Toplumun en önemli  dinamiği aile kurumudur. Dünyada bu konuda tam bir fikir birliği var. Ama bu gün özellikle batı alemi ve bizim  toplumumuzda  boşanmaların önüne geçemiyoruz. Boşanmaların olmaması için aile temellerinin sağlam atılması gerekir. Ve bu  önemli yapının muhafazası bir millet için her şeyden daha önemlidir.

 

Aile kurumu içinde sevgi ve şefkatin önemli bir yer tuttuğu bir gerçek. Sevgi ve şefkat ihtiyacı, fiziksel ihtiyacın her zaman üstündedir. Her şey sevgi ile başlayıp sevgi ile bitiyor. “Hırsızlık yapan çocuk annesini arar” sözü sevginin ne kadar önemli ve sevgisizliğin ne kadar ciddi sonuçları olduğunu çarpıcı biçimde anlatıyor. Ailenin kurulması ve devamıyla alakalı bazı önemli noktalar şunlar:

Evlenmeden önce gözümüzü dört açmalı ,evlenince bir gözümüzü kapatmalıyız

Evlenecek kişilerin evlenmeden önce gözünü dört açması fakat evlendikten sonra bir gözünüzü kapatması şarttır. Çünkü evlilik  sabır ister, fedakarlık ister,emek ister.İki farklı dünyanın bir araya gelmesiyle oluşan yeni dünyada düzen ve intizamı her zaman mükemmel yürütmek kolay değildir.

 


Mutlulukta Beş S Kuralı

Aile mutluluğu için beş S kuralı da çok  önemlidir. Bu 5 S; sofra birliği, seyahat birliği, sayfa birliği, seccade birliği (inanç), sevgi birliğidir. Eşimizle çocuklarımızla sabah kahvaltısı ve akşam yemeğini birlikte yemek çok önemlidir. Aile fertleri ile birlikte seyahate çıkmak birbirimize olan sevgi ve saygıyı artıracaktır. Ailemizde sayfa birliği oluşturmak için her  gün belirli zaman diliminde televizyonu, bilgisayarı kapatıp  beraber kitap okumalıyız. Evliliğin yürümesi inanç birliğinin de sağlanması gerekiyor. İnsanların maddi ihtiyaçlarının olduğu gibi manevi ihtiyaçları da var. Beş S kuralında en önemli konu ise Sevgi Birliğidir.

 

Birbirimize karşı içten ,samimi,pazarlıksız olmalıyız

Peygamberimiz “eddinün nasiha”  yani “din samimiyettir “ sözünü üç kez tekrarlayarak dinin aslını ifade etmiştir. Aile içindeki problemleri çözmek için samimi olmalı empati yapmalı kendimiz hakkında konuşulmasını düşünülmesini istemediğimiz şeyleri başkaları hakkında da konuşmamalı ve düşünmemeliyiz. Aile içinde olan problemleri ikinci ya da üçüncü şahıslarla paylaşmak yani dedikodu yapmak yerine muhatabımızla açık açık konuşmalıyız. Problemlerin pek çoğu yanlış anlaşılmaktan ve ikinci ,üçüncü kişilerle konuşmaktan kaynaklanıyor.

 

Tüm evli insanlarımızın kahve taneleri gibi olabileceği bir yaşam geçirmeleri  dileğiyle…