Salı, Haziran 18, 2019
Text Size

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

Zehra Okullarındaydık..

Zehra Okullarında Eğitimcilerle birlikteydik...

  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16
  • Zehra Okullarındaydık..

    Pazartesi, 22 Nisan 2019 12:06

Siyaset



Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılı olan 2023 için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hedefler açıklamıştı.

Bu hedeflerden en önde geleni ekonomik büyüklükte dünya ülkeleri arasında ilk 10 ülke arasına girmekti.

Dünya ekonomisinde ilk 10’na girmek ve diğer tüm hedeflerin gerçekleşmesi için ülke olaral mevcut performansımızı en az %30 artırmamız gerekiyor.

30 Ağustos 2016 tarihinde yani 2023 den 7 yıl önce hedeflere ulaşmak için HAYATİ önerilerimi sıralamıştım:

Kamu Yönetiminde ‘’Evrim’’ Şart : http://www.ereglimetro.com.tr/pasli-kamu-yonetiminde-evrim-sart-28528h.htm

Bugün 18 Nisan 2019.

3 yıla yakın zaman geçti.

Kamu Yönetiminde ‘’evrim’’ yapabildik mi?

Maalesef!

‘’Zararın neresinden dönülse kardır’’ ilkesinden hareketle bugün HAYATİ önerilerimi yeniden hatırlattım.

Zira bu HAYATİ değişiklikleri yapmadığımız zaman bırakın dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında girmeyi 17 ekonomi olma pozisyonunu dahi kaybeder ilk 20’den de çıkmak zorunda kalırız.

Konuyu biraz açalım:

Çalışma hayatımıza bakalım.

En son 15 Temmuz ve 1 Mayıs resmi tatil kervanına eklendi.

Türkiye’de dini, milli bayramlar ve diğer tatil günleri oldukça fazla. Bunlara zaman zaman yaşanan soğuk ve kar tatilleri de eklendiğinde tam bir tatil cenneti oluyor ülkemiz.

Bu kadar tatil olması ne kadar sağlıklı, ne kadar verimli, ne kadar maksada hizmet ediyor ?

İnsan için üç şey çok zordur.

Devamını oku...

‘’İnsanlar develer gibidir, 100 deveden tam istediğin gibi 1deve bulabilirsin.’’

Hadis-i Şerif

Peygamberimizin bu sözünden ben Yüce Allah’ın 100 insandan birisini ‘’çok zeki/özel/farklı/lider’’ yarattığını anlıyorum.

O halde devletler ve milletler bu 100 den 1 ni testlerle tespit edip onlara yönelik farklı eğitim programlarını mutlaka yapmalılar.

Aksi halde bu 100 den 1 ya yurt dışına kaçar, ya da ülkede kalmak zorunda kalırsa şizofren olur.

Kendi ülkesinde değer bulmayan 100 den 1 n yurt dışına kaçmasına ‘’beyin göçü’’ diyoruz.

Bir millet ve devlet için en büyük tehlike ‘’beyin göçü’’ dür.

Zira siz beyinleri tutamazsanız diğer beyinleri eğiten milletlerin ‘’taşeron’’ işlerini yapmak zorunda kalırsınız.

Peki ‘’beyin göçü’’ nü engellemek için neler yapmalıyız?

Salih amelin 3 şartı vardır:

1.Adalet

2.Düşünce özgürlüğü

3.Adaletin ve düşünce özgürlüğünün hakim olduğu istişare

Adaletin ve düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel ise Nepotizm(akraba kayırmacılığı) ve patriotizm (hemşehricilik)dir.

Devamını oku...

Liyakat TDK’nın sözlüğünde; ‘’Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim’’ şeklinde açıklanmış.

Liyakata dair dinimizde kesin hüküm bildiren yüzlerce ayet ve hadis var. En kuvvetli, net ve vurgulu olanı ise Nisa Suresi 58. Ayet ve ayetin nüzul sebebi.

Nisa Suresi 58 ayetin Nüzul sebebini hatırlayalım. Zira nüzul sebebi manayı kuvvetlendiriyor ve daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.

Bu ayetin iniş sebebine dair şu rivayet nakledilmiştir: Bu ayetin hedef davranışı, özelde Ka‘be'nin anahtarı, genelde emanetin(işin) ehline verilmesi hususunda Peygamber'e (s.a) ve O’nun şahsında tüm zaman ve mekanlarda ümmetine yöneltilmiş bir hitaptır.

Hz. Peygamber Kabe’nin anahtarını Mekke'nin fethedildiği sırada, henüz ikisi de kâfir bulunan Abduddar Oğulları’ndan Osman b. Ebî Talha el-Hacebî el-Abderî ile amcasının oğlu Şeyhe b. Osman b. Ebî Talha'dan almıştı. Abbas b. Abdulmuttalib, Sikâye(Hacıları Sulama Görevi) görevi ile birlikte Sidâne(Kabe’nin korunması, emniyeti,  anahtarının muhafazası) görevini de almak için anahtarı Hz. Peygamber'den istemişti. Rasûlullah (s.a) Ka‘be'ye girdi,    içerisinde bulunan putları kırdı, Hz. İbrahim’in makamını çıkardı. Cebrail de bu âyet-i kerimeyi indirdi. Ömer b. el-Hattâb der ki: Rasûlullah (s.a) bu ayeti okuyarak Ka‘be'den dışarı çıktı. Daha önce O'ndan bu ayeti işitmiş değildim. Sonra, Osman ve Şeybe'yi çağırıp söyle dedi: “Haydi bu anahtarları alın. Bu, ebediyen sizin ve soyunuzdan gelen çocuklarınızın elinde kalacaktır.

Peygamber devamla; ‘’Bu anahtarları sizden ancak zalim bir kimse alır.”  Bu ayetin mesajını böyle bir olaya indirgemek büyük bir vebaldir. Zira ayette; milletleri ve devletleri ayakta tutan ilkeler bildirilmektedir. Adalet, emanet, ehliyet, Allah'ın üzerinde önemle durduğu ilkelerdir. Emanet sözcüğünün anlamı ile ilgili Ahzâb sûresi'nde detaylı bilgi verilmiştir.

Buradaki konu edilen emanet, sözcüğünün terimsel anlamlarından biri olan, “kamu görev”idir. Ayetteki, Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor ifadesinin birinci cümlesi topluma, ikinci cümlesi de toplumsal görev alanlara yöneliktir.

Devamını oku...

Tarihi Allah yazar.

Yazdığı senaryo için o anda uygun oyuncu kişi ve milletlere rollerini talepleri üzerine verir.

Bir millet gelir Hak ve Adaletle yeryüzünde Allah’ın kullarına hizmet eder, kendisi de değer kazanır.

Hak’tan ve Adaletten ayrıldıklarında ise Rabbim onları başka bir milletle değiştirir.

‘’Ey inananlar ! Sizden kim dininden dönerse, Allah (onların yerine) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar, Allah yolunda gayret gösterirler, (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah'ın bağışıdır, onu dilediğine (dileyene) verir. Allah lütfu geniş olandır, O (her şeyi) hakkıyla bilendir.’’ Maide,5/54.

Bir işin İslam’a uygun olması için 3 temel esası barındırması gerekir;

1.Adalet

2.Düşünce Özgürlüğü

3.İstişare

24 Haziran seçimini değerlendirdiğimizde bu aziz milletin şu mesajı verdiği açıktır.

Mesaj kısaca şudur: ‘’7 Haziranda verdiğim kısa mesafeli ev ödevlerini yaptın ve 1 Kasım’da tekrar görev verdim. 16 Nisanda ülkenin ihtiyacı olan sistem değişikliğine yeşil ışık yaktım. Evet ben seninle bu tarihi yürüyüşe devam edeceğim. Şimdi ise uzun mesafeli 2023, 2053, 2071 hedeflerine yürümek için senden daha ciddi bir Öz eleştiri, silkinme, arınma, yenilenme, uzlaşma bekliyorum.’’

Büyük yolculuklar için yola çıkacağınız ekibin her açıdan zenginliğe, enerjiye, motivasyona, inanca ve kondisyona sahip olması gerekiyor.

Ben bu yapılacak YENİLENME işini kartalın DEĞİŞİMİNE benzetiyorum, şöyle ki:

‘'Kartallar, kuş türleri içinde en uzun yaşayan türlerin başında gelir. Ortalama 70 - 100 yıl yaşayabilirler.

Ancak çoğunluğunun vahşi yaşam mücadelesi ortalama 40-50 yıl sürer.

Peki, bu neden böyledir?

Bu sorunun cevabı, kartalın yeniden doğuşu yaşadığı çile döneminde saklıdır.

Devamını oku...

Milletimiz Ramazan ayının güzellikleriyle seçim atmosferini birlikte yaşıyor. Siyaset, halkımızın kahir ekseriyetinin yakından ilgilendiği konulardan.

Seçim sürecinin kısa olması ve böyle mübarek günlerle çakışması bizi bazı konularda daha dikkatli olmaya sevk ediyor.

Bir kısım alışkanlıklarını oruçla –Allah Rızası için- terk etmek zorunda olan kardeşlerimiz haliyle daha asabi ve gergin olabiliyor. Bu anlamda konuşma münakaşaya dönüşmeye başladığında bizlere ‘‘ben oruçluyum’’ ifadesiyle çekilmemiz tavsiye edilmiş Allah’ın elçisi tarafından.

Zaten Ramazan ve dışındaki zamanlarda da ‘’Münakaşadan -haklı olsa bile- vazgeçmedikçe kişinin imanı tamam olmaz’’ tavsiyesi var Peygamberimizin.

Bu seçimde aynı tabandan ayrılan birkaç partinin müntesiplerinin birbirlerine gerçek hayatta ve sosyal medyada kullandıkları dil kardeşlik ve dostluğumuza zarar veriyor.

Tabii ki herkes kendi fikrini savunacak ama fikirlerimizi savunurken iletişim yöntemimizde lütfen şu 7  ilkeye dikkat edelim.

1.İman etmedikçe cennete gidemezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz ameli söyleyeyim mi. Aranızda selamı yayınız.En çok muhalif dost ve kardeşlerinize selam verin siyasi fikirlerinizi onlara anlatın.

O halde:‘’Keller yağırlar birbirini ağırlar’’ formatından çıkın.

2.İsra suresi 36. Ayette Rabbimiz: ‘’Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumludur’’ buyurur.

O halde: Doğruluğundan emin olmadığınız, elinizde kesin bilgi ve belge olmayan hiçbir konuyu konuşmayın/yazmayın/dinlemeyin/aktarmayın".

3.Hucurat suresi 6. Ayette Rabbimiz:‘ ’Ey inananlar! Size yoldan sapmış birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz’’ buyurur.

O halde: Haber kaynağına dikkat edin, kaynağı sağlam olmayan haberlere itimat etmeyin, inanmayın.

4.Maide suresi 8. Ayette Rabbimiz: ‘’Ey inananlar! Allah için adaleti (hakkı) ayakta tutun ve adaletle şahitlik eden kimseler olun! Sakın herhangi bir gruba karşı duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya sevk etmesin! Adil olunuz! Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaya en yakın olan davranış budur. Allah'a karşı gelmekten sakının! Hiç kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır’’ buyurur’’

O halde: Karşınızdaki en önemli hasmınız da olsa adaletten, düşünce özgürlüğünden vazgeçmeyin.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 13

Başlangıç
Önceki
1