Pazartesi, Mart 25, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01


Aile mahremiyetinin aileyi muhafaza eden hücredeki zar gibidir.

Aile içerisindeki dengelerde bir atom molekülünde olduğunu gibi çekirdek, stoplazma ve zardan oluşan hassas bir yapıdadır.

Aileye dışarıdan müdahalelerle kadın ve çocuğu ön plana çıkarıp babayı dışarıda bıraktığınızda aile mahremiyetine zarar vermiş ve dengeleri bozmuş olursunuz.

Özellikle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun bazı uygulamalarının aile yapısına zarar verdiğini kesin bir dille ifade edebiliriz.

Batı, son 150 yıldır uyguladığı aileye yönelik politikalarında Kur’an-ı Kerim’de Firavunun İsrailoğullarına zulmü olarak anlatılan ‘erkekliği öldürme dişiliği yaşatma’ ilkesini uyguluyor. Bizler batıdan gelen bu uygulamalardan yararlanırken dinimizi, örfümüzü, gelenek ve göreneğimizi ve tarihi tecrübemizi esas alarak süzgeçler koymak zorundayız. Toplumu ve aileyi bir bina gibi düşündüğümüzde baba ve erkekler bina ve ailedeki demir gibidir.

Son zamanlarda bütün hücumlar kadın ve çocuklar ön plana çıkarılarak toplumun ve ailenin demiri hükmündeki erkeklere ve babalara yapılmaktadır. Eğer sağlıklı bir birey, huzurlu bir toplum istiyorsak mutlu bir aileye sahip olmak zorundayız.

‘’Ailede Huzur için 9 S ‘’ kitabımda özellikle bütün ‘’S’’ ler için ‘’birliği’’ kelimesini kullandım. Sohbet, seyahat, seccade, sofra, sevgi, sayfa, samimiyet, sistem ve sabırda birlik olunduğunda huzurun oluşacağına vurgu yaptım.

Ailede bütün bireyler birbirinden değerlidir ve hiçbiri diğerinden daha önemli veya önemsiz değildir.

Bu anlamda çocuğu ve kadını ön plana çıkarmak gerçek anlamda onlara iyilik değil, aksine onların üzerine daha fazla yük yüklemek demektir.

Sağlıklı birey, huzurlu toplum için kilit taşı olan aile kurumunun mutluluğu herkesin görev ve sorumluluğunu müdrik bir ekip çalışmasından geçiyor.

Bu ekip çalışması da kendi dengeleri ve mahremiyetiyle sağlanabilir, dışarıdan müdahalelerle değil.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy