02-07 Temmuz arası Ankara’da düzenlenen ‘Aile İrşat ve Rehberlik Büroları’ nda görev yapan personele yönelik eğitim seminerinde ‘İletişim’ (Dinleme-Konuşma-Problem Çözme) konulu sunumumu paylaştım. 150 yi aşan katılımcıyla Aile odaklı iletişim tekniklerini konuştuk.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu haliyle teşkilatlanması bu alanda dev bir adımdı.(http://www.cemilpasli.com/sosyal-hizmet/aile-ve-sosyal-politikalar-alaninda-dev-bir-adim-atildi) Ancak aile müessesi sadece bir bakanlığın çalışmalarıyla yetinilecek bir alandan çok daha geniş bir alanı içeriyor. Bunun farkında olan ASPB birçok kamu-yerel yönetim ve STK ile protokollerle belirlenen ortak çalışmalar içerisine giriyor.

Aile İrşat ve Rehberlik Büroları bu açıdan bakıldığında önemli bir yük alacak , önemli bir katkı verecek mahiyette görünüyor. Daire başkanlığı çatısı altında şekillenen yapı kurulduğundan bu güne hızlı adımlarla önemli hizmetler ortaya koyuyor.

Birçok faaliyetine yakından şahit olduğum bu büroların zaman içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı hizmetleri içerisinde ilk 3 e gireceğine can-ı gönülden inanıyorum. Eğitimdeki personelin daire başkanından tüm çalışanlarına yüksek motivasyonu bende çok iyi yolda oldukları kanaatini pekiştirdi.

Dib te yapılan Vaizliğe Hazırlama Müfredat Programının hazırlık çalışmalarına da katıldım. O çalışmalarda da gördüm ki Aile İrşat Büroları kurum tarafından da  çok önemseniyor ve büro personeli için güçlü bir alt yapı çalışması öngörülüyor.

Daire Başkanımız Doç. Dr. Huriye Martı bu gayret , samimiyet ve temposuyla  büroları etkin ve verimli bir hale getirecektir. Bunun için personelin eğitim ve materyalle desteklenmesi ve sağlam , güçlü yasal altyapı ve imkanlarla donatılması gerekiyor.

Ülkemizde devlet ve ASPB olarak  evlenecek her gence ‘evlilik sertifikası’ vermek ve sertifikası olmadan nikah kıymamayı stratejik hedef olarak koymuşsak , kayınpeder ve kayınvalide okulundan bahsediyorsak bu gibi kardeş organizasyonların çoğalması ve bakanlığın paralel hizmetlerine katkı vermelerini desteklemeliyiz.

İlahiyat Fakültelerinin bence 2 yıllık temel eğitimden sonra spesifik bir alana öğrenciyi yönlendirmesi gerekiyor. ASPB kuruluşları (yuva , yurt , çocuk evi , sevgi evi , huzurevi , BSRM , KBRM v.b.), cezaevi vaizi , Aile İrşat ve Rehberli Bürosu gibi alanlara yönelik farklı eğitimlerle desteklenmiş öğrenci yetiştirmeli fakültelerden.

Yüksek İhtisas Merkezleri de yukarıda saydığım faaliyet alanlarına ilave eğitimlerle bu alanların bir üst danışanlarını (superviser) yetiştirmeli.

Aile konulu çalışan her kurum ideal bir hizmet sunmak istiyorsa sağlık bakanlığına benzer bir çalışma zinciriyle çalışması gerekiyor. Hemşire-Sağlık Memuru-Pratisyen hekim- Uzman Hekim-Konsültasyon ekibi-Sağlık Kurulu-Tıp Fakültesi.

Yine girdik çıkamıyoruz. Aile bizim göz bebeğimiz. En önemli kurumumuz . Toplumun yapı taşı. İnsanın dünyadaki küçük cenneti. Ne kadar konuşulsa yazılsa azdır.  Aile konusunda ki güzel gelişmeleri sizlerle paylaşmak ve ilgililere birkaç öneride bulunmak istedim.