“Mevlana’nın Mevnevî’si market gibi her türlü ihtiyaca cevap veriyor.”

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Selçuk Üniversitesi Mevlâna Araştırmaları Enstitüsünün ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta İletişimci Yazar Cemil Paslı tarafından “Mevlâna ve İletişim” konulu bir konferans verildi.

Paslı, konuşmasının başında; Mevlânâ’nın her geçen gün daha çok konuşulduğunu, daha çok duyulduğunu, daha çok büyüdüğünü ifade ederek iletişimde sabrın önemine vurgu yaptı.

İletişim konusunun aileden, yani toplumun en küçük parçasından başlayarak ümmete ve insanlığa kadar giden bir serüveninin olduğuna dikkat çeken Paslı; Kur’ân-ı Kerim’den, Peygamber Efendimizden ve sahabelerden örnekler vererek; “Söz, çok önemlidir ve bununla ilgili yüzlerce âyet vardır. Peygamberlerin kıssalarıyla ilgili sözler vardır. Allah-u Teâlâ Musa Aleyhisselam’a Firavuna gitmesini ve yumuşak söz söylemesini emrediyor. Bu durumun günümüzdeki karşılığı iletişimdir. Mevlânâ’da iletişimin kodları, yani arka planı Ebu Mansur Matûrîdî’ye dayanmaktadır.” dedi.

Yaşadığımız Anadolu kültüründe Mevlânâ ve çağdaşlarının çok büyük etkilerinin olduğuna vurgu yapan Paslı; “Ahmet Hamdi Tanpınar bir gün Yahya Kemal’e soruyor: Üstat biz Viyana kapılarına nasıl oldu da gittik? Yahya Kemal cevap veriyor: Pilav yiyerek ve Mesnevî okuyarak gittik. Gerçekten de Mesnevî bugün tüm dünyayı etkiliyor. Ve her geçen gün de bu etkisi büyüyerek, artarak devam ediyor. Çünkü Mesnevî bir market gibi her türlü ihtiyaca cevap vermektedir. 6.Asırda yükselmeye başlayan İslâm Medeniyeti zirveyi 12.Asırda yakalamıştır.”dedi.

Endülüs Medeniyetinin Sadreddin Konevî tarafından Konya’ya getirildiğini söyleyen Paslı; “Doğudan ve batıdan bütün bilgiler, İslâm Medeniyetinin zirve olduğu bir dönemde en güzel şekilde Hz. Mevlânâ’nın iletişimiyle Mesnevî’de yoğrulmuş ve insanlığın dikkatine sunulmuştur. Bu nedenle Mevlânâ ve eserlerinin etkisi her geçen gün büyüyor ve büyümeye de devam ediyor.”dedi.

Güzel sözlerin nerden gelirse gelsin müminin malı olduğunun altını çizen Paslı; “Mevlânâ, ‘Dinle Ney’den!’ derken, dar anlamda kendini tanı, geniş anlamda da âlemi tanımayı istiyor. Mevlanâ Camide vaaz ederken Şems; Yeter! Diye çıkışıyor ve ‘Biz Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberimizin hadislerini öğrenebiliriz. Sen bize ne diyorsun?’ Takliti bırakmamızı, özgün olmamızı istiyor. Taklit eden dağ gibi görünse de aslında bir samandan ibarettir. Çünkü kendine ait özgünlü bir durum değildir. Mevlânâ bütün eserlerinde ve hem kalbi hem aklı beraber yürüyen bütün insanlar bize bunu öğüt veriyor, buna dikkat çekiyor, bizi buraya doğru çekiyor. 8 Asır önceki miras tabi ki bizim mirasımızdır; fakat bizim de çağımıza, özellikle de gençlerimize söyleyecek özgün söylemlerimiz olması lazım ve bunları çağın iletişim imkânlarına, iletişim gereçlerine göre aktarmamız gerekiyor. Bunu yaparken de yüzümüzde gülümsememiz eksik olmayacak.”dedi.

Konuşmacı Cemil Paslı’ya Mevlânâ Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ali Temizel tarafından günün hâtırasına hediye takdim edildikten sonra toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

(Konya Koyunoğlu Müzesinde düzenlenen “İkindi Sohbetleri”nde sunduğumuz “Mevlana ve İletişim” konulu konferansın haberidir. Konferansı dinlemek için https://www.youtube.com/watch?v=9FUAyCAZZxk&t=12s adresine tıklayınız!)

Yorum Ekle