Perşembe, Mart 21, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01

Din



And  olsun ki, sizi bir şeyle -korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve (alın teri) ürünlerinden -eksiltmekle imtihan edeceğiz.

Sabr edenleri müjdele ! (Bakara,2/155)

Dünya şey lerden ibaret.

Hakiki mahiyeti bilen insan için etrafındaki tüm yaratılmışlar  Yaratıcı dikkate alındığında sadece ‘’şey’’

İmtihan için yaratılmış geçici , süreli , kararsız bir gölge hükmünde eşya.

İhlas suresinde Rabbimiz ‘’De ki O Allah tek dir’’  İhlas,112/1 ayetiyle her şeyin tek bir İlaha işaret ettiğini ifade eder bizlere.

Kasas suresinde de bu konuyla ilgili konuşur Rabbim bizlerle; ‘’Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme ! O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz !’’ Kasas,28/88

Gölgeler dünyasında bir film setinde bizden Rabbimizin ya da nefis ve şeytanımızın senaryosunu yazdığı filmi icra ediyoruz sanki.

Filmin sonunda emanet verilen bedenimiz, etrafımızdaki tüm şeyler ,yani ruhumuz dışındaki her şey yok edilecek ve yeni bir aleme geçiş yapacağız.

Kendimizi,ailemizi,çevremizi,çocuklarımızı ve tüm dünyayı basit ve zayıf gölgeler olarak görmeden gerçek huzur ve mutluluğa ulaşamayız.

Bu gün 19. Yüzyıl Pozitivizm ve Materyalizm artığı fikirleri istismar eden vahşi kapitalizm ve hedonizm insanlığı kasıp kavuruyor.

Tüketim çılgınlığı,marka bağımlılığı dünküyle yarışan fantezik yaşam arayışları insanlığı ahseni takvimden aslından,özünden çıkarıyor Kuran’ın ifadesiyle hayvandan daha aşağıya (bel hüm adal) sürüklüyor.(Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı:Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.Araf suresi , 7/179)

İnsanlığa deva olması gereken biz Müslümanlar ise ; Batı ve Batı’nın Medeniyet iddiasıyla sunduğu bu fantezik hayata aykırı bir durumla Kuran ve Sünneti çağımıza konuşturup alternatif koymaları gerekirken maalesef birçok konuda körü körüne taklide devam ediyoruz.

Kainatın bir beden olarak düşündüğümüzde onun ruhu Kuran’dır.

Devamını oku...

Dünya kelimesi ‘deni’ den gelir ve ‘daha aşağı’ anlamındadır.

Yani dünya cennetten imtihan için geçici ve kısa süreli uzaklaştırılan insan için cennete nispetle alçak bir yerdir.

Ve dünya insan için ana vatanı olan cennetten uzak olduğundan tam anlamıyla gurbettir.

Bu gurbet sızısı insanın içinden hiç gitmez.

Kamışlığından,vatanından koparılarak gurbete mahkum edilen içi boşaltılmış ney gibi iniler insanın içerisinde bir yerler.

Şair ne güzel söylemiş.

Gáh olur gurbet vatan, gáhi vatan gurbetlenir’

İşte şimdi oldu Báki háliya dünyá garib

Gönlüm ister gitmeyi cáná bu mátemháneden

Korkarım ki gittiğim yer de olur ammá garib"

Bu her insanın yaşadığı birinci derece gurbettir.

Bir de gurbet içinde gurbeti,kat be kat gurbeti yaşayan muhacirler vardır.

Alemlere rahmet Peygamberimiz s.a.v. de yaşadı bu gurbeti.

Muhacir oldu kendisine kucağını açan ensara.

Ve onunla beraber muhacir olmakta ensar olmakta ayrı bir kıymet kazandı.

Dünya ve mahiyeti kıyamete kadar değişmeyeceğine göre derece derece gurbetler hep olacak.

Ve ensar-muhacir ilişkisi hiç bitmeyecek.

Devamını oku...

 

Ramazan Bayramını idrak ettik.
Ramazan ayı ve bayramından geriye ne kaldı ?
Ne kalması gerekiyor.
İslam da özel günler diğer zamanları gözden geçirme, eksiklikleri gidermek içindir.
Cennetten kısa bir süreliğine alçak olan (deni) dünyaya gönderilmemiz imtihan içindir.
Öz vatanına dönmek isteyen akıl ve kalp sahibi her mümin dünya hayatını Ramazan ayı gibi yaşamalıdır.
Haram olan her şeye karşı oruç olmalı.
Bakışında haramlara karşı oruç,
Sözlerinde yalana,gıybete,iftiraya karşı oruç,
Yemesinde içmesinde haram olan her şeye oruç tutmalı.
Dünya da verilen tüm ömür saniyeleri bu şuur,iman ve bilinçle yaşanmalı.
Müslüman’a Ramazan'da başka Şevval de başka bir hayat yakışmaz.
Taze çıktığımız Ramazan iklim ve şuurunu tüm yıla yayalım.
Ramazan dan sonra bayramla nasıl ferahlanıyorsak,ömrümüzü Ramazan şeklinde yaşarsak bayramı ebedi Cemalullah ve cennet mükafatlarıyla yaparız.
Biraz sabırla yaşadığımız şu 3 günlük dünya hayatından sonra Rabbimizin "Selamun aleykum tıbtum fedhuluha halidin" müjdecisiyle burada çok zayıf numune ve gölgelerinin bulunduğu nimetlerin asılları ve menbalarının olduğu cennete hep beraber gireriz inşallah.
"Ümidi çok olanın hüznü az olur." der Hz. Ömer r.a.
Hüznün kaynağı öz vatanden ayrılık;
Ümidin kaynağı cennete dönme imkanıdır.
Hazır girdiğimiz duruşu bozmayalım.
İyilik ve tavada yardımlaşalım.

Devamını oku...

Nefsin yaratılmasının hikmeti insana Ahsen-i takvim, Alay-i illiyyin yolunda teknik direktörlük yapmasıdır.

Nefis son nefesimize kadar hep daha iyi biraz daha iyi şekliyle zorlar.

O vazifesini bir saniye dahi terk etmez.

En mühim taktiklerini ise İblis ve avaneleri olan insi ve cinni şeytanlardan alır.

Bu mücadele de nefis ve şeytan karşısında aklın ve kalbin en mühim silahlarından birisi hatta en mühimi de diyebiliriz ‘oruç’ ibadetidir.

Oruçla nefsin bütün yolları kesilir,oruç adeta nefsin iflahını keser.

Dolayısıyla oruç tutan her insan nefsine şu dersi verir:

‘’Biz kendimize sahip ve hakim değiliz. Bizim biri terbiye den Rabbimiz Halıkımız var. O izin vermeden önündeki suya,ekmeğe dokunamazsın’’

Akıl-kalp ve nefis-şeytan mücahedesinde Ramazan ayı mümin için diğer 11 aya hazırlığın , antrenmanın adıdır.

Oruç kulluğun temel iki sayfası olan sabrı ve şükrü öğretir insana.

Akıl ve kalbin kontrolündeki nefsin melekleri aşan kabiliyetini ortaya çıkarır oruç.

Yaratıcıya bakan aynasını temizlediğinde Esma-i İlahiyenin ışıklarını gösterir oruç.

İnsanın yaratılışında yerleştirilmiş tüm ilahi ışıkları canlandırır oruç.

Devamını oku...

Dinimizi en kısa anlatan hadis-i şeriftir.

’’Ed-dinün nasiha-din samimiyettir.’’ Ve tüm ciddi kitapların girişinde zikredilir:’Muvaffakiyet(başarı) niyeti halisenin refikidir.(arkadaşıdır)

Sahabe bu söz üzerine sorar.

’Kime karşı samimiyet ey Allah’ın Elçisi’

Allah Resulü cevaben ‘Allah’a resulüne ve tüm insanlara karşı samimi (içten-içi-dışı bir) olmak.

Kuran-ı Kerim biz Müslümanları fitne konusunda uyarır ve der ki: ‘fitne katilden (adam öldürmekten) şiddetlidir.(Bakara,2/191)

19 Ağustos 2013 tarihinde yazdığım yazıda şu cümleleri kurmuştum:

‘’Son dönemde kökü biraz eskiye dayanan, içten içe tutuşturulan ,

yakılan özellikle gezi olaylarıyla birlikte alevleri görünür hale gelen bir fitne ateşi yakılmış durumda.

Peki fitne katilden (adam öldürmekten) daha kötü olduğu halde Müslümanlar bu durumda ne yapmalı ???

Bu soruya bir kelimeyle cevap ver diyen biz fazla okuyamıyoruz diyen okuyucularımızdan başlayalım.

Bu sorunun tek kelimelik cevabı: Her Müslüman ‘’samimi’’ olmalı. Ne demek samimiyet ? Samimiyet: Gerçekten neysen o olacaksın. İçin dışın bir olacak.

Meşhur hikaye.

Deve kuşuna sormuşlar.

‘Sen kuş musun kuşsan uç’ demişler:

Kanatlarını kapatıp ‘ben deveyim’ demiş.

Deveysen yük taşı demişler:

Kanatlarını açmış ‘ben kuşum’ demiş.

İşte fitnenin kaynağı buradadır. Ya kuşsun , ya devesin.

Ülkemizde kurumlar var. Nedir bunlar , misalen:

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 5 - 13

5