Pazartesi, Ekim 19, 2020

Text Size

Sosyal Hizmet



 

Gerçek keşif eylemi yeni topraklar bulmakla değil , yeni bir gözle bakmakla ilgilidir.’ Marcel Proust

Biz sevdik aşık olduk

Sevildik maşuk olduk

Her dem yeniden doğduk

Bizden kim usanası

Yunus Emre

Veysel eli nideceksin

Herkes ektiğini çeksin

Önüne bak düşeceksin

Doğru gitsen ulaşırsın

Aşık Veysel

Devamını oku...

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kuruldu.Teşkilatlanmasının tamamlanması konusunda çalışmalar devam ediyor.Özellikle son günlerde artan kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri dikkatlerin tabii olarak bu alana çekilmesine sebep oldu.

Peki sosyal politikalar konusunda kadının  ön plana çıkarılması ne kadar doğru ?

Ben kadının , çocuğun,yaşlının , özürlünün ya da erkeğin toplum içerisinde en güvenli ve refah için de yaşayacağı tek modelin aile olduğunu düşünüyorum.Bu nedenle bu konuya girerken ‘kadın’ başlığı ve önceliğiyle başlamak yerine bakanlığa isim verilirken altı çizildiği üzre ‘aile’ başlığının kullanılması ve öncelenmesi gereğinin altını çizmekte fayda görüyorum.

Sağlık bakanlığı hizmetleri ile sosyal hizmetler birbirine çok benzerler.İkisinde de hizmet kademeleri aynıdır.1.İyileştirici geliştirici hizmetler 2.Koruyucu ve önleyici hizmetler 3. Tedavi ve rehabilite edici hizmetler. Hatta belli bir süre sosyal hizmetler sağlık ve sosyal güvenlik bakanlığına bağlı bir birim olarak faaliyet gösterdi.

Sağlık bakanlığında koruyucu sağlık hizmetlerinden olan güzel bir uygulama vardı.ETF:Ev halkı tespit fişi.Malum pederşahi aileden , ataerkil aileden hızla veledşahi aileye , çekirdek aileye geçiş yapan bir toplumuz. Bir zamanlar bir ev de birden fazla aile yaşardı.Ana kapıdan girilen ‘ev’ de birkaç kuşak ve birkaç aile huzur içerisinde birlikte yaşardı. Onun için ‘aile’ kelimesi ‘ev’ kelimesinin alt şubesiydi. ’Ev’ i önce ‘aile’ yaptık.Şimdi de ‘kadın’ yapıyoruz sanki.

Devamını oku...

Son günlerde ülkenin her tarafından kadın cinayetleri haberleri alıyoruz.Devletin ve medyanın olaya daha hassas yaklaşması , daha önce intihar süsü verilen cinayetlerin bu gün aslıyla tespiti iddiaları ve toplumun her kesiminde farkındalığın artması dışında olayların asıl sebebinin üzerinde kafa yormamız gerekir diye düşünüyorum.

Kadına , çocuğa , özürlüye hatta yaşlıya , 18-60 yaş arası erkeklerin şiddet uygulaması ve bazen öldürmeye kadar uzanmasının altında çok derin tarihsel bir arka plan olduğunu düşünüyorum.

Ademoğlu ilimle , irfanla aklını ve kalbini eğitmezse onda hayvani duygular hakim oluyor. Fiziki gücüne güvenen her insan diğerine tahakküm , baskın ve zulmü bir hak olarak görüyor. Eskilerin istibdat dediği bu kavrama yakından bakalım.

Bediüzzaman istibdat kavramını bakın nasıl anlatıyor: İstibdat tahakkümdür, muâmele-i keyfiyedir, kuvvete istinat ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimâlâta gâyet müsâit bir zemindir, zulmün temelidir, insâniyetin mâhisidir. Sefâlet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti zillet ve sefâlete düşürttüren ve ağrâz ve husûmeti uyandıran ve İslâmiyeti zehirlendiren, hattâ her şeye sirâyet ile zehrini atan, o derece ihtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlit eden, istibdattır. Evet, taklidin pederi ve istibdâd-ı siyasînin veledi olan istibdâd-ı ilmîdir ki, Cebriye , Râfıziye , Mûtezile gibi İslâmiyeti müşevveş eden fırkaları tevlit etmiştir.”

Devamını oku...

Seni diğerlerinden farksız kılmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez...(E.E.Cummings)

Avusturya'da 24 yıl hapsettiği kızından 7 çocuk sahibi olan emekli elektrikçi Josef Fritzl'in çift kişilikli ve üstünlük kompleksi içinde olduğu belirtilmişti. Mahkeme psikiyatrı Sigrun Rossmanith ise Fritzl'in asıl olarak çift kişiliğe sahip olduğunu belirterek, "Biri gizli diğeri ise görünen kişilik. Kendisi bir yönetici. Eğer evdeki hücre, eşi ve diğer kızları için tabu ise ve bunu defalarca duydularsa burayı kontrol etmeye cesaret edememişlerdir. Eğer bir kişi güç sahibi ise ve bunu başkalarına kabul ettirdiyse o kişinin sözü tanrının sözü gibi olur" dedi.

Yukarıda verdiğimiz olay tabii ki çok uç bir  misal olsa da ‘çift kişilik’ özellikle ebeveynlerin üzerinde hassasiyetle durmaları gereken bir konu. Çünkü kişiliğin en önemli oluşma zamanları olan 0-6 yaşta aşırı otoriter ve aşırı ilgili ailelerde çocukta ‘çift kişilik’ oluşma ihtimali çok yüksek. Eğer aynı şekilde 7-12 yaşta da devam ederse tedavisi imkanız bir rahatsızlık ile karşı karşıyayız demektir.

Her çocuğun doğuştan getirdiği kendine özel , kendine has birçok özellikleri vardır. Ebeveynden beklenen çocukta doğuştan gelen ,  çocuğuna özgü o kabiliyetlerin gelişmesi konusunda her türlü desteği vermeleridir. Bu konuda sabırlı olunmalı ve iyi bir gözlemle çocuğun gitmek istediği yol tespit edilmelidir. Bu gideceği yolda ki engelleri çocukla birlikte kaldırarak yaratılışın gereği verilen kabiliyetlerini en üst perdede ortaya koymasına çalışılmalıdır.

Devamını oku...

Seçimlere 2 ay vardı. Kamu reformunun mimarlarından olan Bakan Prof. Dr. Ömer Dinçer ilimize geldi. Konya STK’ larını davet etti. Devletin yeniden yapılanması konusunda STK temsilcilerinden fikir, görüş ve öneri istedi. Bir otelde toplandık.

Üzülerek ifade edeyim ki, yazılı ve sözlü somut bir fikir, görüş ve öneri ortaya konulamadı. İnsani Yaşam Derneği ve Aileyi Destekleme Derneği Başkanı olarak ‘Daha Etkin Bir Sosyal Devlet için ‘Tek Çatı’ ismini verdiğimiz önerimizi dosya halinde sundum ve şu an gündeme getirmeye çalıştığım konuyu kısaca sözlü olarak bakana ifade ettim.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...