Çarşamba, Ocak 16, 2019
Text Size

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02

Din



Allah kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istedi.

Ve bu  görev için halife sıfatıyla insanı yarattı.

İnsan tüm yaratılmışların üzerinde onların bir temsilcisi olarak çok geniş bir kabiliyetle, üstün yeteneklerle donatıldı.

Kainatta bulunan tüm varlıkların özellikleri insanda bütünleştirildi Yaratıcı tarafından.

Her insan tamamen özgün diğerinden farklı bir ayine olarak yaratıldı.

Taklit israftı ve Allah kainatta israfa asla müsaade etmedi.

Mükemmel bir ayine olacak misyon verildi insana , Rabbini yansıtsın için.

Bu mükemmel ayine Yaratıcısına aracısız bağlandığı kadar değerliydi.

Yaratıcısına direk muhatap olduğu kadar misyonunu ifa edebiliyordu.

Bir günçiçeği gibi güneşine ulaştığı kadar varlığına kavuşuyordu.

Özgünlüğünü kaybedip başkası olduğu anda aslında yok oluyor kendisindeki görevi taklit ettiği diğer insan üzerinde imha ediyordu.

Kısacası, Yaratıcıyı bir güneş gibi tasvir edersek güneşle direk muhatap olduğu anda var oluyor, yaratılış hikmetini yerine getiriyor, güneşle arasına birini aldığı anda aldığının uydusu oluyor, kendisi yok oluyordu.

Güneşe muhatap olanlar görünüyor, var oluyor , gölgedekiler kayboluyor , yok oluyordu.

Bu gün insanlara baktığımızda bunu net görürüz.

İki çeşit insan vardır.

1.Asıllar:Yaratıcıya direk muhatap olan, ‘’iyyakenegbudu ve iyyakenestain=Yalnız sana İBADET eder,yalnız senden YARDIM dileriz’’ diyenler.

2.Gölgeler:Hayatını başkasının gölgesinde, onun izin ve iradesinde sürdürenler.

Devamını oku...

Her şey Yaratıcının kendi Cemal ve Kemalini görmek ve göstermek istemesiyle başladı.

‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ buyurdu.

Melekler önce itiraz etti ‘biz varız seni tesbih ve tahmid eyleyen’ diye.

Rabbim ‘ben sizin bilmediğinizi bilirim’ dedi ve melekler teslim oldular.

Beşeriyetin ilkiydin, varlığının mayasıydın ey Resul.

İşte benim beşeriyetten istediğim model bu manasıyla yarattı seni Rabbim.

Önce Adem’e Cennetin kapısında göründün ,yol gösterdin ona nurunla.

Sonra nurun nesiller boyu nebilerce taşındı.

Ve 571 de sen doğdun.

Beşeriyetin zirvesine 63 yıl kalmıştı artık.

Ahsen-i takvim ortaya çıkıyordu.

Üsvey-i hasene bir güneş gibi doğmuştu en zor zamanda.

Kainat tanımış ve alkışlamıştı Alemlerin Nurunu.

Her taraftan her biri en gür sesiyle seslenmişti:

’Hoş geldin ey Kainatın Efendisi !’

Bu ses kıyamete kadar susmadı, susmayacak.

Bu sesin susması zaten kıyamet olacak.

Zira bu ses sustu mu Kainat susacak.

Doldur bizim gönüllerimizi rahmete çağrınla Ey Allah’ın Elçisi

Coştur bizim kalplerimizi merhamete davetinle Ey Nebi.

Devamını oku...

İslam’ın 5 temel esasından olan Hacc ibadeti Müslümanlar tarafından acilen masaya yatırılmalı ve bütün yönleriyle değerlendirilmelidir.

Bu günden sonra Hacc ve Umre ibadeti ile alakalı hiçbir şey eskisi gibi olmamalı,tüm sistem gözden geçirilmeli ve Kuran-Sünnet çerçevesinde teknolojinin ve bilimin tüm imkanları seferber edilerek yeni Harameyni Şerifeyn düzeni kurulmalıdır.

İşin en önemli kısmı olan muhteviyatı yani işin özü özellikle vurgulanmalıdır.

Peygamberimiz ‘Hacc Arafat’tır’ demişti.

Arafat mahşerin provası,eşitliğin zirvesiydi.

Ama bu gün VİP Hacc’lar yapılıyor o topraklarda.

Hacc’da VİP olmaz.

Her yerde olsa Hacc’da olmaz.

Kabe’nin etrafını zaten konuşmaya, yazmaya gerek yok, herkes biliyor.

Ve bu gün İslam Aleminin içinde bulunduğu durumun Hacc ibadetiyle direk bağlantısı var.

Âlem-i İslam’ın bu gün çektiği sıkıntılar hepimizin yüreğini sızlatıyor ve bu sıkıntılardan kurtuluş ne zaman gelecek diye muzdarip bir vaziyette dualar ediyoruz. Çünkü Müslümanların yaşadığı musibetler ve felaketler bizleri derinden üzüyor. Bu musibetlerin altında yatan hikmetlerin neler olabileceği yönünde düşüncelere sevk ediyor.

Bu musibet ve sıkıntılara kader cihetinden baktığımızda hikmetleri neler olabilir ?

Devamını oku...

İslam kendinden tüm dinlerden farklı bir kısım artılarla geldi.

Bir defa evrenseldi tüm insanlığa hitap ediyordu.

Tırnak kesme adabından , devlet yönetimine , ticaret hukukundan aile ilişkilerine kadar hayatın her alanı bizzat Peygamberimizin uygulamaları ve o uygulamaların altında mühür anlamında Kuran Ayetleriyle belirlenmişti.

Belirli bir ibadet mekanı yoktu, temiz olan her yerde ibadet edilebiliyor, namaz kılınabiliyordu.

Belirli zamanlar değil tüm zamanlar, belirli insanlar değil tüm insanlar değerliydi.

Yüce Yaratıcının tüm isimleri değerliydi, şu isim İsmi Azam denilemezdi.

Ama esmadan birisi ismi azamdı.

O isim gizlenmişti çünkü diğer isimler ihmal edilmemeliydi.

Zira her insanın ismi azamı da farklı olabilirdi.

İslam’da Hz. Hızır mefhumu tüm insanları değerli kılmak içindi.

Siz kime hayatınızın tüm alan ve zamanlarında Hz. Hızır muamelesi yaparsanız o sizin ‘Hızır’ınız olabilirdi.

Kadir Gecesi de tüm geceler içerisinde gizlenmişti ki diğer gecelerde kıymetli olsunlar diye.

Sizin Kadir Gecesi diye değer verdiğiniz her gece sizin Kadir Geceniz olabilirdi.

Devamını oku...

Rabbim son din İslam’ın tamamlandığını bize ‘’Bugün, size dîninizi kemâle erdirdim,üzerinize olan ni'metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a râzı oldum.Maide,5/3’’ayetiyle ifade etmişti.

Peki yaşayan Kuran-ı Kerim olan ve Rabbimizin kitabının birçok yerinde ona uymamızı emir buyurduğu Elçisinin tebliğinin tamamlanması ne zaman gerçekleşti ?

Ben;Veda hutbesinde Peygamberimizin ‘’Tebliğ ettim mi ya Rab !’‘ sözleri , kendisinden sonra Kuran ve Sünnet tavsiyesi ile 100 bin den fazla Sahabesini şahit tutarak görevini Muhammed bin Abdullah olarak tamamladığını düşünüyorum.

Ancak Nübüvvet , Peygamberlik müessesesi, hilafet dört halifenin de katkısıyla Hz. Ali Efendimizin şehadetiyle tamamlanmıştır.Hatta Hz. Hasan Efendimizin 6 aylık hilafetini de 30 yıllık bu Raşit Halifeler dönemine dahil edebiliriz.

“Benden sonra hilafet -veya nübüvvet hilafeti otuz yıldır.”Ebu Davud, Sünnet, 8; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel, 4/272; 5/220, 221

Hz. Huzeyfe anlatıyor: Resulüllah(a.s.m) şöyle buyurdu:“Nübüvvet içinizde Allah’ın dilediği kadar devam eder; sonra dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olacaktır. Bu da Allah’ın dilediği kadar devam eder; ardından Allah onu da –dilediği zaman- ortadan kaldırır. Sonra ısırıcı bir saltanat olur. O da Allah’ın dilediği kadar devam eder; sonra Allah dilediğinde onu ortadan kaldırır. Daha sonra ceberut bir saltanat olur; o da Allah’ın dilediği kadar devam eder, ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olur.”  Ahmed b. Hanbel, 4/273

Otuz seneye kadar hilafetin devam edeceğini beyan eden hadis-i şerif ile, hukuki bir mesele olan ümmetin bu müddetten sonra imamsız olduğu ve bundan mesul olup olmadığı sorusuna Sadeddin Teftazani şöyle cevap verir:

“Otuz senelik halifelikten maksat, kamil manadaki hilafettir; mutlak hilafet kastedilmiş değildir. Böyle bir itirazın doğruluğunu kabul etsek bile mümkündür ki, hilafet biter, ama imamet dönemi bitmez. Zira imamet daha umumi bir mefhumdur. Çünkü Ömer b. Abdülaziz gibi bazı kimselerin Raşid halifelerin yolunu izledikleri açıktır. Dolayısıyla hadisle anlatılmak istenen şey, kâmil bir halifeliğin bazen olacağı, bazen de bulunmayacağı hususudur." et-Taftâzânî, Şerhu`l-Akâid, s. 180

Benim asıl ifade etmeye çalışacağım konu Peygamberimizin mesajının tam olarak anlaşılması ve anlatılması meselesidir.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 3 - 12

3