Pazar, Temmuz 12, 2020

Text Size

Siyaset



1993-1994 yılları arasında İstanbul ‘da bir grup gazeteci-yazar arkadaşım “Yeni Zemin” dergisini çıkardılar. Dergi 18 sayı yayın hayatına devam etti.18. sayısını 1994 Mayısında çıkardı. Bazı sebeplerden dolayı 19. sayısı çıkarılamadı.

Yeni Zemin dergisi çok önemli konuları gündeme taşıdı. Türkiye’nin ilerlemesi, gelişmesi için yapması gerekenleri işledi. Dergi yazarları, gündeme getirdiği konuların çözümlerini de sundu. Bu sorunların çözülmesi durumunda Türkiye’nin Dünyanın en saygın güçlü ülkelerinden birisi olacağı hususunun altı çizildi.

Devamını oku...

Ülkemizde uzunca bir süredir “hukuk” üzerinden tartışma yürütülüyor. Bir devletin herkesi bağlayan , herkesin riayet ettiği kanunlarla yönetilmesi onu “kanun devleti “ yapar.

O kanunların evrensel hukuk kurallarına uygun olması o devleti “hukuk devleti “ haline getirir.

Peki Türkiye “kanun devleti” mi , “hukuk devleti “ mi ?

Devamını oku...

Ömrü boyunca hep değişimi , dönüşümü kovalayan Bediüzzaman bu sözü söylemesinin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Ama bu söz , bu gün için de en az o zaman kadar anlamlı ve önemli.

Tarihe derinlemesine baktığımda (gerek İslam Mezhepleri ve Fırkaları tarihini , gerekse “Alevilik” tarihini incelediğimde ) şu hakikati net olarak anladım. Peygamberin insanları özgürleştirmek ve sadece yaratıcılarına kul olmalarını sağlamak için getirdiği “en adil yönetim sistemi “ 30 yıl  devam etmiştir. Bu zaman dilimi tarihe asrı saadet olarak kayıt düşülmüştür. Peygamber ”benim hilafetim 30 yıldır , ondan sonra ısırıcı bir saltanat gelecektir” sözüyle 30 yıldan sonraki zamanın Kuran ve Sünnetin önerdiği ideal yönetim tarzı olmadığını ifade etmiştir.

Devamını oku...

12 Haziran da Mevlana Kültür Merkezinde Başbakan Dış Politika Danışmanı Dr. İbrahim Kalın’ı dinledik. Soru-cevap faslıyla birlikte 3 saati aşan bir konuşma yaptı İbrahim Kalın. Bizi dünya üzerinde farklı bir seyahate çıkardı. Bende bu seyahatten edindiğim izlenimleri okuyucularımla paylaşmak istedim.

Devamını oku...

Bir millet topyekun ayakta. Toplumda muhteşem bir şahlanış var. Müthiş bir hareketlenme görüyorum. Halk, kıpır kıpır yerinde duramıyor.

Bir dostumla görüşüyorum:”Sudan’da bir sünnet organizasyonunun içindeydim, yeni geldim” başka bir dostum “Amerika’da birkaç eyalete uğrama imkanım oldu , iş bağlantılarımız var “ , diğer bir arkadaşım “Umredeydim yeni geldim”, diğeri “ailecek umreye gideceğim” diğeri “Almanya da çocuklarımın yanındaydım, Avrupa’yı dolaştım geldim” diyor. Köylüm Bişkek te öğretim görevlisi, diğer bir arkadaşım kazak bir doktor hanımla evli. “eşimi ve çocuğumu Kazakistan’a gönderdim, ben de yakın zamanda gideceğim” dedi.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 9 - 15

9