Pazartesi, Aralık 09, 2019

Text Size

Sosyal Hizmet



Mesane; karaciğer ve böbrekler vasıtasıyla vücuttaki zararlı ve fazla olan kimyasalların süzülüp toplandığı yerdir.Bu sebeple çok zorlamadan,sıkışmadan mesanenin boşaltılması gerekir.Özellikle trafiğe çıkarken mesanenin dolu olmamasına azami dikkat gösterilmelidir.Zira Allah korusun oluşacak bir trafik kazasında dolu mesanenin patlama ve vücudu zehirleme ihtimali çok yüksektir.

Dolayısıyla dolu bir mesane başta prostat olmak üzere hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak büyük riskler barındırmaktadır.

Mesaneden sonra dolu olması durumunda daha büyük risk taşıyan depo yani meni keselerinin dolu olmasıdır.Meni kanalları iki ince, aşağı yukarı 4,5 cm uzunluğunda borucuktur. Bunlar sağ ve sol epididymisden yukarı doğru, karın boşluğuna çıkarlar. Meni kanallarının iç duvarları halka şeklinde kaslarla donatılmıştır; bunlar aşağıdan yukarıya doğru kasılabilir ve bir emme-basma tulumba gibi iş görür.

Meni kanalının kendisi de tohum sıvısına depo görevi görür. Meni kanallarının uç kısımları geniştir. Doldukları zaman tohum sıvısı (spermler) ek depoya (meni kesecikleri) dökülür. Bunlar meni kanallarının iki yanına yerleşmiştir. Meni keseciklerinin esas faaliyetleri, spermlerin hareket yeteneklerini artıran sarımsı kaygan bir sıvı salgılamaktan ibarettir.

Meni kesecikleri sidik torbasının arka alt kutbuna rastlayan bölgede bulunur. Bunların çıkış yolları, meni kanallarının uç kısımlarıyla birlikte, prostat bezinin ortasından geçer ve sidik borusuna açılır.

Benim burada üzerinde duracağım konu meşru yoldan dolu olması durumunda mesaneden daha tehlikeli olan deponun boşaltılması meselesidir.

Depo; hormonlarla yönetilen insan vücudunun tahliye edilmesi gereken unsurların toplandığı doluluğu ya da boşluğu direk insan psikolojisini etkileyen bir organdır.

Ülkemiz insanlarında yanlış bir mahremiyet algısıyla özellikle aile ve toplum sağlığı açısından hayati olan cinsellik konusu konuşulamamaktadır.

Cinsel ihtiyaçları meşru yoldan zamanında giderme Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde hem en alttaki fiziksel ihtiyaçlar ile hem de en üstteki kendini gerçekleştirme ve özsaygı ile ilgilidir.Bu yüzden kişi ve toplum sağlığı için çok ama çok önemlidir.

Peygamberimiz en mahrem meseleleri dahi sorarak öğrendikleri için ensar kadınlarını ‘dinlerini öğrenme noktasında utanmalarının bir engel teşkil etmemesini övmesi’ önemlidir.

Bu gün aile de ve toplumda yaşanan birçok problemin altında cinsel problemler yatmaktadır.Özellikle ailede şiddetli geçimsizlik kavramının  altını kazdığınızda bu problemler çıkmaktadır.

Devamını oku...

emniyet ile ilgili görsel sonucu

Emniyetten 2 arkadaş anlattı.

Gece devriye gezerken saat 02.30 sularında orta yaşlarda bir erkeğin caddede yürüdüğünü görürler.

Caddenin sakinleştiği kimsenin olmadığı bir zamanda yalnız başına yürüyen adam meraklarını celb eder.

Yanında yaklaşırlar ve sorarlar:

‘Beyefendi hayırdır bu saatte ne yapıyorsunuz ?’ diye sorarlar.

Adam birazda tepkili ‘Size ne kardeşim geziyorum işte , zira benim gece gezme ehliyetim var’ diye cevaplar emniyetçi arkadaşların sorusunu.

Merak ederler arkadaşlar nedir bu ‘’Gece gezme ehliyeti’’

Sorarlar ‘kardeşim ehliyeti emniyet olarak biz veriyoruz ama böyle bir ehliyet ismi duymadık.

Nedir bu ‘gece gezme ehliyeti ?’ diye.

Adam ısrar üzerine cebinden evinden uzaklaştırma kararını çıkarır ve gösterir.

Hakkında evinden uzaklaştırma kararı olduğunu babasının evine gidemediğini,otelde kalacak parası olmadığını dolayısıyla geceyi sokakta geçirdiğini anlattı.

Daha çok şey anlattı adam arkadaşlara.

Kendince çok dertliydi.

Dert söyletiyordu.

Devamını oku...

Geçen hafta yazımızda ifade etmiştik 3 şeyin çok zor olduğunu;

‘Affetmek,

Sır tutmak,

Serbest(boş) zamanı değerlendirmek’ şeklinde.

Affetmek özgür kalmaktır dostlar.

Hepimizin hata yapan, hata yapabilen varlıklar olarak yaratıldığımız şu evrende ‘affetmek ve affedilmek’

çok doğal fıtrata uygun el üzerinde tutulması gereken işlerdir.

Ben hata yapmam diyen en büyük hatanın içindedir.

İblisi şeytan yapan yapan bu yaklaşımı idi.

Ben Adem den daha üstünüm ya da Adem den daha haklıyım davası onu ebedi helakete sürükledi.

Oysa Rabbimiz bizden fazilette yarışmamızı istiyor.

‘Hak’ lı olmaktan ziyade faziletli olmak Müslüman için değerli.

‘Hak’lı olmak ruhsat ‘fazilet’li olmak takva yani.

‘Münakaşadan haklı bile olsa vazgeçmedikçe kişinin imanı tamam olmaz’ diyor Peygamberim.

Devamını oku...

Geçtiğimiz Cuma günü Adıyaman Kahta’da, Cumartesi, Besni’de, Pazar günü de Kahramanmaraş Pazarcık’ta ‘Aile Mektebi’ nin çalışmalarına katıldım.

3 ilçemizde de 2 bölüm halinde Ailede Huzur ve Mutluluğun yolları ve yöntemlerini ‘Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’ kitabım çerçevesinde anlattım. İnsanlarımız ilgi ve iştiyakla dinlediler.

Büyükşehirlerden ziyade küçük yerleşim yerlerinde insanların bu eğitim çalışmalarına daha çok ihtiyaç duyduklarını ve daha büyük bir motivasyon ve gayretle katıldıklarını gördüm.

Çağdaş Aile Derneği 8 aylık bir periyotta adeta bir okul dönemi gibi Aile merkezli olmak üzere farklı konu ve onlarca eğitimleriyle ülkenin her tarafında ‘Aile Mektebi’ ismiyle bu çalışmaları yürütüyor.

Alanında yetkin,bu işin eğitimini almış,kendini ispat etmiş çok değerli eğitimci kadrosu var Aile Mektebinin.

Her şeyde devamlılık önemli. Aile Mektebi eğitimlerde bunu sağlıyor.Bir konu ve konukla değil,farklı konu ve konuklarla aile konusunda insanımıza kalıcı değerler kazandırıyor.

Aile toplumun hücresi dostlar.

Aile düzelirse toplum düzelir.

Aile Eğitimi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak Kamu-Yerel Yönetim ve STK’ları yardımlaşmaya çağırıyoruz.

Uzun bir sürede ve yüzlerce uzmanın katkısıyla hazırladığımız Aile Eğitim Programını herkesin istifadesine açtık. www.aep.gov.tr den herkes programa ulaşabilir,materyallere sahip olabilir.

Devamını oku...

Evlilik akdiyle kurulan ailenin ilki cennette Yüce Allah’ın kıydığı nikahla İnsanlığın anne ve babası Hz. Adem ile Hz. Havva (r.anhuma) arasında kuruldu.

Dolayısıyla evlilik fıtri, yaratılışın gereği ve cennetten bir huzuru,güzelliği,mutluluğu içinde barındıran toplumun en önemli sosyal, ekonomik, kültürel müessesesi.

Ailenin bu önemli ve yeri doldurulamaz konumu hakkında dünyada insanların çoğunluğu ittifak halinde.

Yakın zamanda ‘çocuk gelinler’ isimlendirilmesiyle çalışmalar yapılıyor.

‘Gelin’ ve ‘çocuk’ gibi son derece olumlu pozitif, müspet kelimelerini yan yana olumsuz olarak kullanmak yerine ‘erken evlilik’ tabirinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Evliliğin erken yapılması yanında bana göre ondan daha çok son dönemde geç kalan evlilikler ya da geç kaldığı için evlenemeyen insanlarımız var.

Birlikte yaşama ve flört yaklaşımlarının evliliğe zarar verdiğini düşünüyorum.

Dolayısıyla evliliğin, aile kurmanın, çocuk yetiştirmenin erken olması (tefrit) ne kadar zararlı ise geç kalması (ifrat) en az o kadar zararlıdır.

Peygamberimiz ‘’Allah katında en hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır’’ sözüyle aslında sadece namazı kast etmiyordu.

Allah katında salih bir amelin en hayırlı olması için vaktinde (erken ya da geç değil) yapılması ön şarttır.

Dünya’nın en önemli müessesi olan aileyi kurduğumuz evliliğin zamanlaması çok ama çok önemlidir.

Toplumlara, kişilere göre değişmekle beraber Türkiye için biz ideal zamanlamayı 18-25 yaş aralığı olarak önermekteyiz.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 6 - 20

6