Perşembe, Mart 21, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01

Sosyal Hizmet



Geçtiğimiz Cuma günü Adıyaman Kahta’da, Cumartesi, Besni’de, Pazar günü de Kahramanmaraş Pazarcık’ta ‘Aile Mektebi’ nin çalışmalarına katıldım.

3 ilçemizde de 2 bölüm halinde Ailede Huzur ve Mutluluğun yolları ve yöntemlerini ‘Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’ kitabım çerçevesinde anlattım. İnsanlarımız ilgi ve iştiyakla dinlediler.

Büyükşehirlerden ziyade küçük yerleşim yerlerinde insanların bu eğitim çalışmalarına daha çok ihtiyaç duyduklarını ve daha büyük bir motivasyon ve gayretle katıldıklarını gördüm.

Çağdaş Aile Derneği 8 aylık bir periyotta adeta bir okul dönemi gibi Aile merkezli olmak üzere farklı konu ve onlarca eğitimleriyle ülkenin her tarafında ‘Aile Mektebi’ ismiyle bu çalışmaları yürütüyor.

Alanında yetkin,bu işin eğitimini almış,kendini ispat etmiş çok değerli eğitimci kadrosu var Aile Mektebinin.

Her şeyde devamlılık önemli. Aile Mektebi eğitimlerde bunu sağlıyor.Bir konu ve konukla değil,farklı konu ve konuklarla aile konusunda insanımıza kalıcı değerler kazandırıyor.

Aile toplumun hücresi dostlar.

Aile düzelirse toplum düzelir.

Aile Eğitimi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak Kamu-Yerel Yönetim ve STK’ları yardımlaşmaya çağırıyoruz.

Uzun bir sürede ve yüzlerce uzmanın katkısıyla hazırladığımız Aile Eğitim Programını herkesin istifadesine açtık. www.aep.gov.tr den herkes programa ulaşabilir,materyallere sahip olabilir.

Devamını oku...

Evlilik akdiyle kurulan ailenin ilki cennette Yüce Allah’ın kıydığı nikahla İnsanlığın anne ve babası Hz. Adem ile Hz. Havva (r.anhuma) arasında kuruldu.

Dolayısıyla evlilik fıtri, yaratılışın gereği ve cennetten bir huzuru,güzelliği,mutluluğu içinde barındıran toplumun en önemli sosyal, ekonomik, kültürel müessesesi.

Ailenin bu önemli ve yeri doldurulamaz konumu hakkında dünyada insanların çoğunluğu ittifak halinde.

Yakın zamanda ‘çocuk gelinler’ isimlendirilmesiyle çalışmalar yapılıyor.

‘Gelin’ ve ‘çocuk’ gibi son derece olumlu pozitif, müspet kelimelerini yan yana olumsuz olarak kullanmak yerine ‘erken evlilik’ tabirinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Evliliğin erken yapılması yanında bana göre ondan daha çok son dönemde geç kalan evlilikler ya da geç kaldığı için evlenemeyen insanlarımız var.

Birlikte yaşama ve flört yaklaşımlarının evliliğe zarar verdiğini düşünüyorum.

Dolayısıyla evliliğin, aile kurmanın, çocuk yetiştirmenin erken olması (tefrit) ne kadar zararlı ise geç kalması (ifrat) en az o kadar zararlıdır.

Peygamberimiz ‘’Allah katında en hayırlı amel vaktinde kılınan namazdır’’ sözüyle aslında sadece namazı kast etmiyordu.

Allah katında salih bir amelin en hayırlı olması için vaktinde (erken ya da geç değil) yapılması ön şarttır.

Dünya’nın en önemli müessesi olan aileyi kurduğumuz evliliğin zamanlaması çok ama çok önemlidir.

Toplumlara, kişilere göre değişmekle beraber Türkiye için biz ideal zamanlamayı 18-25 yaş aralığı olarak önermekteyiz.

Devamını oku...

İnsan canlılar içerisinde eğitime en fazla ihtiyaç duyan varlıktır. Eğitim anne karnına düştüğü andan itibaren başlayan ve son nefese kadar devam eden etkin bir süreçtir.

Eğitimin en önemli mekanı ise ailedir. Anne baba ve çocuklardan oluşan ve mutluluğun imalatının yapıldığı ana kaynak olan aile insanın kişiliğinin oluştuğu müessesenin adıdır.

İnsanda özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevre aile sayesinde oluşur.Toplumun temel yapı taşı olan aile sosyal hayatın tarihin bütün dönemlerinde en önemli kurumu olarak kabul edilmiştir.

Kişinin eğitiminde en önemli kurumun aile kabul edildiğinde ailenin eğitiminin daha önemli olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz.

Özellikle sanayileşmeyle birlikte ataerkil yapının bozularak çekirdek aileye dönüşen bir toplumda kişinin en önemli eğitim mekanı olan ailenin eğitimi bilhassa önem kazanmaktadır.

Peki ailemizi nasıl eğiteceğiz ?

Devletimiz bu gerçekten hareketle önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını kurdu.Bakanlığın Koruyucu Önleyici Hizmetler adına en önemli birimi olarak Aile Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kurdu.

Aile Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü yüzlerce uzmanın katkısıyla Aile Eğitim Programını (aep) oluşturdu. Burada bakanlığın amacı bütün ilgili kurumlarında sürece dahil edilmesiyle aile eğitiminin toplumda en hızlı şekilde yaygınlaşmasını sağlamaktı.

Aile Eğitimi Programı(aep); Aile Eğitimi, Evlilik Öncesi Eğitim, Boşanma Öncesi Eğitim, Aile ve İletişim, Aile ve Hukuk, Aile ve Sağlık, Aile ve Ekonomi, Aile ve Sosyal Medya Okuryazarlığı gibi ana başlıklar , 23 modül ve 170 civarında üniteyle aile ile ilgili gerekli tüm konuların yer aldığı modüler bir programdır.

Devamını oku...

Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Akyürek Bey seçildikten sonra ilk ziyaretini Gül Madde Bağımlıları Kurtarma ve Gençlik Derneği’ne ikinci ziyaretini ASPİM’e bağlı 13-18 yaş arası Kız Çocukları Bakım Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’ne yaptı.

Başkan bu adımlarıyla 3. Dönemde ‘Sosyal Belediyecilik’ alanına daha fazla ağırlık vereceğinin ilk işaretlerini verdi.

Sosyal dışlanma insanlık tarihiyle başlayan bir süreçtir. Dışlanmış/damgalanmış bölgelerde bu yaklaşımın tabii sonucu.

Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) sosyal dışlanmanın zirveye çıktığı bir zamanda vazifelendirildi. 18-60 yaş arası erkeklerin merkezde durduğu çocuk , yaşlı , kadın , özürlü ve arap olmayanların sosyal dışlanmaya maruz bırakıldığı bir sosyal hayat vardı  Mekke’de. Kabe’yi tavaf etmek için zengin Mekke ’lilerin kiraladığı elbiseyi giymek zorundaydı yabancılar. Kiralamak için parası olmayanlar Kabe’yi ancak çıplak olarak tavaf edebilirlerdi.

Peygamber ömrü boyunca bu dışlanma hastalığıyla mücadele etti. Ama o kadar yaygın bir toplumsal alışkanlıktı ki Peygamberin görme özürlü  ve gariban olan Abdullah bin Ümmi Mektum’ a davranışında kendini gösterdi ve Rabbi tarafından uyarılmasına sebep oldu. (Abese suresi,80/1-12)

En önde sahabelerden olan Ebu Zer Gifari toplumsal hastalığın alışkanlığıyla Bilal-i Habeşi’ye ‘Ey siyah kadının oğlu’ demiş ve Peygamberden çok şiddetli ikaz almıştı. Hz.Peygamber derhal sırf bu konuyu -sosyal dışlamanın zararlarını-  içeren çok önemli bir hutbe vermişti.

Devamını oku...

Bizim kültürümüzde çok önemlidir ‘hüsnü hatime-güzel son’.Bütün dualarımızda Rabbimizden iyi bir finalle kendisine son defa yürümeyi isteriz.

Hayat bir taraftan bakılınca çok kısa , diğer taraftan bakılınca uzun.Özellikle ihtiyarlık zamanın adeta durduğu,yavaş aktığı bir zaman.

Yüce Allah dünyayı imtihan salonu olarak yaratmış ve burada hangi kulunun daha güzel, en güzel davranışı (Kuranı Kerim,67/2)   yapacağını görmek istiyor.Bu derin hikmetin gereği olarak hayırla şerri, iyiyle kötüyü ikisini de yaratıyor. Biz insanlardan kalbimizi ,aklımızı, vicdanımızı ve bize verilen bütün kabiliyetleri kullanarak hayrı doğruyu iyiyi seçmemizi ve yapmamızı istiyor.

Kur’an-ı Kerim ‘’Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi? Yasin,36/68 ifadesiyle ihtiyarlık aynı zamanda bir nevi çocukluktur.

Yaşadıklarımız çoğu zaman kendi ellerimizle yaptıklarımızdır.Özellikle çocuk yetiştirirken onları bize çok ihtiyaçlarının olduğunu bizim söylediklerimizi dinleyerek değil , bizim yaptıklarımızı dikkatle izleyerek , kaydederek ve taklit ederek büyüdüklerini unutmayalım. Unutmayalım ki ileride o örnekleri önümüze koyduklarında yüzümüz kızarmasın.

Babamız Ademin ilk oğullarından Kabil’le başlayan bir tarihi süreç var. Tüm insanlık boyunca Habillere düşen Kabillerin zulmünden, yanlışlarından, kötülüklerinden insanlığı korumak, muhafaza etmek olmuştur. Yüce Allah’ın istediği de budur.İmtihanın gereği de budur.Yüce Allah isteseydi tüm insanları melek gibi yapardı.Ama o zaman insanın yaratılmasına gerek olmaz çünkü melekler zaten vardı.

Çok kıymetli yazarlarımızdan düşünürlerimizden, entelektüellerimizden zaman zaman  “Keşke bütün huzurevlerini, yurtları, yuvaları kapatabilsek…” dileklerini okuyoruz, işitiyoruz. Bu dileğe ,temenniye katılmamak mümkün değil. Evet biz de bütün samimiyetimizle Huzurevlerini , Çocuk Yuvalarını,Yetiştirme Yurtlarını ve Yatılı Özürlüler Rehabilitasyon Merkezlerinde kapatmak istiyor ve sürekli onun için çalışıyoruz.

İşte bizim yatılı olarak hizmet verdiğimiz sosyal hizmet kuruluşları insanlığın bu kadim imtihan gerçeğinin ürünü. Biz milyarlarca kez dilek tutsak, gece gündüz durmadan dua etsek bazı gerçekleri, bazı hikmetleri değiştiremeyiz, değiştiremiyoruz.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 5 - 18

5