Pazartesi, Eylül 28, 2020

Text Size


İnsanın öğrenme ve sınanma hikayesi elest-ü bezminden başlar.

Verdiğimiz ahd-i misakla başlayan ve ölümle tamamlanan, cennet/cehennemle sona erecek bu imtihan serüveni.

Bu anlamda her an yenilenen alemde, her an yenilenen bir zihne ve kalbe sahip olmak zorundayız.

Çocuklukta düşe-kaka öğrenen insan büyüyünce düşüne-taşına öğrenmeyi öğreniyor…

Düşmenin ve kalkmanın üzerine kafa yorup işin künhüne vakıf olamayanlar ise bir ömür düşüp kalkmaya devam ediyorlar…

Akıllarını başlarına almazlar, kalplerini çalıştırmaz, paslandırırlarsa bu yuvarlanma cehennemin dibinde son buluyor…

"Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber ile beraberdik, şiddetli bir gürültü işitti. Peygamber (s.a.v.), “ Bu gürültü nedir biliyor musunuz?” diye sordu.

Biz de, “Allah ve Rasûlü daha iyi bilir” dedik. Peygamber (s.a.v.) de:

“Bu gürültü, yetmiş seneden beri cehennem tarafına yuvarlanan bir taşın şu anda cehennemin dibine yetişip düşmesinin gürültüsüdür” buyurdu.( Müslim, Sahih, Cennet, 31.)

Bu hadiseden kısa bir zaman sonra, birisi gelir ve “ey Allah’ın Rasûlü falanca münafık öldü” diyerek olayı haber verir.

Böylece bu haber Hz. Peygamberin beliğâne kelamının ve bir temsil ile anlattığı meselenin tevilini göstermektedir. Hadiste görüldüğü gibi, Hz. Peygamber(s.a.v.), yetmiş yaşındaki münafık ibn Ubeyy b. Selül’ün ölümünü haber vermekle birlikte, onu yetmiş senedir cehennemin dibine doğru yuvarlanan ve o anda cehennemin dibine ulaşan bir taşa benzetmektedir. Çünkü o münafığın yetmiş yıllık hayatı boyunca Cehennemin dibine doğru tedenni ettiği ve nifakın neticesinin Cehennem olduğu ve münafığın ölümünün ne kadar şiddetli olduğu ancak böyle bir temsil ile zihinlerde kalıcı olarak anlatılabilirdi.

Rabbim hayvanların hazır programından farklı olarak bizlere akıl ve kalbimizi aktif kullanarak hazırlık sınıfında(çocukluk) döneminde “öğrenmeyi öğrenip” diğer sınıflarda kendimizi doğru ve yanlışı ayırt edecek zihni ve kalbi mekanizmaları edinmemizi emreder.

Bu anlamda 124 bin Peygamber, kitap ve sayfalarla da bu “öğrenmeyi öğrenme” işini desteklemiştir.

Bu iş emek ve çaba ister.

Sonunda ebedi bir cennet veya cehenneme düşmenin olduğu bu yol üzerinde derin derin düşünmemizi ve üstün gayretler ortaya koymamızı gerektirir.

Geçici olana takılıp kalıcı olanı ihmal etmek aklı ve kalbi çalışan insana yakışmaz.

Geçici olanın kalıcı zararı olmaz.

Geçici olan için kalıcı olanı tercih etmek çağın vebasıdır.

Kur’an-ı Kerim’de Yahudiler üzerinden bu “dünyevileşme” tehlikesine dikkat çekilir:

“Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isterler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.” İbrahim, 19/3.

Kırılacak parlatılmış cam parçalarını baki elmaslara tercih etmek maalesef insanlarının çoğunun tercihi.

Oysa dünya imtihan salonuydu…

Bal arısı gibi insanlar ve kitaplara konacak, balımızı yapacak Hz. Azrail’e balı incelenmek üzere teslim edip salonun kapı deliğinden geriye bakmadan terk edecektik.

“Mü’min, bal arısına benzer. Temiz olanı yer, temiz olan şeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar.” (Ahmed bin Hanbel, II, 199)

Dünya ahiretin tarlasıydı.

Ekecek biçecek, ürünleri teftiş için emanete bırakıp harmana dönü bakmadan gidecektik…

“Burası Dünya!

Ne çok kıymetlendirdik...

Oysa bir tarla idi;

Ekip biçip gidecektik. (Cahit Zarifoğlu)

Bediüzzaman dünyanın mahiyetini önce 17. Sözle tarif eder, sonrasında sıraladığı “madem” lerle her akıl ve kalp sahibine çok açık anlatır.

“Kur’an’ı dinleyen insana, Kur’an’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliğiyle, dünyaya aşk ve alâka pek manasız olduğunu anlatmaktır. Yani, insana der ve ispat eder ki:

“Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil belki başkasının zat ve sıfât ve esmasına delâlet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak git.

Hem bir mezraadır, ek ve mahsulünü al, muhafaza et; muzahrefatını at, ehemmiyet verme.

Hem birbiri arkasında daim gelen geçen âyineler mecmuasıdır. Öyle ise onlarda tecelli edeni bil, envarını gör ve onlarda tezahür eden esmanın tecelliyatını anla ve müsemmalarını sev ve zevale ve kırılmaya mahkûm olan o cam parçalarından alâkanı kes.

Hem seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alışverişini yap, gel ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhude koşma, yorulma.

Hem muvakkat bir seyrangâhtır. Öyle ise nazar-ı ibretle bak ve zahirî çirkin yüzüne değil; belki Cemil-i Bâki’ye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faydalı bir tenezzüh yap, dön ve o güzel manzaraları irae eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla akılsız çocuk gibi ağlama, merak etme.

Hem bir misafirhanedir. Öyle ise onu yapan Mihmandar-ı Kerîm’in izni dairesinde ye, iç, şükret. Kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma; çık, git. Herzekârane fuzulî bir surette karışma. Senden ayrılan ve sana ait olmayan şeylerle manasız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma.” gibi zahir hakikatlerle dünyanın içyüzündeki esrarı gösterip dünyadan müfarakatı gayet hafifleştirir belki hüşyar olanlara sevdirir ve rahmetinin her şeyde ve her şe’ninde bir izi bulunduğunu gösterir.”(Said Nursi, Sözler, 17. Söz, I. Makam)

“Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem  “Layükellifullahinefsenillavüsaha/Kimseye kaldıramayacağı yük yüklenmeyecektir”(Bakara, 2/286) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.

Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.” (Said Nursi, Mektubat, 16. Mektup, 5. Mesele)

Evet tercih ahsen-i takvimde yaratılan önüne eşrefi mahlukat ve esfeli safilin yolları açılmış insanın kendisine ait.

Düşüne ya da düşününce ama bir an evvel hidayeti öğrenmeli, yaşamalı ve ahiret karnesini kırıklardan temizlemeli.

Zira hepimiz ölecek yaştayız!

Ve bu işin bütünlemesi, telafisi yok.

Haydi!

Hemen Şimdi!

Hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekelim ve büyük sefere hazır olalım…

Those who cannot learn by thinking learn "by falling".

The story of human learning and testing starts from the elest-u cloth.

This trial of adventure, which begins with the covenant that we provide and ends with death, and ends with heaven / hell.

In this sense, we have to have a mind and heart that is renewed at every moment in the realm that is renewed every moment.

The person who learns dream-poo in childhood learns to learn to dream-stone when he/she grows up…

Those who think about falling and getting up and who cannot be the foundation of the business continue to fall for a lifetime…

If they don't mind, they don't run their hearts and they rust, this rolling ends at the bottom of hell ...

"The Prophet Abu Hureyre (r.a.) explains: We were with the Prophet, he heard a loud noise. The Prophet (pbuh) said," Do you know what this noise is? " asked.

We said, "Allah knows the Messenger better." In the Prophet (pbuh):

He said, "This noise is the noise of a stone that has been rolling to the side of hell for seventy years now reaching the bottom of hell." (Muslim, Sahih, Paradise, 31.)

Shortly after this incident, somebody comes and informs the incident saying "O Messenger of God died and so on." Thus, this news Hz. It shows the interpretation of the prophet's speech and the issue he tells with a representation. As seen in the hadith, Hz. Prophet (pbuh), seventy-year-old hypocrite ibn Ubeyy b. Although he informs about the death of Cell, he likens it to a stone that has been rolling to the bottom of hell and reaching the bottom of hell for seventy years. Because it was possible to explain permanently in the minds with such a representation that the hypocrite was punished to the bottom of Hell for the seventy-year life and that the result of discord was Hell and how severe the death of the hypocrite was.

Unlike the ready program of animals, my Lord commands us to use the mind and heart to actively use the mind and heart mechanisms in the preparatory class (childhood) to “learn to learn” and to distinguish ourselves from right and wrong in other classes.

In this sense, 124 thousand Prophets supported this “learning to learn” job with books and pages.

This job requires effort and effort.

Finally, it requires us to think deeply and to show superior efforts on this path of falling into an eternal paradise or hell.

It is not suitable for the person whose mind and heart are working, to get stuck in the temporary and ignore the permanent.

There is no permanent damage to the temporary.

Preferring the permanent for the temporary is the plague of the era.

Attention is drawn to this danger of "worldly" in the Qur'an through the Jews:

“They prefer world life to the hereafter. They want to turn (others) through the path of Allah and show him that he is skewed and contradictory. They are in deep perversion. ” İbrahim, 19/3.

Unfortunately, the choice of polished glass pieces to be broken into fine diamonds is the choice of most people.

However, the world was the test hall…

He will be put in books and people like the honey bee, and Hz. We would hand over the honey to Azrael for examination and leave it without looking back through the door hole of the hall.

"The believer is like a honey bee. He eats the clean, reveals things that are clean, put in clean places, and neither breaks nor spoils the place where he is put. " (Ahmed bin Hanbel, II, 199)

The world is the field of the hereafter.

We would cut the crops, leave the products for the inspection and leave without going back to the blend ...

“This is the World!

How much we valued ...

However, it was a field;

We were going to cut out. (Cahit Zarifoğlu)

Bediuzzaman describes the nature of the world first with the 17th word, and then explains it very clearly to every mind and heart owner with the "mades"  listed.

“To tell the person who listens to the Quran that it is very meaningless and love to the world, by informing the nature of the world with the truth of truth and nur-u truth in the Quran. So, he says to man and proves:

“The world is a book-i Samedanî. Huruf and his words are not meant for their nafs, but perhaps for someone else's essence and adjective. If so, know its meaning, take it; Go ahead and go.

It is both a hamlet, take the crop and crop, keep it; Throw away your banana, don't pay attention.

It is also the passage of passing rituals that come behind each other. If so, know what is happening in them, see its inventory, and understand the manifestation of the master who manifested in them, love their music and cut back on those pieces of glass that are doomed to break and break.

It is also a mobile commerce. So, do your shopping, come and run in vain behind the convoys that escape from you and do not compliment you, do not get tired.

It is a temporary sage. So look with the evil eye and not the ugly face; Maybe take care of your secret, beautiful face looking at Cemil-i Bâki, make a nice and useful pleasure, turn around and don't cry and wonder like a mindless child by closing the curtains that will show those beautiful landscapes and show beauty.

It is both a guesthouse. So, eat, drink, and gratitude in the office of the permission of Mihmandar-ı Kerî, who made it. Act your law, act. Then don't look back; get out. Incomprehensible interference with herpes. Dealing with things that do not belong to you and not belonging to you, and being strangled by their temporary affairs. ” With the apparent truths like this, it shows the mystery in the world and makes the activity of the world very light, perhaps it makes people love it and shows that it has a trace in everything and everything. ”(Said Nursi, Sözler, 17. Word, I. Authority)

“Since the world is the fan. Since the life is short. Since there are many necessary duties. Since life is eternal will be won here. Since the world is not derelict. Since the guesthouse-i world has a very good Judge and Kerim. Since both goodness and badness will not go unpunished. Since the "Layükellifullahinefsenillavüsaha / No burden that he can not lift to anyone will not be loaded" (Baccarat, 2/286), there is no offer. Since the harmless road is harmful to the harmful road. Since worldly friends and ranks are up to the grave gate.

Of course, he is the oldest, so that he does not forget the hereafter for the world, does not sacrifice his afterlife to the world, does not ruin his life for life, and does his own life, act according to the orders of the guesthouse owner, and open the door of peace by the owner of the guesthouse. -I enter eternity. ” (Said Nursi, Letter, 16th Letter, 5th Issue)

Yes, the preference created in ahsen-i calender, the paths of the righteous creature and safari belong to the person who has opened the road.

When she thinks or thinks, he/she must learn guidance immediately, live and clear the hereafter from the fractures

Because we are all old enough to die!

And this work has no integration, no compensation.

Lets!

Right now!

Let's take ourselves into account and be ready for the big expedition without being withdrawn ...

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy

Anket

Sizce toplumun en önemli problemi nedir?

Son Yorumlar

Türklerin Müslüman Olmasının N...
elinize sağlık çok işime yarayacağını düşünüyorum
Ağırlığınca duracaksın bazen ...
Tebrik eder. Hayat demek hareket demektir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun...
çocuk koruma kanunu ile ilgili bilgi araştırıyorum bende. bu sitede de bilgiler var. ilgilenen a...
GECE GEZME EHLİYETİ
Sadece şiddet olunca değil. Kadına hiç bir şey yapmasan bile sana iftira attığı takdirde uza...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün6
mod_vvisit_counterDün99
mod_vvisit_counterBu Hafta105
mod_vvisit_counterBu Ay4523
mod_vvisit_counterToplam656110