Salı, Nisan 23, 2019
Text Size

Zehra Okullarındaydık..

Zehra Okullarında Eğitimcilerle birlikteydik...

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

  • Zehra Okullarındaydık..

    Pazartesi, 22 Nisan 2019 12:06
  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17


Sahabeydi.(Cüleybib r.a).

Bilal gibi onun da yüzü simsiyahtı.

Cahiliye devrinde o dışlanan,ötelenen itilen kakılan gruptandı.

Bu günkü tabirle ‘dezavantajlı’ gruptandı.

Ama kendisi boyamamıştı ki...
Kaldı ki, kalbi bembeyazdı.
Buna rağmen onu basite alanlar vardı.
Dedi ki:
– Ya Resûlallah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir?
– Asla!
– O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin kızını vermiyor ?

(Ve bu sosyal yaraya dikkat çekmek için ‘zina edebilir miyim ‘

talebiyle Allah Resulüne gelmişti.)

– Amir bin Veheb'in evine git ve “Resûlullah selamı var,kerimeni bana nikahlamanı emretti” de.
Siyah yüzlü genç hemen adrestedir. Kızın yanında babaya selamı aynen tebliğ eder.

ve teklifi de açıkça anlatır.
Baba kızgın, hemen reddeder. Ancak, teklifi dinleyen kızcağız babasını ikaz eder:
– Babacığım, vahiy gelir de sonra seni mahcup eder.

Ne biliyorsun bu olayı Rabbimin emretmediğini?

Efendimiz (sav)'in o emri tebliğ buyurmadığını? Hemen git,

Resûlullah'tan özür dile ve beni o gence nikahla.

Resûlullah'ın uygun bulduğunu ben de uygun bulurum.
kızının ikazıyla mescide koşan baba özür diler:
– Söylediğinin doğru olup olmadığını bilmiyordum.

Demek ki doğruymuş. Kızımı verdim. Şu anda nikahlısıdır.
Efendimizin gence emri:
– Git, evini hazırla, aile oturacak şekilde döşe.
– Benim ev döşeyecek tek dirhemim bile yok!..
– Öyle ise Ali'ye, Osman'a, Abdurrahman bin Avf'a git.

Onlar sana ikişer yüz dirhem versinler.
Uçarcasına gider. Onların her biri,

emredilenden fazla yardımda bulunurlar

ve sıra çarşının yolunu tutmaya gelmiştir.

Bir ev hazırlamak için gerekli para elde mevcut.

Hele zevcesi, ümidinin de üstünde bir azizedir adeta…
Çarşı yolunda hızla giderken kulağına bir ses gelir.

Önce anlayamaz, duraklar ve nefesi kesilircesine dinler.

Evet, evet yanlış anlamamıştır, doğrudur. Ses herkese ilan etmektedir:
– Ey kendini Allah'a asker bilen Müslümanlar!
Derhal atınıza binin, cihada yönelin. Ordu mescidin dışında beklemektedir.

Siz böyle gün için varsınız dünyada! Düşman ani baskın yapacak!
Şimdi ne olacak?.. Cihada mı gitsin, evlenmeye mi?..

Yönünü hemen değiştirir, demirciler çarşısına gider. İlk işi bir kılıç, sonra bir zırh,

daha sonra da bir at almak olur. Elindeki paranın hepsini de harcamıştır.

Ama cihad için lazım olan silahını da tamamlamıştır…
Sıçradığı atının üzerinde kuş gibi uçar, bekleyen orduya toz duman içinde karışır.

– Bu genç, herhalde Bahreyn'den gelen biridir, derler.

Ancak onun siyahlığını fark eden Resûlullah Aleyhisselam:

– Sen Saad mısın? buyurur.  
– Evet, deyince de dua eder:
– Ceddine saadetler!
Kumlu çöllerden geçilir, tozlu yollardan gidilir ve nihayet düşmanla müthiş bir savaş başlar…

Herkes cesaretle ileri atılır. Ama içlerinden biri herkesten de cesaretle atılır;

saldırdığı tarafın adamlarını sağa sola püskürtür. Neden sonra meydan sakinleşir,

düşman kaçmış, müşrikler yok olmuşlardır.

Şehitler tespit edilirken, bir ses:
– Allahü Ekber! Evlenmek üzere olan Saad da şehit!
Efendimiz onun cesedi başına gelir, mahzun şekilde bakar:
– Seni Havz-ı Kevserimin başında bekleyeceğim!
Bir hayret nidası daha:
– Allahü Ekber!
Sonra döner, oradakilere hitap eder:
– Kılıcını, mızrağını ve atını alın, kendisini gönüllü
olarak isteyen kızcağıza verin. Babasına da deyin ki:
– Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü gence

Allahü Teala cennet hurilerini layık gördü!
Ve hayret nidaları birbirini takip eder:
– Allahü Ekber! Allahü Ekber !

Fe’tebiru (ibret alın)  ey yöneticiler.

Fe’tebiru (ibret alın ) ey akıl sahipleri.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy




Anket

Sizce toplumun en önemli problemi nedir?

Son Yorumlar

Ağırlığınca duracaksın bazen ...
Tebrik eder. Hayat demek hareket demektir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun...
çocuk koruma kanunu ile ilgili bilgi araştırıyorum bende. bu sitede de bilgiler var. ilgilenen a...
GECE GEZME EHLİYETİ
Sadece şiddet olunca değil. Kadına hiç bir şey yapmasan bile sana iftira attığı takdirde uza...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün54
mod_vvisit_counterDün432
mod_vvisit_counterBu Hafta487
mod_vvisit_counterBu Ay8257
mod_vvisit_counterToplam464317