Çarşamba, Ocak 16, 2019
Text Size

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02

Edebiyat



Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ise, kültür (ekin, eski dilde hars) kavramının tanımı şu şekildedir:

‘’Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde üretilen bütün maddi ve manevi değerler ile bunları üretmede, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.’’

Sosyolojik olarak, kültür bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz toplumsal mirastır. Kültürün oluşmasında iki süreç vardır; birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur.

Semavi dinler ve Peygamberler, doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları ve maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün oluşmasında birinci aşama olarak karşımıza çıkar.

İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır. Bu süreç ilk aletlerin yaratılmasıyla sınırlı olarak başlayıp Neolitik Çağ’la birlikte hız kazanmıştır.

Kültür; birikimle birlikte ivmesi artan bir toplumsal yapı bileşenidir. Giderek her nesil miras aldığı kültüre maddi ve manevi bir katkı yapar ve onu kendinden sonrakilere miras bırakır.

Bireyler için ise yargılama, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenme ve tecrübeler yoluyla geliştirilmiş olan biçimine o kişinin kültürü denir. Bireyin edindiği bilgileri anlatmak için de kültür sözcüğü kullanılır.

Kültürlenme ve kültürlendirme; Maslow ihtiyaçlar piramidinin en tepesinde yer alır, yani insanın kendini gerçekleştirmesinin en etkin yolarından birisidir.

Medeniyet Okulu (benim önerim ‘Ümran Mektebi’ olurdu) ve  Kitap Fuarı Konya’yı ‘’Konya içinde Kültür değil , Kültür İçinde Konya’’ sözüne tam manasıyla masadak etti.

Geçen hafta içinde bir televizyon programında Medeniyet Okulu faaliyetleri ve Kitap Fuarı’nı konuştuk.

Devamını oku...

Fıtrattandır.

Her kemal ve cemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister.

Ressamlar bunun için resim yapar.

Yazarlar bunun için kitap yazar.

Güzel sesli müezzinler bu aşkla ezan okur,Kuran okur.

Bize de Rabbim lütfundan yazma kabiliyeti vermiş.

3.kitabım ‘’Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’’ bir yıl olmadan 2. Baskıyı yaptı.

Bir yazar için en büyük mutluluk budur, bayramıdır bu yazarın.

2013 Sonbaharında birinci baskısı çıkmıştı 3. Kitabımın.

Kitap Aile Eğitimlerinde anlattığım konuların ete kemiğe kavuşturulmuş şekliydi.

Seminerlere birlikte gittiğimiz arkadaşlar ve dinleyen dostların ısrarı üzerine yazmak zorunda kalmıştım ‘’Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’’ kitabını.

Kitap çok ilgi gördü ve bir yıl da 2. Baskıyı yaptı Rabbime sonsuz hamd olsun.

Ve öyle uygulamalarla halka ulaştı ki , kendine ait bambaşka bir yol açtı.

Kitaba halkımızın ne kadar değer verdiği ve muhtaç olduğunu bir kez daha görme fırsatı verdi bizlere.

Ben sözü uzatmadan sadece 2. Baskıya yazdığım önsözü sizlerle paylaşıyorum.

Kitabımızın birinci basımın üzerinden takriben 1 yıl geçti. Allah’a hamd olsun çok uzun olmayan bir sürede ikinci basımını yapıyoruz.

Bu bir yılda geçmişte olduğu gibi konferans, seminer, panel, Tv. ve Radyo Programı gibi çalışmalarımız artarak devam etti. Kitap Fuarlarına imza günlerine katıldık. Ülkenin Batı,Doğu,Güney Kuzey İl ve İlçelerinde konferans ve çalışmalar yaptık.

Devamını oku...

TYB’nin 18. Genel kurulu haftasonu Cumartesi günü TYB Genel Merkezi Mehmet Âkif Divanı'nda gerçekleştirildi.

Konya’dan  başkan ve delege arkadaşlarımla  Genel Kurula katıldık.

Genel Kurul Delegeleri M. Ali Köseoğlu,Hayri Erten, Nuri Şimşekler, Bekir Şahin, Hakkı Biçer, Ahmet Aka, Salih Sedat Ersöz, Ömer Lütfi Ersöz, Yücel Kemendi, Bedir Köseoğlu ve Sadık Gökçe ile…

TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, “Üç dönemdir yürüttüğüm genel başkanlığı artık bu dönem bırakıyorum. Bu zaman içinde çalışmalarımda bana destek veren Şeref Başkanımız Mehmet Doğan dostuma, yönetim kurulu arkadaşlarıma, sizlere ayrı ayrı teşekkür ederim. Bana haklarınızı helal etmenizi bekliyorum” sözleriyle hizmet bayrağını yeni yönetime devretmenin huzurunu bizimle paylaştı.

İbrahim Ulvi Yavuz hizmetlerinden dolayı teşekkür ve özellikle bu hareketiyle  takdiri fazlasıyla hak ediyor.Biz de teşekkür ve takdirlerimizi kendisine ilettik.

Genel Kurul’da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen’in yanı sıra Türkiye’nin önemli yazarları vardı.Eski genel başkanlar D.Mehmet Doğan,Mehmet Atilla Maraş ve Necmettin Turinay da birer konuşma yaptılar.

Onursal Başkan D. Mehmet Doğan’ın konuşması önemliydi.

Kültür ve Eğitimde son 10 yılda diğer alanlarda görülen gelişmenin, yükselmenin , ilerlemenin görülmediğini belirterek bu alanlarda yeni atılımların yapılması gerektiği ve TYB’nin bu atılımlarda mutlaka katkılarının olacağını söyledi.

Ben özellikle Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri, TYB üyesi Mustafa İsen’in konuşmasına dikkat çekmek isterim:

Prof. Dr. Mustafa İsen konuşmasında ;TYB olmasa çok şey eksik kalırdı. Yeni dönemde şehir müzeleri başta olmak üzere kültür, eğitim, mimari açıdan yeni projeler üzerinde çalışılmalı ve bu alanlarda öncülük yapmalıdır.TYB'ye her alanda destek olacağız.Tyb’nin de Türkiye'nin Kültür Politikaları konusunda çalışma yaparak devlete destek olması gerekmektedir.Türkiye’nin kültür,sanat,mimari olmak üzere bir çok konuda Tyb’den beklentinin yüksek olduğunu ve yeni yönetimden bu konuda istenen katkıyı alabilecekleri ümidini bizimle açık yüreklilikle paylaştı.

Devamını oku...

Hayatta duyduğumuz ve okuduğumuz çok anlamlı sözler vardır. Adeta konsantre ürün gibi tefekkür ettikçe genişler ve tek bir cümleden ciltler dolusu mana çıkabilir. Ayetler , hadisler böyledir. Ayet ve hadise ömrü boyunca muhatap olmuş onları yaşayan kamil insanların bazı sözleri de böyledir.

Ebu Bekr-i Şiblî hazretleri, 400 hocadan ders alıp onlardan öğrendiği   4 bin hadisin içinden  seçip 4 cümle çıkarmış ve öğrendiği ve yaşadığı tüm tecrübeyi bu 4 cümlenin anlattığını söylemiştir:

1- Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış!

2- Ahirete için orada kalacağın kadar ehemmiyet ver !

3- Allah’a muhtaç olduğun kadar itaat et!

4- Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle.

Yakup Şafak hoca Mevlana Celalettin Rumi’nin 25 bin beyitlik Mesnevi’sinin tüm anlatmak istediği manayı  ‘Din nasihattir(din samimiyettir)’ hadisinin anlattığını söylemişti.

Bediüzzaman Said Nursi çok sık kullandığı ‘el baki-hüvel baki’ cümlesiyle de dünya ve ahiret hayatına dair çok önemli bir düstura dikkatimizi çekiyordu. O ve onun adına yapılan iş , söylenilen söz baki gerisi oyun ve eğlenceden ibaret.

Devamını oku...

SONSUZ bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.


Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.


Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi... Ağladım.


Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.


Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...


İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu... Sonra da her insanın içinde, iyilik ve kötülük (fücur-takva) bulunduğunu öğrendim.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 2 - 3

2