“Milleti ona koşarak geldiler. Daha önce kötü işler işliyorlardı.

"Ey milletim! İşte bunlar benim kızlarım, onlar sizin için daha temizdir. (size nikahlayabilirim!)

Allah'tan sakının, konuklarımın önünde beni rezil etmeyin. İçinizde aklı başında kimse yok mudur?" dedi.” Hud, 11/78.

Kur’an-ı Kerim 76 ayette bizzat, 1000 yakın ayette dolayısıyla akıl(taakkul), fikir(tefekkür), zikir(tezekkür), tedbir(tedebbür)den bahseder.

İnsanı halife yapan ilk muhatap esmanın öğretildiği “akıl”dır.

Aklı etkin kullanma yöntemine “nazariye” denir.

İsmini Rum suresi 50. Ayetinde geçen “fenzur” kelimesinden alır.

“Allah`ın rahmetinin işaretlerine bir bak. Nasıl yeri ölümden sonra diriltiyor? Şüphe yok ki, o ölüleri diriltir. O, her şeye gücü yetendir.” Rum, 50/50.

İnsan aklını “fenzur” kapsamında elinden gelen gayretle, etkin kullandığında kalp devreye girer.

Kalbin çalışma sistemine “müşahede” denilir. Akılla kapılara açan ve temizleyen kula Rabbinin Rahmet ve inayeti iner.

“Ama bizim uğrumuzda üstün gayret gösterenleri, elbette bize varan yollara eriştireceğiz. Allah, kuşkusuz, iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.” Ankebut, 29/69.

Akıl ve kalbin birlikte hareketi olmadan kişi hidayete ulaşamaz.

Bu anlamada akıl ve kalbin birlikte hareketi bir kuşun 2 kanadı gibidir.

Nasıl kuş tek kanatla uçamazsa, akıl ve kalb ayrı ayrı hareket ettiklerinde kişi hidayete asla ulaşamaz.

Aklın muhatabı, karşılığı ve neticesi fen bilimleri, kalbin muhatabı, neticesi ve karşılığı; din ilimleridir.

“Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. İkisinin imtizacıyla(birleşmesiyle) hakikat tecellî eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz(kanatlanır) eder. İftirak(ayrıldıklarında) ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder." Münazarat, Bediüzzaman Said Nursi.

Müslüman hayatında her konuyu akıl ve kalb birlikteliği ile nazar ve müşahede yöntemiyle değerlendirmelidir.

Koronavirüs (covid 19) ile ilgili 27 Ocak 2020 de bir yazı yazdım. 7 yıllık Sağlık Eğitimim ve 12 yıllık dini eğitimime dayanarak koronavirüs (covid 19) hakkındaki görüş ve önerilerimi paylaştım:

“Grip bir hastalık değil, şefkatli ama ciddi bir müfettiştir.”: http://www.cemilpasli.com/egitim/grip-bir-hastalik-degil-sefkatli-ama-ciddi-bir-mufettistir

Gördüm kü panik artıyor, okumayanlar belki dinlerle umuduyla video çektim ve You Tube kanalım “Cemil Pasli Tv.” de yayınladım:

“Corona virüs (covid-19) ve grip konusuna farklı bir bakış açısı- Cemil Paslı”:

https://www.youtube.com/watch?v=p9Q3oQE_YJg

Bugün görüyorum ki panik artıyor, insanlar kolonyaya hücum ediyor, maske bulunamıyor.

Dostlar! Lütfen aklımızı başımıza alalım, kalbimizin sesine kulak verelim.

Virüs, Allah’ın çok özel bir müfettişi, vücudun en ince detaylarına kadar ulaşıp teftişini yapıyor.

Her yıl farklı formda gelerek teftişe ne kadar önem verdiğini, işin ciddiyetini size ifade ediyor. Zira virüs(müfettiş) vücudumuzun T Hücreleri(özel kuvvetler) ile koordine halinde çalışıyorlar.

Asıl sormamız gereken sorudan kaçıyoruz?

Virüs(müfettiş) bizden tam olarak ne istiyor?

Allah’ın emaneti olan vücuduna iyi bakacaksın. “Hoşca bak zatına, kim zübde-i âlemsin sen.”

Temiz olacaksın, kilo almayacaksın, maneviyatın güçlü olacak, Allah’ın helal kıldığı bütün yiyeceklerden yiyecek, seçmeyeceksin.

Ölüme her an hazır olacaksın, ölümün yüzüne bakıp, gülümseyip, ölümün senden ne beklediğini öğrenip, hayatını yeniden düzenleyeceksin.

Çünkü ölüm korkusu insanı ölüme daha hızlı götürüyor.

“De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da görünmeyen ve görünen âlemi bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O, size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.” Cuma, 62/8.

Peygamberimiz “teenni Rahman’dan acele şeytandandır” buyurur.

İblis çağın çarkını iyice hızlandırıp yerinden koparmaya çalışıyor.

Lütfen! Ey akıl sahipleri!!!

Sakin, akılla, kalple, işin uzmanlarının önerileriyle, dolduruşa ve gaza gelmeden kararlar alalım.

Lütfen!!! İnsanlığın en zeki çocuklarını toplayıp, kalplerini öldürüp, sadece akıl ve zekasıyla çalışan adeta yapay zekaya çevirip, devşirip, onlarla sürekli projeler yapan iblisin komutasındaki üst akılın projelerinin birer kobayı olmayalım.

Ülke olarak sükunetle, teeniyle, akıl ve kalp el ele, vahyin irşadıyla dünyanın da çok ihtiyaç duyduğu ve sığındığı “Nuh’un Gemisi” olalım.

Anadolu’da yaşamanın böyle bir emredici, buyurgan bir karşılığı var.

Coğrafya kaderdir.

Haydi! gayret edelim, her karışı şehit kanıyla bezenmiş bu toprakların hakkını verelim.

Dünyanın bize bakarak yönünü belirlediği deniz feneri olalım.

Corona virüs(covid 19) müfettişi bize böyle bir medeniyet inşasının kapısını açabilir.

12 Temmuz 2016 tarihinde yani 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişiminden 3 gün önceki yazımın başlığı şuydu:

“NERDE KALMIŞTIK ? (Çay koy ey dünya geliyoruz)”:

https://www.ureticihaber.com/kose-yazisi/461/nerde-kalmistik-cay-koy-ey-dunya-geliyoruz.html

Aynı iddiamıza koronavirüsün(covid 19) açtığı yoldan devam edelim.

Var mısınız?