Pazar, Ekim 21, 2018
Text Size

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

Radyo Gençlikte Filiz Akman'ın hazırlayıp sunduğu 'Canefşan' programında 'Aile' yi konuştuk..

  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52
  • Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

    Cuma, 02 Şubat 2018 14:02
  • Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Öğrencileriyle Ders Yaptık...

    Çarşamba, 27 Aralık 2017 14:54


Olumlu ve değerli değişim, bireysel anlamda insanın esfel-i safilinden çukurundan kurtulup,ahsen-i takvim zirvesine doğru her gün yeni bir adım attığı sürecin adıdır.

Bunun tersi de mümkündür.

Devlet ve milletlerin değişimi de aslında bireylerin değişim yönü ve hızının bileşkesiyle doğru orantılı olarak artar ve ya azalır.

Elmas en çok değişimi yaşayan maden olduğu için en kıymetlidir.

İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.

Hz. Muhammed(s.a.v.)

Kainatta geçerli olan sünnetulla/adatullah’ın değişmeyen kuralı:sürekli/kesintisiz değişim.

Aynı sularda/nehirde iki kez yıkanılmaz.

Herakleitos

Peki o halde siyasette, ticarette, kültürde, sporda kısaca hayatın her alanında mutlaka hakim kılınması gereken süreç: sürekli/kesintisiz değişim.

Bu sürekli/kesintisiz değişim kuralına Rabbim işaret eder:

Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.

Rahman,55/29

Peygamberimiz en net şekliyle sürekli/kesintisiz değişim gerçekliğini emreder.

‘Allah işini geliştiren, ilerleten(inovasyon yapan) iş adamını sever=İnnellahe yuhibbul muhterif’

Hz. Muhammed(s.a.v.)

Uzun bacaklı İngiliz iyi çalışmış dinin bir kısmını (kişisel ibadetler) öğrenmemiz için bütün kapılar açılmış, diğer kısmı için (toplumu ilgilendiren ibadetler) çıkarılabilecek bütün engeller yerleştirilmişti.

Oysa Rabbim;‘’ (Buna rağmen) birbirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor, onlara karşı günah ve zulüm işlemek için aranızda işbirliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz. Sonra size esir olarak geldikleri takdirde fidye alış-verişi yaparak kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında perişanlıktan başka bir şey değildir. Onlar kıyamet günü de en ağır azaba çarpılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.’’ Bakara,2/85

‘’İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.’’ Necm,53/39-41

‘’Mü'minlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah malları ve canları ile cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah her ikisini de (davalarında samimi oldukları için) cennetle müjdelemiştir ama malları ve canları ile cihad edenleri oturanlara karşı büyük bir mükâfatla üstün tutmuştur.’’ Nisa,4/95

‘’ O halde, onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve binek hayvanı (at, deve ve harp araçlarından) hazır edin ki bununla hem Allah'ın, hem sizin düşmanınız olan bu insanları, hem de sizin bilmediğiniz ama Allah'ın bildiği diğer düşmanları caydırabilesiniz. Allah yolunda her ne sarf ederseniz size bütünüyle ödenecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.’’ Enfal,8/60 buyurmuştu.

Evet kulluğumuzu yerine getirirken önceliğimiz yaratılmışlara yönelik görevlerin yerine getirilmesi olmalıydı.

Bediüzzaman Said Nursi, Kur’an-ı Kerim’de İman’dan sonra gelen Amel-i Salih’i ve İman Amel-i Salih ilişkisini tarif ederken ‘’ “İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a’mal-i sâlihadır. Sâlih amel ise, maddî ve manevî hukuk-u ibada tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın îfa etmekten ibarettir.” (Mesnevî-i Nuriye) cümlesiyle salih amelde önceliğin yaratılmışların hukukunda olduğunun altını çizer.

Peygamberimiz yine ‘En hayırlı insan, insanlara en faydalı olandır’ buyurur.

Başka bir sözünde ‘Çalışıp, kazanan, üreten Allah’ın sevgili kuludur’ der.

Bir buçuk milyarlık İslam Alemi olarak yukarıdaki ayet ve hadislere bir kez daha iman etmek sonrada amel etmek zorundayız.

İşini geliştiren, icat yapan, patent alan yani muhterif (inovasyon yapan) kul olmak hepimizin temel gayesi olmalıdır.

Bu iş sadece Fen ve Teknik Bilimlerde değil, Sosyal ve Beşeri Bilimlerde de geçerlidir.

Yönetimde biz Hz. Ömer’i, Ömer bin Abdulaziz’i, Fatih Sultan Mehmet’in kanunlarını konuşuyoruz bu gün.

Oysa bunların üzerinden asırlar geçmiş,bizim güncellediğimiz ve dünyanın dikkatine sunabileceğimiz bir eğitim,hukuk,kamu yönetimi,ticaret,işletme sistemimiz olması gerekiyor. Maalesef hala ‘Beyaz Zambaklar Ülkesi Firlandiya eğitim sistemine öykünüyoruz.

Bu gün her gün değişen , yeniden doğan güneş ve onunla başlayan yeni gün bize yeni fırsat ve imkanlar sunmaktadır.

Bu İslam Alemi Telefonunu, Arabasını, Saatini kısaca ihtiyacı olan her şeyi kendisi üretmelidir. Bu anlamda günlük hayat akışımı yeniden gözden geçirip, üretmeye, icatlara, patent alacak buluşlara kısaca AR-GE ye yönelmeliyiz.

Bütçemizin ve düşüncemizin önemli bir bölümünü AR-GE çalışmalarına ayırmalıyız.

Üniversitelerimiz ürettikleri bilgileri mutlaka inovatif ürüne dönüştürmeli, bilgi katma değere çevrilmelidir.

Bu AR-GE yi yapacak beyinler konusuna gelince.

Peygamberimiz eğitim konusunda ‘‘İnsanlar develer gibidir,100 deveden kafana göre binecek bir tane bulabilirsin’’ sözüyle 100 insandan bir kişinin üstün Yetenekli olarak yaratıldığına işaret ediyor bana göre.

Bu gün ülke başta eğitim sistemi olmak üzere tüm sisteme FORMAT atmak zorundadır.

Bu konuyu müstakil bir yazı ile ele aldık: http://www.cemilpasli.com/siyaset/simdi-acil-sisteme-format-zamani

Yeni Türkiye için daha ayrıntılı bir değişim programı önerisinde bulunduk: http://www.cemilpasli.com/siyaset/yeni-turkiye-icin-satir-baslari

Çalışmadan, üretmeden, kazanmadan ‘veren el’ olunmuyor.

Haydi Allah’ın sevdiği kul olmak için,

Önce eğitimden başlamak üzere;

Daha hızlı değişim,

Daha çok inovasyon,

Daha çok AR-GE,

Daha çok icat.

Allah inovasyon yapan kullarını sever.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy