Perşembe, Mart 21, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01

Din



İslam’ın 5 temel esasından olan Hacc ibadeti Müslümanlar tarafından acilen masaya yatırılmalı ve bütün yönleriyle değerlendirilmelidir.

Bu günden sonra Hacc ve Umre ibadeti ile alakalı hiçbir şey eskisi gibi olmamalı,tüm sistem gözden geçirilmeli ve Kuran-Sünnet çerçevesinde teknolojinin ve bilimin tüm imkanları seferber edilerek yeni Harameyni Şerifeyn düzeni kurulmalıdır.

İşin en önemli kısmı olan muhteviyatı yani işin özü özellikle vurgulanmalıdır.

Peygamberimiz ‘Hacc Arafat’tır’ demişti.

Arafat mahşerin provası,eşitliğin zirvesiydi.

Ama bu gün VİP Hacc’lar yapılıyor o topraklarda.

Hacc’da VİP olmaz.

Her yerde olsa Hacc’da olmaz.

Kabe’nin etrafını zaten konuşmaya, yazmaya gerek yok, herkes biliyor.

Ve bu gün İslam Aleminin içinde bulunduğu durumun Hacc ibadetiyle direk bağlantısı var.

Âlem-i İslam’ın bu gün çektiği sıkıntılar hepimizin yüreğini sızlatıyor ve bu sıkıntılardan kurtuluş ne zaman gelecek diye muzdarip bir vaziyette dualar ediyoruz. Çünkü Müslümanların yaşadığı musibetler ve felaketler bizleri derinden üzüyor. Bu musibetlerin altında yatan hikmetlerin neler olabileceği yönünde düşüncelere sevk ediyor.

Bu musibet ve sıkıntılara kader cihetinden baktığımızda hikmetleri neler olabilir ?

Devamını oku...

İslam kendinden tüm dinlerden farklı bir kısım artılarla geldi.

Bir defa evrenseldi tüm insanlığa hitap ediyordu.

Tırnak kesme adabından , devlet yönetimine , ticaret hukukundan aile ilişkilerine kadar hayatın her alanı bizzat Peygamberimizin uygulamaları ve o uygulamaların altında mühür anlamında Kuran Ayetleriyle belirlenmişti.

Belirli bir ibadet mekanı yoktu, temiz olan her yerde ibadet edilebiliyor, namaz kılınabiliyordu.

Belirli zamanlar değil tüm zamanlar, belirli insanlar değil tüm insanlar değerliydi.

Yüce Yaratıcının tüm isimleri değerliydi, şu isim İsmi Azam denilemezdi.

Ama esmadan birisi ismi azamdı.

O isim gizlenmişti çünkü diğer isimler ihmal edilmemeliydi.

Zira her insanın ismi azamı da farklı olabilirdi.

İslam’da Hz. Hızır mefhumu tüm insanları değerli kılmak içindi.

Siz kime hayatınızın tüm alan ve zamanlarında Hz. Hızır muamelesi yaparsanız o sizin ‘Hızır’ınız olabilirdi.

Kadir Gecesi de tüm geceler içerisinde gizlenmişti ki diğer gecelerde kıymetli olsunlar diye.

Sizin Kadir Gecesi diye değer verdiğiniz her gece sizin Kadir Geceniz olabilirdi.

Devamını oku...

Rabbim son din İslam’ın tamamlandığını bize ‘’Bugün, size dîninizi kemâle erdirdim,üzerinize olan ni'metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a râzı oldum.Maide,5/3’’ayetiyle ifade etmişti.

Peki yaşayan Kuran-ı Kerim olan ve Rabbimizin kitabının birçok yerinde ona uymamızı emir buyurduğu Elçisinin tebliğinin tamamlanması ne zaman gerçekleşti ?

Ben;Veda hutbesinde Peygamberimizin ‘’Tebliğ ettim mi ya Rab !’‘ sözleri , kendisinden sonra Kuran ve Sünnet tavsiyesi ile 100 bin den fazla Sahabesini şahit tutarak görevini Muhammed bin Abdullah olarak tamamladığını düşünüyorum.

Ancak Nübüvvet , Peygamberlik müessesesi, hilafet dört halifenin de katkısıyla Hz. Ali Efendimizin şehadetiyle tamamlanmıştır.Hatta Hz. Hasan Efendimizin 6 aylık hilafetini de 30 yıllık bu Raşit Halifeler dönemine dahil edebiliriz.

“Benden sonra hilafet -veya nübüvvet hilafeti otuz yıldır.”Ebu Davud, Sünnet, 8; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel, 4/272; 5/220, 221

Hz. Huzeyfe anlatıyor: Resulüllah(a.s.m) şöyle buyurdu:“Nübüvvet içinizde Allah’ın dilediği kadar devam eder; sonra dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olacaktır. Bu da Allah’ın dilediği kadar devam eder; ardından Allah onu da –dilediği zaman- ortadan kaldırır. Sonra ısırıcı bir saltanat olur. O da Allah’ın dilediği kadar devam eder; sonra Allah dilediğinde onu ortadan kaldırır. Daha sonra ceberut bir saltanat olur; o da Allah’ın dilediği kadar devam eder, ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olur.”  Ahmed b. Hanbel, 4/273

Otuz seneye kadar hilafetin devam edeceğini beyan eden hadis-i şerif ile, hukuki bir mesele olan ümmetin bu müddetten sonra imamsız olduğu ve bundan mesul olup olmadığı sorusuna Sadeddin Teftazani şöyle cevap verir:

“Otuz senelik halifelikten maksat, kamil manadaki hilafettir; mutlak hilafet kastedilmiş değildir. Böyle bir itirazın doğruluğunu kabul etsek bile mümkündür ki, hilafet biter, ama imamet dönemi bitmez. Zira imamet daha umumi bir mefhumdur. Çünkü Ömer b. Abdülaziz gibi bazı kimselerin Raşid halifelerin yolunu izledikleri açıktır. Dolayısıyla hadisle anlatılmak istenen şey, kâmil bir halifeliğin bazen olacağı, bazen de bulunmayacağı hususudur." et-Taftâzânî, Şerhu`l-Akâid, s. 180

Benim asıl ifade etmeye çalışacağım konu Peygamberimizin mesajının tam olarak anlaşılması ve anlatılması meselesidir.

Devamını oku...

1969 yılında Tokat Zile Çeltek Köyü nde doğdum.
İlk ve ortaokulu Zile de okudum.
Liseyi 2 yıl Kırklarelinde
2 yıl Konya ASMLnde okudum
Lise 3 de Zehra vakfıyla tanıştım
Uzun süre vakfın üst düzey görevlerinde bulundum.
28 Şubat süreci dahil hiçbir zaman bu çevreden kopmadım
Hala aynı çizgide devam ediyorum.
En son dün (04Nisan) Konya Zehrader de Ruhun Bekası ve Melaike konulu sohbet yaptım.
Beni 1988 den beri Tüm Konya Stk ları bilir.
Her gruptan olduğu gibi cemaatten dostlarımda oldu.
2006 yılında yazdığım Türk Aleviliği isimli kitabım sebebiyle Abant Platformu na davet edildim.
17-18 Mart 2008 deki toplantıya Konya dan Yasin Aktay Doğan Kaplan la birlikte katıldım.

Aslında:

Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım var,
Ama bir lafa bakarım laf mı diye
Bir adama bakarım, adam mı diye .

Bu mevzuda konuşmayacaktım ama çok oldular
Bu zaruri açıklamayı çok uzun süredir kulağıma sürekli gelen ve arkamdan konuşulan 'bu adam parelel' iftirası üzerine yazmak zorunda kaldım.
Saf ve temiz dostlarımı ikaz ediyorum.
Yüzüme gülüpte arkamdan bu iftirayı yayanları biliyorum ve sabrediyorum.
Onlarla pek yakında dünya ve ahirette çetin bir hesaplaşmamız olacak.
Onlara bu iftiranın bedelini çok ağır ödeteceğim.
3 günlük dünya için dinini haysiyetini namusunu satanların ipliğini pazara ibreti alem için dökeceğim inşaallah. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bu köşede Camiilerle ilgili çok yazı yazdım.

Dedim ki camiiler camii olmalı.

Camiiler mahallenin merkezinde durmalı.

Tüm mahallinin kalbi camilerde atmalı.

Camiiler tutmalı şehrin nabzını.

Camiiler yön vermeli şerefli Müslümanlara.

Ümran,Medeniyet camilerden yayılmalı evlere,hanelere,ocaklara.

Rabbim imkan verdi ve dedi ki konuşması kolay haydi bakalım.

Aliya Ali İzzetbegoviç  camiimiz Hacıkaymak Mahallesinde.

Bilge kralın ismini taşıyor,onun ismini yaşatmaya çalışıyor.

Camii dernek başkanımız İbrahim GÜNAY , camii din görevlimiz Hafız Rahim VARIŞ önderliğinde Camii cemaati olarak birlikte harekete geçtik.

Mesaj zinciri oluşturduk.Vefatı olan için taziye,umreden gelene kutlama ,hasta olana ziyaret v.b.

Camiimizde her ay bir konferans , Cuma günleri sabah namazından sonra kahvaltı gibi etkinliklere başladık.

İlk konferansı İl Müftümüz Prof. Dr. Ali AKPINAR Hocamız verdiler.

Önce Camiilerin misyonunu anlattılar,sonra harika bir Yasin Suresi tefsiri yaptılar.

İkinci konferansı 19 Martta yani bu gün Yatsı namazından sonra saat 20.00 gibi ben vereceğim inşallah.

‘Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’ i anlatacağım cemaatime ve sonra kitaplarımı imzalayacağım.

Projeksiyondan sunumumu yapacağım inşallah, ayakta, aynı bir konferans salonunda olduğu gibi.

16 Nisanda Doç. Dr. Zekeriya MIZIRAK Hocam şereflendirecek camii ve cemaatimizi.

Üstün Yetenekli Çocuklarımız ve Eğitimleri üzerine konuşacak Zekeriya Hocam aynı şekilde konferans formatıyla.

Bizim kadim medeniyetimizi Medineler kurdu dostlar.

Şehirlerin medinelerin merkezinde camiiler vardı.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 4 - 13

4