Pazar, Ağustos 18, 2019
Text Size

Seydişehir'de özel insanlarla birlikteydik...

Seydişehir'de özel çocuklarımızın velileri ve öğretmenleriyle zamanı paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

  • Seydişehir'de özel insanlarla birlikteydik...

    Cuma, 05 Temmuz 2019 12:00
  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16

Siyaset



Tarih boyu insanlık birçok devrelerden çekerek bu güne geldi. Bediüzzaman, insanların yaşadığı bu devirleri şöyle özetler:

Ehl-i dünyanın ve maddî tarihin nazarıyla, nev-i beşerin hayat-ı içtimâiyesi noktasında bakılsa, görülüyor ki hayat-ı içtimâiye-i siyâsiye îtibâriyle, beşer, birkaç devri geçirmiş. Birinci devri vahşet ve bedevîlik devri, ikinci devri memlûkiyet devri, üçüncü devri esir devri, dördüncüsü ecir devri, beşincisi mâlikiyet ve serbestiyet devridir.

Vahşet devri dinlerle, hükümetlerle tebdil edilmiş; nim-medeniyet devri açılmış. Fakat nev-i beşerin zekîleri ve kavîleri, insanların bir kısmını abd ve memlûk ittihaz edip, hayvan derecesine indirmişler.

Sonra bu memlûkler dahi bir intibâha düşüp, gayrete gelerek, o devri esir devrine çevirmişler; yani, memlûkiyetten kurtulup, fakat "El Hükmül Galib" olan zâlim düsturuyla yine insanların kavîleri zaiflerine esir muâmelesi yapmışlar.

Devamını oku...

“Alevilik” meselesi ülkemizde sıcak tartışma konularından birisi. En son Erbilli Şeyh Esad Efendi’nin torunu ünlü bir şovmenin gafıyla gündemdeki yerini sağlamlaştırdı.

Ülkemizde genel bir alışkanlığımız var. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı çok seviyoruz.

Hakkında bilgi sahibi olmadığımız konularda teşhis koymak ve çözüm önerilerini sıralamak özel zevklerimiz arasında.

Fikirlerimizi beyan ederken ise, köşeli laflar, imalar, hakaretler, kişilerin, özel ve tüzel şahsiyetlerin haklarına tecavüzler yoğun bir şekilde.

Oysa konuları “kişiselleştirmek” küçük insanların işidir. Büyük insanlar fikirleri, orta insanlar olayları, küçük insanlar kişileri konuşur.

Devamını oku...

Geçen haftaki yazımızın başlığı “ESKİ HAL MUHAL YA YENİ HAL YA İZMİHLAL” DİYORSANIZ: EVET, EVET, EVET” idi.

Ömrü boyunca hep değişimi, dönüşümü kovalayan Bediüzzaman bu sözü söylemesinin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Ama bu söz, bu gün için de en az o zaman kadar anlamlı ve önemli.

1431 yıllık İslam tarihine derinlemesine baktığımda (gerek İslam Mezhepleri ve Fırkaları tarihini, gerekse “Alevilik” tarihini incelediğimde ) şu hakikati net olarak görürüz. Peygamberin, insanları özgürleştirmek ve sadece yaratıcılarına kul olmalarını sağlamak için getirdiği “en adil yönetim sistemi “ 30 yıl  devam etmiştir. Bu zaman dilimi tarihe asrı saadet olarak kayıt düşülmüştür. Peygamber ”benim hilafetim 30 yıldır, ondan sonra ısırıcı bir saltanat gelecektir” sözüyle 30 yıldan sonraki zamanın Kuran ve Sünnetin önerdiği ideal yönetim tarzı olmadığını ifade etmiştir.

Devamını oku...

1993-1994 yılları arasında İstanbul ‘da bir grup gazeteci-yazar arkadaşım “Yeni Zemin” dergisini çıkardılar. Dergi 18 sayı yayın hayatına devam etti.18. sayısını 1994 Mayısında çıkardı. Bazı sebeplerden dolayı 19. sayısı çıkarılamadı.

Yeni Zemin dergisi çok önemli konuları gündeme taşıdı. Türkiye’nin ilerlemesi, gelişmesi için yapması gerekenleri işledi. Dergi yazarları, gündeme getirdiği konuların çözümlerini de sundu. Bu sorunların çözülmesi durumunda Türkiye’nin Dünyanın en saygın güçlü ülkelerinden birisi olacağı hususunun altı çizildi.

Devamını oku...

Ülkemizde uzunca bir süredir “hukuk” üzerinden tartışma yürütülüyor. Bir devletin herkesi bağlayan , herkesin riayet ettiği kanunlarla yönetilmesi onu “kanun devleti “ yapar.

O kanunların evrensel hukuk kurallarına uygun olması o devleti “hukuk devleti “ haline getirir.

Peki Türkiye “kanun devleti” mi , “hukuk devleti “ mi ?

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 7 - 13

7