Cumartesi, Mayıs 26, 2018
Text Size

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

Radyo Gençlikte Filiz Akman'ın hazırlayıp sunduğu 'Canefşan' programında 'Aile' yi konuştuk..

  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52
  • Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

    Cuma, 02 Şubat 2018 14:02
  • Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Öğrencileriyle Ders Yaptık...

    Çarşamba, 27 Aralık 2017 14:54
  • Meram Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gençleriyle Tecrübelerimizi paylaştık.

    Çarşamba, 27 Aralık 2017 14:43

Siyaset



Küçükken evde av tüfeğini elime aldığımda büyüklerim:

--‘’Bırak onu evladım çok tehlikeli’’ dediklerinde,

--‘’Ama tüfek boş, içinde mermi yok ki! Cevabını verirdim, onlar:

--‘’Olsun şeytan doldurur’’ dediklerini hatırlıyorum.

Aslında ‘’Anadolu İrfanı’’ ile cevap veren büyüklerim çok önemli bir gerçeğe dikkat çekiyorlar ve beynime, kalbime, vicdanıma o gerçeği nakşediyorlardı.

Evet şeytanın  işinin özü  boşluk doldurmaktı.

Emaneti yüklenen ve akıl ve nefisle imtihan için dünyaya indirilen insana büluğ çağından itibaren tüm zaman ve mekanları nasıl dolduracağına dair bilgiler kitaplar elçiler ve alimler tarafından sunulmuştur.

Tırnak kesme adabından, devlet yönetimine, mikrodan makroya tüm insanın muhatap olacağı meseleler ayrıntılarıyla insanın önüne konulmuştur.

Nerede bu hazine sesini duyar gibiyim.

Yüce Yaratıcının rehberliğinde elçisi Mekke ve Medine’de kıyamete kadar tüm insanlığın saadetini temin edecek , dertlerine derman olacak ‘’kök hücreleri’’ üretmiş ve Ümranımızın kalbi Medine soğuk hava deposunda bize miras olarak bırakmıştır.

Bize düşen Ümranın kalbi Medine  ile bağlantı  kurmak ve bağlantı kurduğumuz damarların her daim açık olduğundan emin olmaktır.

Sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel v.b. meselelerimizin çözümünde kalbe ulaşıp ‘’kök hücre’’yi temin ederek olayı çözme kabiliyetine sahip olmamız gerekiyor.

(Sosyal, siyasi, hukuki, kültürel problemlerimiz için ‘kök hücre kaynağımız’ var mı?

http://www.cemilpasli.com/?option=com_content&catid=9&id=850&view=article&Itemid=1&font-size=smaller )

Kalbe ulaştığımızda elde ettiğimiz ‘’kök hücre’’ler ilaçların içerisindeki ‘’etken madde’’ gibi.

Nasıl ki ağrı kesici veya aynı hedefe yönelik ilaçların etken maddesi genel de aynı iken sunumda şekli(draje, tablet, şurup, serum, fitil, ampül v.b.) , dozu farklılık arz ediyor.

Peygamberimizin Kur’an ışığında üretip bizlere emanet ettiği ‘’kök hücre’’nin her çağa uygun sunuma kavuşturulması gerekiyor.

Onun çağımız için uygun sunum formatına kavuşturulmasına ‘’güncelleme’’ diyoruz.

Devamını oku...

Kainatta süregelen 2 çeşit sistem var.

1.Rabbimizin ‘’sünnetullah ‘’ diye ifade ettiği tabiat kanunları ki insan dışında diğer varlıklar bu kanunları doğuştan kendilerine yüklenen programa sayesinde biliyorlar ve uyumla hareket ediyorlar.

2.İnsana verilen irade ile kendine açılan alanda dilerse sünnetullaha uyumla, dilemezse  -dünya/ahiret bedelini ödemeyi kabul ederek- uyumsuz hareket edebildiği sistem

Bireyler ve milletler Kainattaki ‘’sünnetullah ‘’ denilen sistemi yakından tanıdığı ve ona uyumlu hareket ettiği oranda yükselirler,ilerlerler,gelişirler.

Bir millet gelir bu sistemi tanır,uygun hareket eder ve Hak ve Adaletle yeryüzünde Allah’ın kullarına hizmet eder.

Hak’tan ve Adaletten ayrıldıklarında ise Rabbim onları başka bir milletle değiştirir.

‘’Ey inananlar !

Sizden kim dininden dönerse, Allah (onların yerine) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar,

Allah yolunda gayret gösterirler, (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler.

Bu Allah'ın bağışıdır, onu dilediğine (dileyene) verir. Allah lütfu geniş olandır, O (her şeyi) hakkıyla bilendir’’Maide,5/54.

Bir işin İslam’a(İslam’dan kasdımız Hz.Adem’le başlayan Hz.Muhammed’le tamamlanan tüm hak dinler)  uygun olması için 3 temel esası barındırması gerekir;

1.Adalet

2.Düşünce Özgürlüğü

3.İstişare

Anadolu irfanına sahip milletimiz asırların tecrübesiyle yukarıda  tarif ettiğimiz ‘’sünnetullah’’ en iyi anlayan ve yorumlayanlardan.

7 Haziran ve  1 Kasım seçimlerini değerlendirdiğimizde bu aziz milletim devleti yönetenlere  şu mesajı vermişti.

Devamını oku...

Olumlu ve değerli değişim, bireysel anlamda insanın esfel-i safilinden çukurundan kurtulup,ahsen-i takvim zirvesine doğru her gün yeni bir adım attığı sürecin adıdır.

Bunun tersi de mümkündür.

Devlet ve milletlerin değişimi de aslında bireylerin değişim yönü ve hızının bileşkesiyle doğru orantılı olarak artar ve ya azalır.

Elmas en çok değişimi yaşayan maden olduğu için en kıymetlidir.

İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.

Hz. Muhammed(s.a.v.)

Kainatta geçerli olan sünnetulla/adatullah’ın değişmeyen kuralı:sürekli/kesintisiz değişim.

Aynı sularda/nehirde iki kez yıkanılmaz.

Herakleitos

Peki o halde siyasette, ticarette, kültürde, sporda kısaca hayatın her alanında mutlaka hakim kılınması gereken süreç: sürekli/kesintisiz değişim.

Bu sürekli/kesintisiz değişim kuralına Rabbim işaret eder:

Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.

Rahman,55/29

Peygamberimiz en net şekliyle sürekli/kesintisiz değişim gerçekliğini emreder.

‘Allah işini geliştiren, ilerleten(inovasyon yapan) iş adamını sever=İnnellahe yuhibbul muhterif’

Hz. Muhammed(s.a.v.)

Uzun bacaklı İngiliz iyi çalışmış dinin bir kısmını (kişisel ibadetler) öğrenmemiz için bütün kapılar açılmış, diğer kısmı için (toplumu ilgilendiren ibadetler) çıkarılabilecek bütün engeller yerleştirilmişti.

Devamını oku...

Önceleri de var.

Ama özellikle Büyükada buluşmasının emniyete, arkasından yargıya intikali almanları çıldırttı.

Bizim soğukkanlı bildiğimiz hanslar bu kez çok öfkeli, aşırı agresif takılıyorlar.

Neden acaba?

Öfke, insanların alışageldikleri ve kendileri kolaylaştırılmış durumlarda engelle karşıladıklarında ve bu engeli kısa sürede aşamadıklarında yaşadıkları kontrol edilemez duygunun adıdır.

Almanya ve İngiltere daha sonraları da Abd bizim iyi niyetimizi ve temiz duygu ve düşüncelerimizi yakın tarihimizde o kadar çok istismar ettiler ki, bu onlarda uyuşturucu madde bağımlılığı benzeri bir alışkanlığa yol açtı.

Sultan Abdulaziz’in su-i kastıyla iyice dışa vuran hasta adamı iyileştirmeden ve öldürmeden zayıf ve aciz halinden istifade etme, başka bir ifadeyle hastalığını istismar etme siyaseti son 150 yılda Batı ülkelerini fevkalade memnun ve mutlu ediyordu.

Şeftali, fındık, çay, kiraz v.b. batıya lazım olacak en güzel ürünleri üretmesi ancak araba, telefon, saat ya da uçak üretmemesi üzerine bütün sistem kurulmuştu.

Millet ne zaman sistemin dışına çıkmaya çalışsa devletin içine, bünyenin içine yerleştirdikleri satılmış, devşirilmiş hainler (our/your boys=birilerinin çocukları) vasıtasıyla millet terbiye ediliyor, hizaya çekiliyordu.

15 Temmuz defalarca başarıyla yaptıkları hizaya çekme operasyonlarının sonuncusuydu.

Son yıllarca yaşadığı travmaları bir aşı gibi bünyesinde bir BAĞIŞIKLIK sistemine dönüştürmüş olan bu aziz millet bu sefer içinde ve dışında harekete geçmiş tüm hainlere tarihte görülmemiş bir kahramanlık destanıyla ‘YETER SÖZ DE, KARAR DA, İRADE DE MİLLETİNDİR’ dedi.

Millet lideriyle beraber ‘Dünya 5 den büyüktür’ sözü etrafında oluşturduğu mazlum milletlere sahip çıkma iradesinde kanını dökerek, canını feda ederek kararlı duruşunu 15 Temmuzda tüm dünya halklarına göstermiştir.

Bu duruş 1945’de 5 ülke ve uyduları, köpekleri, karakolları üzerine kurdukları dünya sisteminin S.O.S. vermesine sebep olmuştur.

Her zaman olduğu gibi asıl beyin olan İngiltere, Fransa  ve Abd gibi ülkeler geride durup Almanya, İsrail, BAE v.b. ülkeleri önden sürmüşlerdir.

Devamını oku...

Milletimiz sistemin rehabilitasyonu talebiyle yetkiyi 16 Nisan’da verdi.

Süre Mart 2019 da, bütünlemeye kalınırsa Kasım 2019 da doluyor.

Millet beklediğini bulamazsa başka bir tarafa döner.

Zira bu millet ‘Anadolu İrfanı’ sahibi.

Neydi Anadolu İrfanı:

‘’Ne İskender takmışım ben

Ne Şah, ne Sultan

Anadolu’yum ben

Tanıyor musun?’’(Ahmet Arif)

Peki Anadolu İrfanı tam olarak ne istiyor?

Anadolu İrfanı daha önce yaşadığı Selçukilerle gelişen, Fatih Sultan Mehmet’le zirveye ulaşan, II.Beyazıt ile kemale ulaşan, Yavuz Sultan Selim’in Mercidabık, Ridaniye seferlerinden sonra özellikle Ezher alimlerini İstanbul’a getirmesiyle değişip kan kaybetmeye başlayan toplumun tümünü kucaklayan, hiç ama hiç kimseyi ‘öteki’ haline getirmeyen bir yeni yönetim sistemi istiyor.

Selçukiler ve  Osmanlılar Fatih Sultan Mehmet ve II.Beyazıt dönemine kadar toplumun tüm kesimleriyle tam bir konsensüs halinde refah toplumu oluşturmuşlardı. Mısır’ın alınmasıyla Ezher’den gelen  alimlerin kısa sürede etkisiyle Osmanlı Devleti katı bir Sünni çizgiye oturtularak, Şii ve Alevileri ‘öteki’ haline getirdi. Türkmenlerden oluşan  Şii ve Alevi topluluklar kalabalık oldukları için isimlerini zikrettik. Bunlar dışında da daha küçük topluluklar da kendilerini yavaş yavaş ‘öteki’ olarak hissetmeye başladı. Daha sonra çıkan isyanlar, ikta ve tımar sistemindeki bozulmalar ve devamı dünyanın en muhteşem devletinin yıkılmasıyla sonuçlandı.

Burada uzun uzun tarih bilgisi verecek değilim.

Şimdi format zamanı derken, öncelikle  ana bilgisayarımız olan beyinlerimizden başlayıp halka halka devlet yönetim sistemimize kadar bir format atmak zorunluluğundan bahsediyorum.

O halde formata başlayalım.

Muhammed bin Abdullah’a son Peygamberlik görevi M.610 yılında verildiğinde ve 13 yıllık zihinsel hazırlıkla oluşturduğu 1500 kişilik kadrosuyla M.622 yılında Medine’de devletini kurduğunda , dünyada 2 süper devlet ve 2 büyük din vardı.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 12

Başlangıç
Önceki
1