Cumartesi, Kasım 17, 2018
Text Size

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52

Sosyal Hizmet



İnsanı insan yapan en önemli vasfı yaratılıştan gelen ve fıtratına yerleştirilmiş olan özgünlüğüdür.

Bu özgünlük fiziksel ve ruhsal olarak vücudunun her zerresine yerleştirilmiştir. RNA, DNA’dan göz bebeğine, parmak izinden ses tenine, kokusundan gülümseme şekline kadar insan her şeyiyle özeldir.

Bu özgünlük davranış, düşünüş ve hayata bakışta da mevcuttur. İnsanı diğerlerinden ayıran ve kendisi kılanda bu özgünlüğünü muhafaza edebilmesidir.

Bir şarkı güftesi bu özgünlüğü ne kadar güzel ifade eder:

Benzemez kimse sana tavrına kurban olayım

Bakışından süzülen  işvene kurban olayım.

Seni diğerlerinden farksız kılmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez.(E. E. Cummings)

‘Çift kişilik’ özellikle ebeveynlerin üzerinde hassasiyetle durmaları gereken bir konu.

Çünkü kişiliğin en önemli oluşma zamanları olan 0-6 yaşta aşırı otoriter ve aşırı ilgili ailelerde çocukta ‘çift kişilik’ oluşma ihtimali çok yüksek.

Eğer aynı şekilde 7-12 yaşta da devam ederse tedavisi imkansız bir rahatsızlık ile karşı karşıyayız demektir.

Her çocuğun doğuştan getirdiği kendine özel , kendine has birçok özellikleri vardır. Ebeveynden beklenen çocukta doğuştan gelen ,  çocuğuna özgü o kabiliyetlerin gelişmesi konusunda her türlü desteği vermeleridir. Bu konuda sabırlı olunmalı ve iyi bir gözlemle çocuğun gitmek istediği yol tespit edilmelidir. Bu gideceği yolda ki engelleri çocukla birlikte kaldırarak yaratılışın gereği verilen kabiliyetlerini en üst perdede ortaya koymasına çalışılmalıdır. En iyi anne baba veya öğretmenin vereceklerini bir an verip kendini en kısa sürede geçersiz hale getiren olduğunu unutmayalım.

Çocuk yetiştirmenin en önemli kurallarından olan bu husus , bir çok aile tarafından ihmal edilmektedir.

Devamını oku...

İnsana imtihanın gereği olarak fücur ve takva programı birlikte yüklendi.(Şems,91/8)

Verilen eğitim ve yönlendirmelere bağlı olarak takvayı tercih ve fücuru seçme konusunda eşit pozisyonda tercih tamamen kendisine bırakıldı.

Peki akıl, kalp ve vicdanla donatılarak cennetten dünyaya indirilen insanın dünya ve ahiret saadeti için cinayetten, şiddetten, istismar ve ihmalden uzak kalabilmesinin çözümü nedir?

Bu soruya tek bir cümle ile cevap vermek gerekirse;

Elest-i Bezminde tüm doğru ve güzelliklere ‘’bela=evet’’ diyen insanın anne karnından itibaren bu verilen sözlere (fıtrata/sünnetullaha/tabiat kanunlarına/ilime/bilime) uygun yetiştirilmesidir.

Bu cümleyi biraz açmak gerekir.

İnsanın yetişmesinde en önemli husus 0-3 yaş dönemindeki anne baba davranışlarıdır.

Çocukta duygusal gelişim(zeka gelişiminden önemlidir) anne ilgi alaka ve yakınlığıyla, zeka gelişimi baba ilgi, alaka ve yakınlığıyla meydana gelmektedir.

Çocuğun anne karnına düşmesinden itibaren başlayan büyüme ve gelişme sürecinde en çok sevgi ve ilgiye ihtiyaç duyar.

0-3 yaşta yeterli sevgi ve ilgiyi alamayan çocukların psikolojisinde tedavisi mümkün olmayan bir ömür birlikte yaşayacağı kalıcı hasarlar oluşur.

Biz bu hasarlara oral fiksasyon diyoruz.

Çocuğun 0-3 yaş büyüme ve gelişme döneminde oral fiksasyona maruz kalması radyasyona maruz kalmasından daha zararlı ve tehlikeldir.

Devamını oku...

Rabbim insanın yaratılış hikayesini bizlere şöyle anlatır:

Sizi tek bir nefisten (Âdem'den) yaratan, (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden/cinsinden eş var edip çıkaran O'dur. Öyle ki, o eşini kucaklayınca, eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve bir müddet onu taşır. Sonra (kadının) gebeliği ağırlaşınca, her ikisi birden Rableri Allah'a: “Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen, muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!” diye dua ederler.  Araf,7/189 (Cemal Külünkoğlu Meali)

Yani önce bir tek nefis yaratıldı, sonra ikiye bölündü ve paylaştırıldı, erkek ve kadın oldu.

Bazı özellikler kadına(anneye), bazıları erkeğe(babaya) verildi, ta ki aile olsunlar ve birbirlerinin eksikliklerini tamamlasınlar.

Kadın daha duygusal ve esnek özelliklerle bezendi, çocuklarını ve eşini şefkatle , merhametle kucaklasın diye. Zira rahim ismiyle şekliyle ona ikram edildi.

Erkek daha sert,  fiziken daha güçlü kılındı;

Ailede ‘kavvam’lık görevini yerine getirsin, ailede kadın ve çocukların yerine getiremediği tüm boşlukları doldursun,

bütün kademelere girsin diye.

Dün babalar gününde bir kez daha babalar gündemdi.

Yaratılış imtihanının en zor kısmı kendilerine verildiği, herkesin bir şekilde kendini kurtarsa da her halükarda imtihanla, acıyla, çileyle karşılaşmak zorunda kalan babalar.

Geminin kaptanı onlar ve gemideki bütün vazifeleri bilmek ve o vazifeler ihmal edildiğinde boşluğu doldurmak zorundalar ve gemi mutlaka batacaksa gemiyi en son terk etmek zorunda olan faniler.

Tabii ki bu vaziyet onları daha fazla yoruyor, hırpalıyor, yıpratıyor.

Bu sebeple dünyanın her tarafında kadınlar erkeklerden ortalama 5 yıl daha fazla yaşıyor.

Devamını oku...

1--İletişim(sohbet birliği) ailede ve hayatımızda en önemli esasdır.

Anlaşılmak istiyorsak  önce anlamak lazım.

İletişim her  şartta mutlaka devam etmelidir.

Zira bizim oluşan problemleri çözmek konusunda da ihtiyacımız olan asgari ve temel esas iletişim kurmaktır.

Zaten inananlara 72 saatten fazla küs durmak HARAMDIR.

Bir defa çiftler her konuda asla uzlaşamayacağı konusunda baştan uzlaşmalılar.

İletişimin hedefi her konuda birbirlerini mutlaka İKNA etmek olmamalıdır.

2--İlişkide SEVGİ BİRLİĞİ ile oluşan temas iki tarafı da mutlaka değiştirecektir.

Değişimin ve kimyasal tepkimenin tamamlanması hususunda özellikle ilk 1 yıl ve 5 yıl için Sabır Birliği lazımdır.

Kimyasal tepkimede iki maddede kesinlikle değişir yeni bir madde ortaya çıkar.

Hidrojen ve Oksijen/Yakıcı ve yanıcı iki madde  birleşir su olurlar.

3--Aile olunca köken aile ile ilişkilerde mutlaka yeni ayarlar gereklidir.

Seyahat Birliğinin bu yeni ayarlar üzerinden gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Önem sıralamamızda; Yaratıcımız, eşimiz, çocuklarımız ilk üçte ele alınmalı.

Aile zorunlu kalınmadıkça dışarıdan müdahale almamalıdır.

4--Yemek içmek ve içmenin sofra birliği nin ailede önemli olduğu gibi , cinsellikte insana neslin devamını teşvik için ve birbirlerine  eşlerin sevgilerini ifade  için programlarına konulmuş zorunlu bir ihtiyaçtır.

Cinsellik insan için o kadar önemlidir ki, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidinin bütün basamaklarını ilgilendirmektedir.

Eşler birbirlerinin gözleri dışarıda kalmayacak şekilde ,  toplumsal kalıplara, yanlış gelenek ve göreneklere (çocuk beşikte, kadın yatakta sevilir gibi)  takılmadan cinselliklerini aile içerisinde uygun her zaman ve mekanda özgürce yaşayabilmelidir.

Devamını oku...

Yuvakur Yuva Kurma ve Aile Derneğinin Adana'da düzenlediği 2.Ulusal Aile Sempozyumda sunduğum tebliğ metnimdir:

Başta Sosyal Medya olmak üzere medyanın tüm unsurlarıyla aile üzerindeki olumlu/olumsuz etkisi inkar edilemez bir gerçek.

Genel olarak medyaya bakışımızı ele alarak başlamak uygun olur. Yıllar önce DİB Başkanı Facebook, twitter ve dizilerden şikâyet etti ve aile yapımıza zarar verdiğini ifade etti.

Tv,  bilgisayar, sosyal medya ve internet tüm imkanlarıyla Yüce Yaratıcının kullarına verdiği nimetlerden bir nimettir. Onların hepsi birer araçtır. Bunlardan şikayet etmek yerine ondan HAK ve HAKİKAT namına daha fazla nasıl yaralanabiliriz konusunda kafa yormalıyız.

DİB Başkanı her din görevlisi ve vaize facebook ve twitter kullanmasını ve her gün gündemle alakalı olarak en az bir ayet, hadis ve kelamı kibar yayınlamasını tavsiye edebilir. Bende facebook ta UzmCemil Pasli de kayıtlı 3447,Cemil Pasli sayfamda takip eden 4213,Twitter da @cempasli de 1538 arkadaşım var. Toplamı 9198 kişi yapıyor. Bir güzel hakikati yayınladığımda bir saniyede 9198 kişiye ulaşıyorum.

Bundan daha güzel bir imkan düşünülebilir mi ?

Bir anda dilerseniz 9198 mumu yakabilme imkanına sahipsiniz.

Başarılı insanların hayatını incelediğimizde şunu görürüz. Aynı olay karşısında sıradan insanlar mazeret beyan ederken onlar asla mazeret beyan etmemiş yollarına devam etmişlerdir.

Devlet, aile, şirket veya fert içten yıkılır, dıştan değil. İç bünyesi güçlü, sağlam olan yapıya dışarıdan hiçbir kuvvet zarar veremez. Siz güçlü bir aile kurmuşsanız onu tv, dizi, facebook veya twitter yıkamaz. Dolayısıyla kamu-yerel yönetimler ve STK lar teknolojiyi de en etkin bir şekilde kullanarak bizi biz yapan değerlerin güçlenmesine çaba göstermelidir.

Son yıllarda geçirmiş olduğu büyük değişimlere rağmen, aile, toplumun “temel unsuru” olduğu kadar kaynağı olmaya da devam etmektedir. Çok büyük oranlarda, insanların pek çoğunun doğup büyüdüğü, ilk şefkatli, sevgi ve güven dolu bakımı aldığı ve kendilerinden farklı insanlarla birlikte yaşamayı öğrendikleri yerler aile yuvalarıdır. Dinlemeyi ve konuşmayı ve bu şekilde ne düşündüklerini ve nasıl hissettiklerini söylemeyi öğrendikleri yer de orasıdır.

Ataerkil aileden çekirdek aileye dönüşse de ‘’Çekirdek Aileler Ağı’’ (Beylü Dikeçliğil, Prof.Dr.) olarak bütün olumsuzluklara rağmen yine kendimize has güçlü aile yapımız yaşamaya devam ediyor.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 17

Başlangıç
Önceki
1