Pazar, Kasım 17, 2019

Text Size

Sosyal Hizmet



Geçen hafta yazımızda ifade etmiştik 3 şeyin çok zor olduğunu;

‘Affetmek,

Sır tutmak,

Serbest(boş) zamanı değerlendirmek’ şeklinde.

Affetmek özgür kalmaktır dostlar.

Hepimizin hata yapan, hata yapabilen varlıklar olarak yaratıldığımız şu evrende ‘affetmek ve affedilmek’

çok doğal fıtrata uygun el üzerinde tutulması gereken işlerdir.

Ben hata yapmam diyen en büyük hatanın içindedir.

İblisi şeytan yapan yapan bu yaklaşımı idi.

Ben Adem den daha üstünüm ya da Adem den daha haklıyım davası onu ebedi helakete sürükledi.

Oysa Rabbimiz bizden fazilette yarışmamızı istiyor.

‘Hak’ lı olmaktan ziyade faziletli olmak Müslüman için değerli.

‘Hak’lı olmak ruhsat ‘fazilet’li olmak takva yani.

‘Münakaşadan haklı bile olsa vazgeçmedikçe kişinin imanı tamam olmaz’ diyor Peygamberim.

Devamını oku...

Geçtiğimiz Cuma günü Adıyaman Kahta’da, Cumartesi, Besni’de, Pazar günü de Kahramanmaraş Pazarcık’ta ‘Aile Mektebi’ nin çalışmalarına katıldım.

3 ilçemizde de 2 bölüm halinde Ailede Huzur ve Mutluluğun yolları ve yöntemlerini ‘Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’ kitabım çerçevesinde anlattım. İnsanlarımız ilgi ve iştiyakla dinlediler.

Büyükşehirlerden ziyade küçük yerleşim yerlerinde insanların bu eğitim çalışmalarına daha çok ihtiyaç duyduklarını ve daha büyük bir motivasyon ve gayretle katıldıklarını gördüm.

Çağdaş Aile Derneği 8 aylık bir periyotta adeta bir okul dönemi gibi Aile merkezli olmak üzere farklı konu ve onlarca eğitimleriyle ülkenin her tarafında ‘Aile Mektebi’ ismiyle bu çalışmaları yürütüyor.

Alanında yetkin,bu işin eğitimini almış,kendini ispat etmiş çok değerli eğitimci kadrosu var Aile Mektebinin.

Her şeyde devamlılık önemli. Aile Mektebi eğitimlerde bunu sağlıyor.Bir konu ve konukla değil,farklı konu ve konuklarla aile konusunda insanımıza kalıcı değerler kazandırıyor.

Aile toplumun hücresi dostlar.

Aile düzelirse toplum düzelir.

Aile Eğitimi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak Kamu-Yerel Yönetim ve STK’ları yardımlaşmaya çağırıyoruz.

Uzun bir sürede ve yüzlerce uzmanın katkısıyla hazırladığımız Aile Eğitim Programını herkesin istifadesine açtık. www.aep.gov.tr den herkes programa ulaşabilir,materyallere sahip olabilir.

Devamını oku...

Evlilik akdiyle kurulan ailenin ilki cennette Yüce Allah’ın kıydığı nikahla İnsanlığın anne ve babası Hz. Adem ile Hz. Havva (r.anhuma) arasında kuruldu.

Dolayısıyla evlilik fıtri, yaratılışın gereği ve cennetten bir huzuru,güzelliği,mutluluğu içinde barındıran toplumun en önemli sosyal, ekonomik, kültürel müessesesi.

Ailenin bu önemli ve yeri doldurulamaz konumu hakkında dünyada insanların çoğunluğu ittifak halinde.

Yakın zamanda ‘çocuk gelinler’ isimlendirilmesiyle çalışmalar yapılıyor.

‘Gelin’ ve ‘çocuk’ gibi son derece olumlu pozitif, müspet kelimelerini yan yana olumsuz olarak kullanmak yerine ‘erken evlilik’ tabirinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Evliliğin erken yapılması yanında bana göre ondan daha çok son dönemde geç kalan evlilikler ya da geç kaldığı için evlenemeyen insanlarımız var.

Birlikte yaşama ve flört yaklaşımlarının evliliğe zarar verdiğini düşünüyorum.

Dolayısıyla evliliğin, aile kurmanın, çocuk yetiştirmenin erken olması (tefrit) ne kadar zararlı ise geç kalması (ifrat) en az o kadar zararlıdır.

Peygamberimiz ‘’Allah katında en hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır’’ sözüyle aslında sadece namazı kast etmiyordu.

Allah katında salih bir amelin en hayırlı olması için vaktinde (erken ya da geç değil) yapılması ön şarttır.

Dünya’nın en önemli müessesi olan aileyi kurduğumuz evliliğin zamanlaması çok ama çok önemlidir.

Toplumlara, kişilere göre değişmekle beraber Türkiye için biz ideal zamanlamayı 18-25 yaş aralığı olarak önermekteyiz.

Devamını oku...

İnsan canlılar içerisinde eğitime en fazla ihtiyaç duyan varlıktır. Eğitim anne karnına düştüğü andan itibaren başlayan ve son nefese kadar devam eden etkin bir süreçtir.

Eğitimin en önemli mekanı ise ailedir. Anne baba ve çocuklardan oluşan ve mutluluğun imalatının yapıldığı ana kaynak olan aile insanın kişiliğinin oluştuğu müessesenin adıdır.

İnsanda özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevre aile sayesinde oluşur.Toplumun temel yapı taşı olan aile sosyal hayatın tarihin bütün dönemlerinde en önemli kurumu olarak kabul edilmiştir.

Kişinin eğitiminde en önemli kurumun aile kabul edildiğinde ailenin eğitiminin daha önemli olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz.

Özellikle sanayileşmeyle birlikte ataerkil yapının bozularak çekirdek aileye dönüşen bir toplumda kişinin en önemli eğitim mekanı olan ailenin eğitimi bilhassa önem kazanmaktadır.

Peki ailemizi nasıl eğiteceğiz ?

Devletimiz bu gerçekten hareketle önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını kurdu.Bakanlığın Koruyucu Önleyici Hizmetler adına en önemli birimi olarak Aile Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kurdu.

Aile Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü yüzlerce uzmanın katkısıyla Aile Eğitim Programını (aep) oluşturdu. Burada bakanlığın amacı bütün ilgili kurumlarında sürece dahil edilmesiyle aile eğitiminin toplumda en hızlı şekilde yaygınlaşmasını sağlamaktı.

Aile Eğitimi Programı(aep); Aile Eğitimi, Evlilik Öncesi Eğitim, Boşanma Öncesi Eğitim, Aile ve İletişim, Aile ve Hukuk, Aile ve Sağlık, Aile ve Ekonomi, Aile ve Sosyal Medya Okuryazarlığı gibi ana başlıklar , 23 modül ve 170 civarında üniteyle aile ile ilgili gerekli tüm konuların yer aldığı modüler bir programdır.

Devamını oku...

Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Akyürek Bey seçildikten sonra ilk ziyaretini Gül Madde Bağımlıları Kurtarma ve Gençlik Derneği’ne ikinci ziyaretini ASPİM’e bağlı 13-18 yaş arası Kız Çocukları Bakım Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’ne yaptı.

Başkan bu adımlarıyla 3. Dönemde ‘Sosyal Belediyecilik’ alanına daha fazla ağırlık vereceğinin ilk işaretlerini verdi.

Sosyal dışlanma insanlık tarihiyle başlayan bir süreçtir. Dışlanmış/damgalanmış bölgelerde bu yaklaşımın tabii sonucu.

Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) sosyal dışlanmanın zirveye çıktığı bir zamanda vazifelendirildi. 18-60 yaş arası erkeklerin merkezde durduğu çocuk , yaşlı , kadın , özürlü ve arap olmayanların sosyal dışlanmaya maruz bırakıldığı bir sosyal hayat vardı  Mekke’de. Kabe’yi tavaf etmek için zengin Mekke ’lilerin kiraladığı elbiseyi giymek zorundaydı yabancılar. Kiralamak için parası olmayanlar Kabe’yi ancak çıplak olarak tavaf edebilirlerdi.

Peygamber ömrü boyunca bu dışlanma hastalığıyla mücadele etti. Ama o kadar yaygın bir toplumsal alışkanlıktı ki Peygamberin görme özürlü  ve gariban olan Abdullah bin Ümmi Mektum’ a davranışında kendini gösterdi ve Rabbi tarafından uyarılmasına sebep oldu. (Abese suresi,80/1-12)

En önde sahabelerden olan Ebu Zer Gifari toplumsal hastalığın alışkanlığıyla Bilal-i Habeşi’ye ‘Ey siyah kadının oğlu’ demiş ve Peygamberden çok şiddetli ikaz almıştı. Hz.Peygamber derhal sırf bu konuyu -sosyal dışlamanın zararlarını-  içeren çok önemli bir hutbe vermişti.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 6 - 19

6