Çarşamba, Haziran 19, 2019
Text Size

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

Zehra Okullarındaydık..

Zehra Okullarında Eğitimcilerle birlikteydik...

  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16
  • Zehra Okullarındaydık..

    Pazartesi, 22 Nisan 2019 12:06


Geçen haftaki yazımızın başlığı “ESKİ HAL MUHAL YA YENİ HAL YA İZMİHLAL” DİYORSANIZ: EVET, EVET, EVET” idi.

Ömrü boyunca hep değişimi, dönüşümü kovalayan Bediüzzaman bu sözü söylemesinin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Ama bu söz, bu gün için de en az o zaman kadar anlamlı ve önemli.

1431 yıllık İslam tarihine derinlemesine baktığımda (gerek İslam Mezhepleri ve Fırkaları tarihini, gerekse “Alevilik” tarihini incelediğimde ) şu hakikati net olarak görürüz. Peygamberin, insanları özgürleştirmek ve sadece yaratıcılarına kul olmalarını sağlamak için getirdiği “en adil yönetim sistemi “ 30 yıl  devam etmiştir. Bu zaman dilimi tarihe asrı saadet olarak kayıt düşülmüştür. Peygamber ”benim hilafetim 30 yıldır, ondan sonra ısırıcı bir saltanat gelecektir” sözüyle 30 yıldan sonraki zamanın Kuran ve Sünnetin önerdiği ideal yönetim tarzı olmadığını ifade etmiştir.

30 yıl hilafetten sonra İslam’ın temiz, saf, abı hayat dediğimiz suyu Sıffin olayından sonra bozulmaya başlamıştır. Sıffin bana göre İslam tarihindeki en önemli kırılma noktasıdır.

Sıffin olayı ve sonrasında Muaviye b. Ebu Süfyan’ la başlayan “ısırıcı” saltanat hayatın her alanını etkilemiştir. Siyaset, eğitim, ekonomi, ahlak, sanat v.b. tüm alanlara ısırıcı ve baskıcı bir saltanat ruhu hakim olmuştur. Bu anlayış saltanatı devam ettiren devletlerde de aynen sürdürülmüştür.

Adalet, özgürlük, insan hakları bazı adil hükümdarların şahsi gayretleriyle sağlanmış olsa da genel itibariyle ihlal edilmiştir. Özellikle Emevilerle birlikte Fetih anlayışı dahi saltanatın yörüngesinde değişmiş ve İslam’da ki fırkaların oluşmasında en temel sebep olarak ortaya çıkmıştır. Peygamber ve sahabenin izlediği fetih yaklaşımı ile emeviler ve sonraki İslam devletlerinin fetihleri arasında çok temel anlamda farklılıklar oluşmuştur. Hilafet anlayışında gönüller, kalpler fethedilirken, saltanat anlayışında bu fetihler daha çok askeri fetihler olarak kalmıştır. (geniş bilgi için bkz: http://www.cemilpasli.com/turk-aleviligi/orta-asya-fetihleri-orta-asya-fetihleri )

Onun için okumalarımızda ve değerlendirmelerimizde İslam’ı önceliyor ve önemli görüyorsak Sıffin’ den önce ve Sıffin’den sonra diye iki ayrı bakışla tarihi ele almamız gerektiğini düşünüyorum. Bu 1400 yıllık saltanat sürekli devam etmiş iyi insanların elinde güzel neticeler verse de, kötü insanların elinde tam bir zulüm müessesine dönüşmüştür.

Osmanlının yıkılması ve Cumhuriyetin kurulmasıyla saltanat yıkılsa da bu kez halk adına karar veren müesseseler oluşmuştur. Tek kişinin yerine kararlar alan oligark diyeceğimiz bu kurumlar vesayete muhtaç gördükleri halk adına kendileri karar vermeye, anayasa ve yasa yapmaya devam etmişlerdir. Halka tepeden bakan bu yapılar tarafından yapılan 12 Eylül anayasası bu güne kadar etkinliğini sürdürmüştür. Yani trenin gideceği rayları ve rotasını bu oligarklar belirlerken, demokrasi görüntüsü olsun, dünyaya rezil olmayalım gibi mülahazalarıyla “dostlar alışverişte görsün kabilinden trenin yönetimine dair kısıtlı bir kısım imkânları halkın temsilcilerine bırakmışlardır.

12 Eylül 2010 da, 1400 yıldan sonra ilk defa halka, kendi yönetimiyle ilgili temel konularda kendinin karar vermesi imkânı kendisine tanınmış, halkta bu imkânı çok güzel değerlendirmiş, saadet sarayının kapısını açmıştır. Bundan sonra en yüksek sesle “bir daha saltanata asla”, “bir daha oligarklara asla” ,”tam özgürlükçü, tam demokratik anayasa “ talebiyle yoluna devam etmelidir.

Cumhuriyeti ilan eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nde, "Riyaset Makamı"nın yani başkanlık kürsüsünün hemen arkasında iki anlamlı levha vardı: "Hâkimiyet milletindir" sözü ve "Ve emrühüm şûrâ beynehüm" (Şûrâ Suresi, 38) ayeti. Söz konusu ayet-i kerimede, "Onların (yani Müslümanlar'ın) meselelerini çözme usulü danışmadır" buyruluyordu. "Hâkimiyet milletindir" sözü ise yönetici iradeyi, padişahlık sistemindeki gibi bir ferde veya zümreye değil millete ve haliyle onun temsilcilerine veriyordu.

Yakın tarihimizde bu hakikatlerin hayata geçirilemediği hepimizin malumu. İşte şimdi 13 Eylül de açılan kapıyla bu gerçekleri hayata geçirme imkânı oluşmuştur. Referandum döneminde olduğu gibi referandum da “evet” için çaba gösteren kesimlerin çok daha fazla bir çaba ile yeni anayasa, “ milletin anayasası” için çalışmalıdır. Özellikle STK lar ve basına bu konuda büyük görevler düşüyor.

Yorumlar (5)

Bu yorumun beslemesine abone olun
Acaba ?
0
selamunaleykum cemil ağabey. uzun süre oldu görüşmeyeli, inşallah iyisinizdir. "1400 yıldan sonra ilk defa" başlıklı yazınızı okudum fakat anlayamadığım yerler var onları sormak istiyorum. rasulullah (asm): "benden sonra hilafet 30 yıldır,ondan sonrası ısırıcı saltanattır." hadisiyle neyi kasdetmiştir? yani o 30 yıldan sonra yeryüzüne bir daha kuran hükümleri hakim olmayacak mı? eğer böyleyse selçuklu ve osmanlı devleti (lale devrine kadar en azından) islamın hakim olduğu devletler değiller miydi? eğer ısırıcı saltanat ebedi olarak sürecekse "kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır." ayetini nasıl anlayacağız. hem ahir zamanda tekrar islamın hakim olacağı ile ilgili onca hadis yok mudur? anladığım kadarıyla eski hükümetlerin "hakimiyet milletindir" kaidesini hakkıyla uygulamadıklarını, saltanata benzer oligarşik düzen kurduklarını ve bir vesayet sistemi kurarak "halkın hakimiyetini" halka rağmen kendilerinin kullandığını eleştiriyorsunuz. yani sizin eleştirdiğiniz nokta egemenlik hakkının halka ait olması gerekirken bir kısım zümrenin bu hakkı onlardan gasbetmiş olmasıdır.
peki sizce de egemenlik kayıtsız şartsız milletin midir?!!!
"ELA LAHU HALKU VEL EMR" "yaratmak da hükmetmekte ALLAH a aittir." diyor kuran. " KUL E ENTUM A'LEMU EMİLLAH" "siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa ALLAH mı? diyor kuran. şimdi bu ayetlerin hükmü kalkmış mıdır? (haşa) müslümanların çoğu demokrat kesilmiş maşallah! ve zikrettiğim ayetler ve benzer ayetler bir çok müslümanın nazarında tabiri caiz ise "demode" olmuş durumda. gördüğüm kadarıyla saltanattan, oligarşik despotizmden,dikdatör rejimlerin ğazabından korkup kaçanlar demokrasinin şefkatli(!) kucağında buluyorlar kendilerini. demokrasi halkın hakimiyeti değil midir? yani mesela halkın çoğunluğunu temsil eden vekiller zina suç değil diyor ve bu toplumda zina suç olmaktan çıkıveriyor. öyle değil mi.bir tarafta Allah ın koyduğu kanun diğer tarafta Allah a rağmen insanların kanunları. o halde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: demokrasi bir dindir. benim şaşırdığım nokta şu : nasıl oluyor da biz gençlerin değer verdiği bazı büyüklerimiz bu demokrasi yalanına bu kadar inanabiliyorlar ve bu yolla islama hizmet edebilecekleri kanaatini taşıyabiliyorlar. haddim değil ama "hakkın hatırı alidir" bu görüşlerinizi kuran süzgecinden geçirerek tekrar kontrol etmenizi temenni ediyorum. "HAK ANCAK RABBİNDEN GELENDİR" selametle....
Barış Aldemir , Eylül 17, 2010
Biraz daha yukarıdan bakalım mı ?
0
a.s kardeşim.
muhakkikin şe'ni gavvas olmak,herşeyin menbaını bulmak,mazinin amakına dalmak,zamanın tesiratından tecerrüd etmek,mantığın terazisiyle tartmaktır.
Büyük insanlar fikirleri,orta insanlar olayları ,küçük insanlar kişileri konuşur.
İki yazıyı daha dikkatli oku ama şu açıdan bak. http://www.cemilpasli.com/siya...-evet-evet ve http://www.cemilpasli.com/siya...a-ilk-defa
Ben bu yazılarda SİSTEM üzerinde duruyorum.Peygamber ve raşit halifelerinden sonra başlayan YÖNETİM SİSTEMİ İslami bir yönetim sistemi değildir.Babadan oğula geçen bu saltanat sistemi yanlıştır.İslamın tasvip etmediği bir sistemdir.İslamın yönetimle ilgili yaklaşımı "ve emruhum şura beynehum" dur.1400 yıldan sonra ilk defa bu anlama doğru bir ADIM atılmıştır.Ve bu adımların arkası gelecektir inşaallah.Bu memlekette insanların v sı başörtüsünün serbest olmasını istiyor ki İslam da demokrasi de temel haklar refarandum konusu olmaz.Biz Din-devlet ilişkilerini 1993 yılında tartıştık sempozyumda.Hepimizin kafa yorması gerekn konular bunlar.Bu ilk adımı ben alkışlıyorum.1400 yıllık SİSTEM tabii ki bir anda değişmez.Ama her yol ilk adımla başlar.Büyük düşün ,yukarıdan bak.Kişiler , olaylar önemli değil.Şuna rabbimin varlığı ve birliğine inandığım gibi inanıyorum ki bu adımların arkası gelecek ve Allah nurunu tamamlayacak.Ümitvar olmamız için en büyük sebeplerden birisi de bu adım.12 eylül 2010 saadet güneşinin ilk ışıklarıdır.Ömrümüz olursa Cemil abi dediydi dersiniz.Bu çok büyük bir sarayın kapısının anahtarıdır inşaallah.
Essabru miftahul ferec.
Teşekkür ederim.Allah Razı Olsun.
Yorumlarını beklerim.
Selam ve dua ile Allaha emanet ol kardeşim....
Uzm. Cemil PASLI , Eylül 17, 2010 | url
...
0
" onlar aralarında bir anlaşmazlığa düştükleri vakit onu ALLAH a ve RASULU ne götürürler." peki bu gün evet dediğiniz insanlar iş yaparken ALLAH ı ve RASULU nü hiç dikkate alıyorlar mı? "ve emruhum şura beynehum" semi'na ve a'tayna işittik ve itaat ettik; ancak bu gün müşrikler de kafirler de aralarında danışarak işlerini hallediyorlar. o ayetten kasıt MÜ'MİNlerin sırasıyla kurana, sünnete, icmayı ümmete ve kıyası fukahaya göre istişare etmeleri değil midir? eğer meselelerini bu dört kaynağa göre çözemezlerse bunlara aykırı olmamak şartıyla içtihat yapmaları olarak anlaşılmaz mı ayetten? bu gün yapılan icraatların ne kadarı kurana sünnete uygun?
Saltanat islama ne kadar aykırı bir yönetim tarzı ise demokrasi de o kadar islama aykırıdır.hatta egemenliği bütün halka vermesi hasebiyle saltanattan daha şedittir bu noktada. "allah ın hükmüyle hükmetmeyenler kafirlerin,zalimlerin fasıkların ta kendileridir" (maide 45,46,47) tabi bu ayetlerin modası geçeli(!) çok oldu bazılarının nazarında. Allah ise boş konuşmaktan abesle iştigal etmekten münezzehtir.
Hemen hemen her konuda örneğin namaz oruç gibi konularda peygamber efendimizden (sas) öğrendiğimiz gibi amel etmeye çalışıyoruz. Neden islama hizmet veya Allah ın hükmünü hakim kılma noktasında kafamızdan metodlar geliştiriyoruz. Haşa Allah azze ve celle dinini hakim kılmanın metodunu öğretmemiş midir?
"fesda' bima tu'mer" emrolunduğun şeyi gürleyerek söyle" diyor kuran. kabul etmediğin halde onlardan gibi görünerek islama hizmet et DEMİYOR. .
Barış Aldemir 17 Eylül, 20:06 eğer öyle olsaydı rasulullah da onların aralarına katılır hatta teklif edilen reisliği kabul eder ve bu yolla islama daha iyi(!) hizmet ederim düşüncesine pekala kapılabilirdi. ama o asm hiç bir zaman müşriklere meyletmedi onlardan ve sistemlerinden medet ummadı.Allah a dayandı ve "festekim kema umirt" "emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ilahi fermanına teslim oldu.
Yavaş yavaş diyorsunuz birden olmaz diyorsunuz. evet doğrudur birden olmaz. bu sünnetullah a da aykırı zaten. "siz kendinizde olanı değiştirmedikçe Allah da sizin durumunuzu değiştirmeyecektir." (rad 11) demek ki çözümü şu sistemde bu sistemde aramamız değil kendimizden başlayarak tevhidi imanı yaymakta arayacağız TIPKI EFENDİMİZİN YAPTIĞI GİBİ.
Allah ın razı olmadığı bu sistemden veya sistemi özümsemiş "müseylemelerden" (müslümancıklardan) medet umanlar ileride nasıl bir aldanışa sürüklendiklerini anlayacaklar.
Bu gün müslümanın davası insan hakları davası değildir,özgürlük davası değildir,başörtüsü davası da değildir. müslümanın davası ALLAH IN HÜKMÜNÜ HAKİM KILMA DAVASIDIR. hem kendinde hem toplumun her alanında. ve bunun yolu da bellidir. laiklik,demokrasi,liberalizm vb dinler zail olmaya ve batmaya mahkumdur. ve ben de ibrahim in dediğini söylüyorum:"LA UHİBBUL AAFİLİN" "BEN BATANLARI SEVMEM" .
Barış Aldemir 17 Eylül, 20:17 bu konularda farklı düşünüyoruz. bir kardeşiniz olarak kalmak istiyorum.biliyorum ki bu konuda söylediklerimin sizin üzerinizde pek tesiri olmayacak. (rabbim tesirini halkeylesin) ancak doğru bildiklerimizi anlatmakla memuruz. Rabbime niyazım ilim sahibi büyüklerimizdeki tevhidi akideyi sağlamlaştırsın ve onlara basiret,feraset versin ki biz ilim sahibi olmayan küçükler olarak onlara hürmette ve ittibada kusur etmeyelim. vesselam...
Barış Aldemir , Eylül 18, 2010
Yukarıdan lütfen biraz daha yukarıdan...
0
s.a
Aziz kardeşim 8 yıl İlahiyat tahsili almış ,25 yılda iman hizmeti yapmaya çalışan bir stk gönüllüsü bir kardeşinim.Aziz kardeşim düşündüğün ve yazdığın her şey kesin "İslam" mış "Kuran" mış gibi düşünmekten vazgeç.Sen İslam ve Kuran dan onu anlıyorsun.Sen de ben de vahye mazhar değiliz.Kuran ve sünnetten anladıklarımızı yaşamaya ve anlatmaya çalışıyoruz.Özellikle sonlara doğru sen tam bir hidayet içinde ve beni de söylediklerinin tesir etmediği "uçurumun kenarındaki bir insan gibi göstermişsin.Ben yukarıdan bak diyorum.Sen insanlara indirgiyorsun.Bizim oy verdiğimiz Recep Tayyip Erdoğan değildir.Hazırlanmış olan değişiklik METNİDİR.Bir şey büsbütün elde edilmezsa büsbütün terkedilmez" usulünce eski ve yeni iki metni kıyaslarsın ona göre karar verirsin oy verirsin.Sana 3. bir metin yaz onu oylayalım diyen mi var. ? Buna gücün var mı ? İraden var mı ?İstemek başkadır.İrade etmek başkadır.Üstadın Emirdağ Lahikasında Menderes ve Celal Bayar a yazdığı mektupları oku.Eğer sırf HARİCİLERİN Hz. Ali ye karşı yaptığı gibi ayetleri sloganlaştıracaksak onların tarihte yaptıkları ortada.Onlarda Hz. Aliye karşı"inil hükmü illa lillah" diyorlardı.Ama haricilerin tarihini bir oku.Bu toplum olumlu yönde değişiyor.Ben öyle görüyorum.Tekrar söylüyorum.1400 yıllık kültür ve alışkanlıklar bir anda değişmez.Samimi olan, Allah için inanan ve çalışan insanların tek yapmaları önce kendileri inandıklarını yaşamaları sonra daha fazla çalışmları ve sabırlı olmaları.
Allah bütün müslümanların hidayetini artırsın.Amin.
Selam ve dua ile....
Uzm. Cemil PASLI , Eylül 18, 2010 | url
...
0
aleykumselam 1.cemil abi beni yanlış anladınız. ben tesir etmeyecek derken görüşlerinizi değiştiremeyeceğim galiba demek istedim.çünkü çok nadirdir ilim sahibi olanların ilim sahibi olmayan veya az bir ilme sahib olanlardan etkilenmeleri.hakikat söylenmiş olsa da.

2. benim ilgilendiğim şey şahıslar değil sistemler ve onların icraatlarıdır.Allah a isyanla dolu (mesela laiklik) ve özgürlükleri kısıtlayan bir anayasa ile yine Allah a isyanla dolu fakat görece özgürlük vaadeden iki anayasa arasında tercih yapmaya mahkum edildik.yani ölümü gösterip hastalığa razı etmeye çalışıyorlar.halbuki biz ihya olmayı da şifa bulmayı da öğrenmiştik efendimizden (s.a.s) bizleri denize atmışlar yılana sarılmaya mecbur kılmak istiyorlar.halbu ki bizler yüzme bildiğimizi hatırlamalıyız.

3.haricilerin yaptıklarından Allah a sığınırız.eğer ben de hak söz ile batılı kastediyorsam,ayetleri ardı ardına dizip sonra yan gelip yatıyorsam,müslümanların durumuyla hemhal olmayıp bu gidişe dur demek için çalışmıyorsam,her fırsatta tevhidi yaşayıp anlatmaya çalışmıyorsam o zaman harici suçlamasını hakedebilirim. ayrıca ayet hadis söylemeye korkar olduk "sen onun tefsirini nerden bileceksin (MÜBîN olduğu halde) ,hariciler gibi ayetleri sloganlaştırma" gibi eleştiriler oldukça revaçta.

4.velhasıl yukarıdan aşağıdan sağdan soldan önden arkadan nerden bakarsak bakalım bu meselede ittifak etmemiz muhal ender muhal gibi görünüyor. "ey iman edenler! eğer Allah'tan korkar ve takva sahibi olursanız, O size hak ile batılı ayırdedici bir anlayış verir..." (enfal 29) Rabbim hepimize takva ve basiret nasib etsin. hakkınızı helal edin sizi kırdıysam. dualaşalım inşallah. fi emanillah...
Barış Aldemir , Eylül 25, 2010

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy