Tüp bebekle ilgili hükümetin son kararı sosyal devlet olma konusunda çok önemli bir adım. Ülkemizde evli çiftlerin 0-1 yaş bir bebeği evlat edinmek için 3 yıldan fazla zaman beklemeleri gerekiyor.

Konya’ da evlat edinmek isteyen ailelerin sayısı 70 den fazla. Yılda ortalama 20 civarında çocuk evlat edindiriliyor.

Koruyucu aile olarak ta 34 ailemizde 40 çocuğumuz bulunuyor. 7 ailemiz Koruyucu aile olmak için sırada bekliyor. Bütün çabamızı ortaya koyarak bu iki sisteme ilaveten  Ayni Nakdi Yardım modellerini çalıştırdık. Yuvamızın ve yurtlarımızın kapasitelerini ikiyüzlü rakamlardan ellili rakamlara çektik.

Mutluluk= Aile , Aile = Anne + Baba + Çocuk demek. Dolayısıyla maddi imkanı olan ailelerin başvurduğu ‘Tüp Bebek’ yönteminden , maddi imkanı olmayan ailelerinde faydalanması sosyal adaletin en önemli önceliklerinden bana göre.

Evli çiftlerin  kendi çocuklarını kucaklarına almalarının bir devlet ve toplum için faydaları saymakla bitmez. Bu konuda yapılan yatırımın en önemli yatırımlardan birisi olduğunu düşünüyorum.

Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında yapılacak ciddi bir çalışma ile hizmetin çerçevesi çok net bir şekilde çizilmesi gerekiyor.

Çerçeve diyorum çünkü dezavantajlı gruplara yönelik hizmetlerde çerçeveyi ortaya koymak çok önemli.

20 yıla yakındır bu konuları çalışıyorum. Bu bakanlık kurulmadan çok önceleri ‘Daha Etkin bir Sosyal Devlet İçin ‘Tek Çatı’ ‘ ismini verdiğim bir proje yaptım. ( http://www.cemilpasli.com/daha-etkin-bir-sosyal-devlet-icin-tek-cati-onerim/ ) Bu projeyi ilk defa yıllar önce kaleme aldım. (http://www.belge.com.tr/arc/belgeci/mustafa.php?sayfa=yazi&yno=103 )

Projede üzerinde durduğum en önemli hususlardan birisi ‘YARDIM’ (balık verme) kelimesi yerine ‘DESTEK’ (balık tutmayı öğretme) kelimesini önermemdi. Bakanlığa isim olarak ta ‘Sosyal Hizmet ve Destek Bakanlığı’ ismini önermiştim.

Başlangıçta 2007 yı8lında 300 bin öngörülen Evde Bakım Ücreti bu gün 400 bine (392.000 dayanmış durumda. Bu hizmetten faydalanan engellilerin bir çoğu 2022 Özürlü maaşından da yararlanıyor. SYDV çok ciddi ödenekler kullanıyor.

Olayın bu gün geldiği noktada destek ve yardım farkı çok daha önemli bir hale geldi. Bu şekilde yapılan sosyal yardımlar belli bir süre sonra bütçe için döndürülemez miktara ulaşabilir. Davos’ta Sayın Bakanımız sosyal yardım miktarını açıkladığında diğer ülke temsilcilerin ‘acaba bir tercüme hatası mı var , bu kadar sosyal yardım fazla değil mi ? ’ sorusu bizim için aslında bir uyarı anlamı da taşıyor.

Bütünleşik sosyal destek sistemine geçilip İş-Kur la ortak istihdama yönelik çalışmalar yapılarak suyun yönü değiştirilmelidir. Taşıma su bir miktar daha bu toprakları sular. Ama doğru ve geçerli olan  tulumba teorisinde olduğu gibi suyu taşımak değil bulunduğu yerden suyu çıkarmaktır.

Peygamberin yardım isteyene ip ve balta alması için kaynak kullanması ve ip ve baltayı aldıktan sonra dilenmeyi yasaklaması çok güzel bir örnek.

Sosyal yardım yerine sosyal destek kurumları depo ve hesaplarında para değil  ‘İP ve BALTA’ bulundurmalıdır. Odun kesmeyi bilmeyenlere uzmanların rehberliğinde  eğitim verilmeli ve ayaklarının üstünde durmaları sağlanmalıdır. Ayaklarının üzerinde duran her oduncu dan ip ve balta parası küçük miktarlarla da olsa mutlaka tahsil edilmelidir.

Bizim kültürümüzde ‘veren el alan el den üstündür.’ Çok mecbur kalmadıkça başkasından bir şeyler istemek , karşılıksız bir şeyler almak çirkin görülmüş ve kulluğa aykırı kabul edilmiştir.

‘- Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın?

Nezle oldum sanırım, çünkü bu kış pek salgın.

- Mehmet Ağa’nın evi akmış. Onu aktarmak için

Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün

Ne işin var kiremitlerde a sersem! desene!

İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene.

Hadi aktarmıyayım... Kim getirir ekmeğimi?

Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi?

Kim kazanmazsa bu dünyada bir  ekmek parası

Dostunun yüz karası ;  düşmanının maskarası’

(Seyfi Baba - M.Akif Ersoy)

Bakımsız çocuklar millet enerjisinin, bakımsız topraklar da vatan enerjisinin kaybedilmesi demektir.’ ( Kazım Karabekir -Çocuk Davamız)

Karşılıksız yardıma alışan her birey verimi sürekli düşen toprak gibidir. Bu iş böyle devam ettiğinde toprak giderek verimsizleşir ve çoraklaşır. Çoraklaşan toprağı geri döndürmek hemen hemen imkansızdır.

O halde sosyal devlet sosyal yardım/destek konusunu acilen tekrar gözden geçirmeli ve  sosyal destek tabanlı bir sisteme geçmelidir.