İbret almak, insanların yaşadıkları tecrübelerden, başkalarının başına gelenden ders çıkarmak, güzellikleri taklit, hataları tekrar etmemek akıllı insanların işidir.

Bu sebeple tarihe ayrıntılı bir biçimde vakıf olmak çok değerlidir.

Tarihi anlatan kitaplar gibi film ve dizilerde insanların ilgisini çekiyor.

Peki, tarihi okurken veya film ve diziye aktarırken nelere dikkat etmeliyiz?

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ın öğrettiği usulü önermek isterim.

Rabbim iyi, güzel olan şeyleri öncelikle, şer, kötü olan şeyleri ikinci derecede tali olarak anlatır.

Asıl hedef iyilik, hayır, güzelliktir ve bunlar çoğaltıldığında kötülük, şer ve çirkinlik otomatikman azalacaktır.

İyilik ve kötülüğün imtihanın gereği olarak tamamen yok olması bu dünya için mümkün olmayıp, ahirette cennet ve cehennem şeklinde net bir şekilde ayrılacaklardır.

Usulü hatırlayalım!

İçkinin 4 aşamada yasaklandığını biliyoruz.

İlki olan ayette Rabbimiz şöyle buyurur:

“Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.” Nahl, 16/67.

Allah Teâla burada içkiyi güzel gıdalardan ayırarak ilk ve bana göre eğitimde en önemli ilke olan bilinç altına mesajı yerleştiriyor.

Tarihi yazarken, okurken, film ve dizi çekerken önce pozitif noktalar vurgulanmalı, negatif unsurlar tali olarak bahsedilmelidir.

Diğer bir misalde basının haber yaklaşımından verilebilir.

Kişi öldüğünde onu en güzel anlatan güzel bir fotoğrafla haberleştirilir.

İhtiyarlık veya hastalık fotoğrafları kullanılmaz, vefat ettiğindeki fotoğraf asla kullanılmaz.

Devletler de insan gibidir.

Tarihleri aktarılırken pozitif noktalar, başarılar, zaferler nedenleriyle ön planda, negatif noktalar, mağlubiyetler sebepleriyle birlikte tali olarak sunulmalıdır.

Osmanlı Devleti’ni ele alırken üzerinde daha çok durmamız gereken zamanlar ve kişiler kuruluş, teşkilatlanma, yükseliş dönemleri, daha az durmanız gereken vakitleri de duraklama, gerileme ve yıkılış dönemleridir.

İyi hücum kabiliyetiniz yok ve rakibiniz sizden çekinmiyorsa; sadece iyi savunma yaparak asla ayakta kalamazsınız.

Tarihinizde pro-aktif unsurlar ön planda, savunma ve pasif olaylar geri planda anlatılmalıdır.

Bu sebeple işin püf noktasını net ifade eden yine Kur’an-ı Kerim’le tamamlayalım.

“O halde, onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve atlı savaş birlikleri hazır edin ki bununla hem Allah'ın hem de sizin düşmanınız olan bu insanları, hem de Allah'ın bildiği ama sizin bilmediğiniz diğer düşmanları yıldırıp caydırabilesiniz. (Fakat bunu yapabilmeniz için maddi ve manevi anlamda büyük fedakârlık etmeniz gerekiyor) Allah yolunda her ne harcarsanız, karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” Enfal, 8/60.