Cumartesi, Kasım 17, 2018
Text Size

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52


Tarihi Allah yazar.

Yazdığı senaryo için o anda uygun oyuncu kişi ve milletlere rollerini talepleri üzerine verir.

Bir millet gelir Hak ve Adaletle yeryüzünde Allah’ın kullarına hizmet eder, kendisi de değer kazanır.

Hak’tan ve Adaletten ayrıldıklarında ise Rabbim onları başka bir milletle değiştirir.

‘’Ey inananlar ! Sizden kim dininden dönerse, Allah (onların yerine) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar, Allah yolunda gayret gösterirler, (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah'ın bağışıdır, onu dilediğine (dileyene) verir. Allah lütfu geniş olandır, O (her şeyi) hakkıyla bilendir.’’ Maide,5/54.

Bir işin İslam’a uygun olması için 3 temel esası barındırması gerekir;

1.Adalet

2.Düşünce Özgürlüğü

3.İstişare

24 Haziran seçimini değerlendirdiğimizde bu aziz milletin şu mesajı verdiği açıktır.

Mesaj kısaca şudur: ‘’7 Haziranda verdiğim kısa mesafeli ev ödevlerini yaptın ve 1 Kasım’da tekrar görev verdim. 16 Nisanda ülkenin ihtiyacı olan sistem değişikliğine yeşil ışık yaktım. Evet ben seninle bu tarihi yürüyüşe devam edeceğim. Şimdi ise uzun mesafeli 2023, 2053, 2071 hedeflerine yürümek için senden daha ciddi bir Öz eleştiri, silkinme, arınma, yenilenme, uzlaşma bekliyorum.’’

Büyük yolculuklar için yola çıkacağınız ekibin her açıdan zenginliğe, enerjiye, motivasyona, inanca ve kondisyona sahip olması gerekiyor.

Ben bu yapılacak YENİLENME işini kartalın DEĞİŞİMİNE benzetiyorum, şöyle ki:

‘'Kartallar, kuş türleri içinde en uzun yaşayan türlerin başında gelir. Ortalama 70 - 100 yıl yaşayabilirler.

Ancak çoğunluğunun vahşi yaşam mücadelesi ortalama 40-50 yıl sürer.

Peki, bu neden böyledir?

Bu sorunun cevabı, kartalın yeniden doğuşu yaşadığı çile döneminde saklıdır.

Bir kartal ortalama 40-50 yaşlarına geldiğinde yaşlılığın belirtilerini vermeye başlar.

Şöyle ki: İlk olarak, kartalın keskin bir bıçak gibi düşmanlarına karşı kullandığı gagası öne doğru kıvrılmaya ve körelmeye başlar. Dolayısıyla kartal düşmanlarına karşı kendini savunmada ve avlanmada eşsiz rekabet avantajını kaybeder.

Pençeleri de bu yaşlanma sürecinden nasibini alır. Sivri ve yırtıcı pençeler eski gücünü ve etkisini kaybeder. Öyle ki bir kuzuyu bile pençeleriyle çok rahatça kaldırabilen bir kartal artık küçük avlarla veya başkalarının artığıyla yetinmek zorunda kalacaktır.

Yaşlanan sadece gaga ve pençeler değildir, kartalın tüyleri de kartlaşmaya ve sertleşmeye başlar, dolayısıyla kartal manevra kabiliyetinden ve yüksekte uçabilme avantajından çok şey kaybeder.

Kısacası, yaşamdan kopma hali…

Artık kartalın önünde iki yol vardır: Bu durumu kabullenecek yani yaşlanma sürecini biraz daha hızlandırıp kaçınılmaz sona ulaşacak …

Diğer yol ise, bu hazin sonu kabullenmeyip çok zorlu bir çile sürecini göze alıp ömrünü iki katına çıkaracak.

Kartalların çok az bir kısmı bunu göze alabilmektedir.

Bu zor ve radikal kararı verebilen kartal, ilk olarak yüksek bir kayanın başında kendisine geçici bir yuva bulur. Bir anlamda kendisine çilehane kurar.

Artık değişim başlar…

Kartal, ilk olarak öne kıvrılmış ve körelmiş gagasını kayaya vurarak düşürür ve yeni bir gaganın çıkmasını bekler. Bir süre sonra yeni gagası çıkmaya başlar, gençliğinde olduğu gibi sivri ve keskin. Tabi ki bu acıya göğüs gerebilmişse…

Kartal, yeni gagası ile hemen güçsüz pençelerine el atar ve tırnaklarını tek tek yerlerinden söker. Tırnaklarınızı pense ile söktüğünüzü düşünebiliyor musunuz ?

Bu acıya da dayanabilmişse belli bir zaman sonra yeni tırnakları çıkmaya başlar, oldukça kesici ve etkili…

Sıra artık yorgun tüylere gelmiştir. Pençe ve gagasının yardımıyla eski tüylerini cımbız ile çeker gibi yolar ve bunu da atlatabilirse artık yeni ve taze tüyler çıkmaya başlar.

Bu süreç ne kadar mı sürer? Yaklaşık 5-6 ay…

Hepsi bu süreci başarıyla tamamlar mı ?

Hayır, bu yola çıkanların büyük bir kısmı bu çileyi dolduramaz, oracıkta ölür kalır…

Bu zorlu sınavı başarıyla veren kartal, artık tamamıyla yenilenmiştir ve yeni bir hayat onu beklemektedir.

Bu başarısını sanki dost ve düşmanlarına gösterircesine o kayanın başından aşağıya doğru süzülür ve bu da kartalın zafer uçuşudur.

Aslında aynı değişim ve mücadele kanunu sadece kartallar için değil, diğer bütün hayvanlar, insanlar, partiler, kurumlar, müesseler ve şirketler için de geçerlidir.

Özelikle, küreselleşme olgusuyla birlikte bireysel ve kurumsal seviyede değişim ve dönüşüm ihtiyacı çok sert bir şekilde bir gün kapımızı çalabilir ve çalmaktadır da…

Dünyanın bir şehir kadar küçüldüğü bu dönemde, mahallemizdeki yangının kısa bir süre sonra bizim bacayı da sarması kaçınılmazdır.

Rakiplerimizin nefeslerini hiç bu kadar ensemizde hissetmediğimiz kaygan kulvarda, ayakta kalabilmek, yarıştan kopmamak ve bitiş çizgisine en önde ulaşmak, diğer aktörlerden farklı olmak ve farkını fark ettirmekle mümkündür.

Rekabeti ve değişimi yönetme sürecinde, görev tanımı ayırt etmeksizin, bireysel ve topyekün olarak farklı bakmak, farklı düşünmek, alternatif metotlar ve çözümler üretmek, iş yapma biçim ve alışkanlıklarımızı değiştirmek, diğerlerine rol model olmak en kritik rekabet avantajımız veya dezavantajımız olacaktır.

Ne güzel söylemiş ünlü düşünür Bernard Shaw: Dünyada en büyük değişimleri gerçekleştirenler, değişime önce kendilerinden, yakınlarından, çevrelerinden başlayanlardır.

Ben de O’ndan esinlenerek şöyle diyorum:

Kartallar gibi yükseklerde uçmayı hak edenler, kartalların bile hepsinin cesaret edemeyeceği değişimi gerçekleştirenlerdir.

Evet kartalın değişimi sürecinin 5-6 ay sürdüğünü söylemiştik.

Şu an değişim için verilen avansı iyi kullanıp 2023, 2053, 2071 hedefleri için değişime, yenilenmeye , arınmaya , öz eleştiriye hızla devam etme zamanı.

İstiğfar zamanı,

Hamd etme zamanı,

Tevazu ve mahviyet zamanı,

Hizmet zamanı, koşturma, koşuşturma, atılma  zamanı.

‘’Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.’’ Adiyat suresi,100/1-8

Süleymanlar yatakta değil ayakta ölür.

Bu millet şahlanmıştır artık.

Millete, ümmete , insanlığa hizmet etme zamanı.

Haydi hep beraber, şu fani dünyadan baki kubbeye bir hoş seda için harekete geçelim.

Beraber yürüyelim hizmet yolunda.

Hazır mısınız?

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy