Çarşamba, Ocak 16, 2019
Text Size

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02

Din



1969 yılında Tokat Zile Çeltek Köyü nde doğdum.
İlk ve ortaokulu Zile de okudum.
Liseyi 2 yıl Kırklarelinde
2 yıl Konya ASMLnde okudum
Lise 3 de Zehra vakfıyla tanıştım
Uzun süre vakfın üst düzey görevlerinde bulundum.
28 Şubat süreci dahil hiçbir zaman bu çevreden kopmadım
Hala aynı çizgide devam ediyorum.
En son dün (04Nisan) Konya Zehrader de Ruhun Bekası ve Melaike konulu sohbet yaptım.
Beni 1988 den beri Tüm Konya Stk ları bilir.
Her gruptan olduğu gibi cemaatten dostlarımda oldu.
2006 yılında yazdığım Türk Aleviliği isimli kitabım sebebiyle Abant Platformu na davet edildim.
17-18 Mart 2008 deki toplantıya Konya dan Yasin Aktay Doğan Kaplan la birlikte katıldım.

Aslında:

Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım var,
Ama bir lafa bakarım laf mı diye
Bir adama bakarım, adam mı diye .

Bu mevzuda konuşmayacaktım ama çok oldular
Bu zaruri açıklamayı çok uzun süredir kulağıma sürekli gelen ve arkamdan konuşulan 'bu adam parelel' iftirası üzerine yazmak zorunda kaldım.
Saf ve temiz dostlarımı ikaz ediyorum.
Yüzüme gülüpte arkamdan bu iftirayı yayanları biliyorum ve sabrediyorum.
Onlarla pek yakında dünya ve ahirette çetin bir hesaplaşmamız olacak.
Onlara bu iftiranın bedelini çok ağır ödeteceğim.
3 günlük dünya için dinini haysiyetini namusunu satanların ipliğini pazara ibreti alem için dökeceğim inşaallah. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bu köşede Camiilerle ilgili çok yazı yazdım.

Dedim ki camiiler camii olmalı.

Camiiler mahallenin merkezinde durmalı.

Tüm mahallinin kalbi camilerde atmalı.

Camiiler tutmalı şehrin nabzını.

Camiiler yön vermeli şerefli Müslümanlara.

Ümran,Medeniyet camilerden yayılmalı evlere,hanelere,ocaklara.

Rabbim imkan verdi ve dedi ki konuşması kolay haydi bakalım.

Aliya Ali İzzetbegoviç  camiimiz Hacıkaymak Mahallesinde.

Bilge kralın ismini taşıyor,onun ismini yaşatmaya çalışıyor.

Camii dernek başkanımız İbrahim GÜNAY , camii din görevlimiz Hafız Rahim VARIŞ önderliğinde Camii cemaati olarak birlikte harekete geçtik.

Mesaj zinciri oluşturduk.Vefatı olan için taziye,umreden gelene kutlama ,hasta olana ziyaret v.b.

Camiimizde her ay bir konferans , Cuma günleri sabah namazından sonra kahvaltı gibi etkinliklere başladık.

İlk konferansı İl Müftümüz Prof. Dr. Ali AKPINAR Hocamız verdiler.

Önce Camiilerin misyonunu anlattılar,sonra harika bir Yasin Suresi tefsiri yaptılar.

İkinci konferansı 19 Martta yani bu gün Yatsı namazından sonra saat 20.00 gibi ben vereceğim inşallah.

‘Aile Huzur ve Mutluluğu için 9 S’ i anlatacağım cemaatime ve sonra kitaplarımı imzalayacağım.

Projeksiyondan sunumumu yapacağım inşallah, ayakta, aynı bir konferans salonunda olduğu gibi.

16 Nisanda Doç. Dr. Zekeriya MIZIRAK Hocam şereflendirecek camii ve cemaatimizi.

Üstün Yetenekli Çocuklarımız ve Eğitimleri üzerine konuşacak Zekeriya Hocam aynı şekilde konferans formatıyla.

Bizim kadim medeniyetimizi Medineler kurdu dostlar.

Şehirlerin medinelerin merkezinde camiiler vardı.

Devamını oku...

And  olsun ki, sizi bir şeyle -korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve (alın teri) ürünlerinden -eksiltmekle imtihan edeceğiz.

Sabr edenleri müjdele ! (Bakara,2/155)

Dünya şey lerden ibaret.

Hakiki mahiyeti bilen insan için etrafındaki tüm yaratılmışlar  Yaratıcı dikkate alındığında sadece ‘’şey’’

İmtihan için yaratılmış geçici , süreli , kararsız bir gölge hükmünde eşya.

İhlas suresinde Rabbimiz ‘’De ki O Allah tek dir’’  İhlas,112/1 ayetiyle her şeyin tek bir İlaha işaret ettiğini ifade eder bizlere.

Kasas suresinde de bu konuyla ilgili konuşur Rabbim bizlerle; ‘’Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme ! O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz !’’ Kasas,28/88

Gölgeler dünyasında bir film setinde bizden Rabbimizin ya da nefis ve şeytanımızın senaryosunu yazdığı filmi icra ediyoruz sanki.

Filmin sonunda emanet verilen bedenimiz, etrafımızdaki tüm şeyler ,yani ruhumuz dışındaki her şey yok edilecek ve yeni bir aleme geçiş yapacağız.

Kendimizi,ailemizi,çevremizi,çocuklarımızı ve tüm dünyayı basit ve zayıf gölgeler olarak görmeden gerçek huzur ve mutluluğa ulaşamayız.

Bu gün 19. Yüzyıl Pozitivizm ve Materyalizm artığı fikirleri istismar eden vahşi kapitalizm ve hedonizm insanlığı kasıp kavuruyor.

Tüketim çılgınlığı,marka bağımlılığı dünküyle yarışan fantezik yaşam arayışları insanlığı ahseni takvimden aslından,özünden çıkarıyor Kuran’ın ifadesiyle hayvandan daha aşağıya (bel hüm adal) sürüklüyor.(Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı:Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.Araf suresi , 7/179)

İnsanlığa deva olması gereken biz Müslümanlar ise ; Batı ve Batı’nın Medeniyet iddiasıyla sunduğu bu fantezik hayata aykırı bir durumla Kuran ve Sünneti çağımıza konuşturup alternatif koymaları gerekirken maalesef birçok konuda körü körüne taklide devam ediyoruz.

Kainatın bir beden olarak düşündüğümüzde onun ruhu Kuran’dır.

Devamını oku...

Dünya kelimesi ‘deni’ den gelir ve ‘daha aşağı’ anlamındadır.

Yani dünya cennetten imtihan için geçici ve kısa süreli uzaklaştırılan insan için cennete nispetle alçak bir yerdir.

Ve dünya insan için ana vatanı olan cennetten uzak olduğundan tam anlamıyla gurbettir.

Bu gurbet sızısı insanın içinden hiç gitmez.

Kamışlığından,vatanından koparılarak gurbete mahkum edilen içi boşaltılmış ney gibi iniler insanın içerisinde bir yerler.

Şair ne güzel söylemiş.

Gáh olur gurbet vatan, gáhi vatan gurbetlenir’

İşte şimdi oldu Báki háliya dünyá garib

Gönlüm ister gitmeyi cáná bu mátemháneden

Korkarım ki gittiğim yer de olur ammá garib"

Bu her insanın yaşadığı birinci derece gurbettir.

Bir de gurbet içinde gurbeti,kat be kat gurbeti yaşayan muhacirler vardır.

Alemlere rahmet Peygamberimiz s.a.v. de yaşadı bu gurbeti.

Muhacir oldu kendisine kucağını açan ensara.

Ve onunla beraber muhacir olmakta ensar olmakta ayrı bir kıymet kazandı.

Dünya ve mahiyeti kıyamete kadar değişmeyeceğine göre derece derece gurbetler hep olacak.

Ve ensar-muhacir ilişkisi hiç bitmeyecek.

Devamını oku...

 

Ramazan Bayramını idrak ettik.
Ramazan ayı ve bayramından geriye ne kaldı ?
Ne kalması gerekiyor.
İslam da özel günler diğer zamanları gözden geçirme, eksiklikleri gidermek içindir.
Cennetten kısa bir süreliğine alçak olan (deni) dünyaya gönderilmemiz imtihan içindir.
Öz vatanına dönmek isteyen akıl ve kalp sahibi her mümin dünya hayatını Ramazan ayı gibi yaşamalıdır.
Haram olan her şeye karşı oruç olmalı.
Bakışında haramlara karşı oruç,
Sözlerinde yalana,gıybete,iftiraya karşı oruç,
Yemesinde içmesinde haram olan her şeye oruç tutmalı.
Dünya da verilen tüm ömür saniyeleri bu şuur,iman ve bilinçle yaşanmalı.
Müslüman’a Ramazan'da başka Şevval de başka bir hayat yakışmaz.
Taze çıktığımız Ramazan iklim ve şuurunu tüm yıla yayalım.
Ramazan dan sonra bayramla nasıl ferahlanıyorsak,ömrümüzü Ramazan şeklinde yaşarsak bayramı ebedi Cemalullah ve cennet mükafatlarıyla yaparız.
Biraz sabırla yaşadığımız şu 3 günlük dünya hayatından sonra Rabbimizin "Selamun aleykum tıbtum fedhuluha halidin" müjdecisiyle burada çok zayıf numune ve gölgelerinin bulunduğu nimetlerin asılları ve menbalarının olduğu cennete hep beraber gireriz inşallah.
"Ümidi çok olanın hüznü az olur." der Hz. Ömer r.a.
Hüznün kaynağı öz vatanden ayrılık;
Ümidin kaynağı cennete dönme imkanıdır.
Hazır girdiğimiz duruşu bozmayalım.
İyilik ve tavada yardımlaşalım.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 4 - 12

4