffe başta olmak üzere yetim , yaşlı , özürlü ve kimsesizlere yönelik uygulamaları ve aynı konuyla ilgili Kuran-ı Kerim’in tavsiyeleri dikkatle incelenmeli ve güncel bir dille çocuklarımıza aktarılmalıdır. Çocuk ve gençlere yönelik bu yaklaşımları derli toplu bir şekilde ortaya koyan rehber kitapçıklarının hazırlanması.

    Devamını oku...

Aile içi iletişim konusunda tabii ki ciltler dolusu kitaplar yazılabilir.Ama biz arife işaret nevinden bazı temel noktaları vurgulayacağız.

Aile içi mutlukta temeli biz ‘ 9 S’ ile formüle ediyoruz:

  1. Sohbet Birliği: (iletişim  , yumuşak(kavli leyin ) ve tatlı söz , usandırmama.İnsan;eti yenilmez ,derisi giyilmez , tatlı sözden başka neyi var.Hz. Ömer:’Biz Allah Resulü aramızda iken hanımlarımıza yüksek sesle konuşmaktan korkardık.’ Bu zamanda bu sözün muhatapları hem erkek hem kadınlar.Çünkü artık hanımına yüksek sesle konuşan erkeklerin yanında , kocasına yüksek sesle konuşan kadınlarda oldukça fazla.
  2. Sofra Birliği:En az 2 vakit yemeğin ailecek yenilmesi.
  3. Seyahat birliği:Piknik,yurt içi ve yurt dışı gezilerin mümkünse ailecek yapılması
  4. Seccade Birliği:Ortak manevi değerler ve inanç yapısının oluşturulması.
  5. Sevgi Birliği:Sevginin sadece kalpten değil ,  aile fertleri arasında somut paylaşımlarla ifade edilmesi.
  6. Sayfa Birliği:Herkesin seviyesine uygun bir şeyler okuması.
  7. Samimiyet : Ed-dinün nasiha:Din samimiyettir.Tüm aile üyelerini rol yapmadan birbirlerine en doğal halleriyle içten olmaları.
  8. Sistem: Günlük yaşam rotası(herkes için ve hafta içi ,hafta sonu ayrı olmak üzere) , Gelişim görevleri,yetenekler ve avantajlar gibi enstrümanlarla ailenin bir sistematiğe kavuşturulması.
  9. Sabır Birliği: Yukarıda sayılan 8 S içinde sabır ve süreklilik gerekiyor.

Bunların yanında ;

  • Darebe:Özellikle aile büyüklerinin misal , mesel olması
  • Özür dileme kültürü: Özür dilerim-Bu benim hatamdı-Bunun nasıl telafi edebilirim. Kültürünün küçük yaşlarda örnek olarak öğretilmesi.
  • Köylülük(sosyolojik olarak) Köylü olmak ayıp değil ama köylü kalmak ayıptır sosyolojik tespitini nazara alarak aile üyelerinin kendilerini sürekli yenilemesi , güncellemesi.

    Devamını oku...

Yaygın din eğitimi sempozyumunda bir katılımcı anlattı. 4 yaşındaki çocuğunu kreşe gönderen bir anne çocuğuna ‘büyüyünce bana bakacaksın değil mi ?’ diye sorar.

Çocuk ‘tabii ki anneciğim sizin yaptığınız gibi görevli bakıcılar tutarım , huzurevine gönderirim’ diye cevap verir.

Daha önceki yazılarımda ifade etmeye çalıştığım gibi kreşe gönderilen çocuğa neden gönderildiği , sebep ve gerekçeleri çok iyi açıklanması ve zamanlamasının çok iyi ayarlanması gerekiyor.

Aksi takdirde ‘kreş eken huzurevi biçer.’ kuralı canımızı yakacaktır.

Çocuklar her şeyi oyun olarak algılar.Namaz kılan anne ,baba ya da bir büyüğü çocuğa kızarsa çocuk ‘ben bu oyunu sevmedim’ şekliyle değerlendirir. Nurten Ceceli Alkan küçük yaşta çocuğuna Hz. İbrahim’in kıssasını anlatan bir kitap verir.Çocuk kitabı okurken sorar:Anne ateş Hz. İbrahim’i neden yakmadı ? Anne:Çünkü Allah onu çok seviyor. Çocuk bu cevap üzerine fırının ateşine elini uzatır ve yakınca ağlamaya başlar.’Anne Allah beni niye sevmiyor diye sorar.’

Çocukluk insanın anavatanıdır , temelidir , güzelliklerin ya da problemlerin kaynağıdır.Bu sebeple millet ve devlet olarak özellikle 0-3 ve 4-7 yaş aralığındaki çocuklarımız üzerinde yoğunlaşmalıyız.

Bu konuda özellikle anne-babaların kendilerini çok iyi hazırlaması gerekiyor.Milli Eğitim Bakanlığı okullar ve Halk eğitimlerde , Trt tüm kanallarıyla , Diyanet İşleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çocukların bu kişiliğinin oluştuğu 0-7 yaş aralığına odaklanmalıdır.

‘Gömleğin bir düğmesi yanlış düğmelenirse diğerleri de yanlış gidecektir’ kuralıyla devlet-millet olarak kaliteli bir toplum istiyorsak 0-7 yaşa yoğunlaşmak zorundayız.Çocukları bir fidan gibi düşünürsek , fidanda küçükken oluşan bir çizik ileride fidan büyüdükçe nasıl büyüyorsa  , çocuklukta yapılan hatalarda , küçükken küçük gibi görünse de çocuk büyüdükçe onunla beraber büyüyor.

Devamını oku...

Bu sitede aile ve toplumun temel taşı olacak , geleceğimiz çocuklarımız üzerine çok yazı yazdım. Özellikle ‘oral fiksasyon’ tabirinin her anne baba adayı ve anne baba tarafından bütün yönleriyle ezberlenmesi için gayret , çaba sarf ettim. Hamdolsun kişisel sitemde yayınladığım makalelerim arasında en fazla ‘ORAL FİKSASYON VE ANNE YOKSUNLUĞU’ başlıklı makalem izleyicilerim tarafından okunmaya , yorumlanmaya değer bulundu. (http://www.cemilpasli.com/sosyal-hizmet/oral-fiksasyon-ve-anne-yoksunlugu )

Bir eser (çocuk) yetiştirmenin , eser (Süleymaniye) yapmaktan daha önemli olduğunu vurguladım ömrüm boyunca.Ve bu eser (çocuk) yetiştirmede en önemli zamanın   0-7 yaş olduğunu tekrarladım durdum.

Çocukta zeka gelişiminin baba yakınlığı , duygusal gelişimin anne yakınlığıyla olduğunu ve bu iki yakınlığının yiyecek , giyecek , oyuncak v.b. şeylerle kapatılamayacağını , bu iki noktadaki açlığın ömrün sonuna kadar devam edeceğini , sigara , alkol , tırnak yeme , obezite , iğneleyici kişilik gibi çok ciddi sonuçları beraberinde getireceğini haykırdım.

Ali Bulaç Beyin ‘kreş eken huzurevi biçer’ ifadesiyle vurguladığı özellikle 0-3 ve 0-7 yaşlarda çocukların anne baba ya ihtiyacı gerçeğiyle hareket edilmesi gerektiği , Kuran’ın ‘kema rabbeyani sağira’ (küçüklüğümde bana itina ile baktıkları gibi) sözüyle çocuklarına önem , ehemmiyet , itina gösterdikleri kadar anne babaların ihtiyarlıkta karşılık görecekleri tecrübesinin daima hatırlanmasını sağlamaya çalıştım.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 9 - 18

9