Cuma, Eylül 21, 2018
Text Size

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

Radyo Gençlikte Filiz Akman'ın hazırlayıp sunduğu 'Canefşan' programında 'Aile' yi konuştuk..

  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52
  • Radyo Gençlikte 'Canefşan' programına konuk olduk...

    Cuma, 02 Şubat 2018 14:02
  • Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Öğrencileriyle Ders Yaptık...

    Çarşamba, 27 Aralık 2017 14:54
  • Meram Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gençleriyle Tecrübelerimizi paylaştık.

    Çarşamba, 27 Aralık 2017 14:43

Din



İnsanı meleklerden ayıran ve halifelik makamına çıkaran bir ‘nefse’ sahip olup imtihana tabi tutulmasıdır.

Peki nefis tam olarak nedir?

İnsanda nefsin yaratılış hikayesi Rabbimiz tarafından şöyle anlatılır:

‘’Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene, sonra da ona iyilik(takva) ve kötülük(fücur) kabiliyeti ilham edene and olsun ki, muhakkak (isyan ve günah(fücur) kirlerinden) temizlenen nefis kurtulmuştur. Onu (isyan ve günahla(fücur)) kötülüğe gömen ise mahvolmuştur.’’ Şems, 91/7-10

O halde Rabbinin yarattığı temizlikle O’na dönmek isteyen her kula düşen görev; Nefsini tövbe istiğfar ile fücurdan uzak tutup, dua ve tevekkülle kazandığı takva suyuyla yıkayıp beslemektir. Fücuru bulaştırarak nefsini kirlettiğinde ise derhal tövbe ve istiğfarla temizlemektir.

İslam’da ibadetlerle yerine getirdiğimiz semboller kişinin hayat yolculuğundaki trafik işaretleri gibidir. Abdestin, namazın, orucun, haccın ve diğer tüm sembollerle ifa ettiğimiz ibadetlerin yolumuza ışık tutan bir yönü vardır. Bu sembollerdeki hikmet ve manalar yazmakla bitmez.

Allah rızası için ifa ettiğimiz kurban ibadetinde yerine getirdiğimiz sembollerde sonsuz/sınırsız anlamlar taşır gönül dünyamıza.

İnsandaki kan dökme, öldürme programının en masum şekli olan kurban ifa edilirken insan nefsinin fücur tarafını kurban etmesi manası hissettirilir.

Nefsi bir tarla gibi düşünün. Zararlı otlardan temizleyin ki faydalı bitkiler yeşersin ve gelişsin.

Devamını oku...

Allah Teala tarafından kainattta her şey bir mizan, ölçü ve denge üzerine yaratılmıştır. ‘’ Çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana, doğru ile eğriyi tartacağı) bir terazi veren O'dur.  Senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur.’’  Şura, 42/17

İmtihana muhatap olan İnsanlar ve cinler dışındaki varlıkların mizan ve ölçüleri fabrika ayarlarında sabitlenmiş, insanlar ve cinlerin ki kendi akıl, kalp, vicdan ve iradelerine bırakılmıştır.

İnsanların ve cinlerin önüne alayı illiyin bakımından  en büyük meleği geride bırakacak, esfel-i  safilin tarafından ise şeytanı geçecek bir yol açılmıştır.

Onlara takva ve fücur programları yüklenmiş ve seçim kendilerine bırakılmıştır.

Dünya imtihanında insanların ve cinlerin görevi yaratıldıkları fabrika ayarları üzerinde ‘’temiz’’ kalmaya çalışmaktır.

Şeytan ve nefsin hücumuyla fabrika ayarları bazen bozulabilir. Dua ve tevekkül ile iyiyliğe koşarak, hata yapıp günah işlediğimizde ise, tevbe ve istiğfar ile derhal kalibrasyonu yapıp ayarlara hızla dönülmezse, kalbin paslanmasına, vicdanın kokuşmasına, aklın muhakemeyi kaybetmesiyle sonuçlanabilir.

İşte yılda bir fabrika ayarlarının gözden geçirilmesi için Ramazan orucu biz Müslümanlara farz kılınmış, İslam’ın en önemli beş esasından birisi kabul edilmiştir.

Alışılmasının önüne geçmek ve yılın tüm zaman ve mevsimlere nüfuz etmek için her yıl daha önceki yıla göre 10 gün önceden gelir. Kendisinden önce Recep ve Şaban isminde 2 yardımcısını gönderir. Yardımcılar üstatları olan Ramazanın istedikleri konusunda ev sahiplerini bilgilendirir ve onun ziyaretine hazırlarlar.

Ve muhteşem bir eda ile gelir Ramazan.  Hediyelerle, müjdelerle, temizlik maddeleriyle gelir. Ruhumuzu, kalbimizi, gönlümüzü temizler. Bizi fabrika ayarlarına döndürmek için gayret eder. Bu 3 aylık manevi check-up aynı zamanda diğer 9 ayın aynı şeklide bu ayar, bu şuur ve temizlikte yaşanması içindir.

Ciddi , şefkatli , merhametli bir müfettiş gibidir Ramazan ve yardımcıları Recep ve Şaban.  Bize çok şey getiriler ve bizden çok şey götürüler. Önemli olan onları önemsemek ,  ciddiye almak ve nasihat ve ikazları dinlemek.

Dünyevileşmenin zirve yaptığı , ruh yerine madde ve bedene yatırımda korkunç bir yarışın içindeki insanoğlu için Ramazan tam bir rahmettir. Maddeten elinin eteğini oruçla çeken insan ruhunu hatırlar. Rabbinden bir parça olan ve maddenin ve bedenin inceldiği kadar kendini gösterebilen ruhun bayramıdır Ramazan.

Devamını oku...

Arap diliyle tesis edilen İslam’a dair hakikatler diğer dillere tercüme edilirken zaman ve zeminin de etkisiyle gerçek anlamından koparılabiliyor.

Bugün her şeyi sorgulayan genç beyinlere ikna edici cevaplar verilememesinin altında; Orijinal metinlere bakılıp günümüze yorumlanması gereken hakikatlerin çok önceden yapılmış tercüme ve yorumların kullanılması yoluyla cevaplanması hatası  yatmaktadır.

‘’Darebe ‘’ kelimesinin tercümesinde müfessirlerin yaptığı hata bunun en önemli örneklerindendir. Yaşayan Kur’an olan Hz. Muhammed(s.a.v.)’in hayatının hiçbir döneminde şiddet yokken ve şiddete asla onay vermemişken ‘’darebe’’ kelimesinin ‘’dövün’’ şeklinde tercüme edilmesi ve hadislerde de aynı mana verilmesi İslam’a zarar veren uygulamalara kaynaklık etmiştir.

Bu yanlış tercüme Ailede dayak, Camide dayak, Kur’an Kursunda dayak, Okulda dayak, Sanayide dayak, Asker(Peygamber) Ocağında dayak, Kreşte dayak v.b. hayatın tüm alanlarında dayak uygulamasını meşrulaştırmıştır.

Modernizmin baskısıyla bunalan ve çıkış yolu arayan taklitçiler hatalarını itiraf edip düzeltmek yerine ‘’(hafifçe) dövün’’ şeklinde bir acubeye de  imza atmışlardır.

Hızla uyanıp, tevbe ve istiğfarla hata itiraf edilmezse bu ‘’darebe’’ meselesi daha çokkk can yakacak bilesiniz.

Bknz: ŞU ‘DAREBE’ MESELESİ ÇOK CANIMIZI YAKTI , HALA DA YAKIYOR… http://www.cemilpasli.com/ahlak/su-darebe-meselesi-cok-canimizi-yakti-hala-da-yakiyor

‘’Darebe’’ kelimesinden daha önemlisi ‘’takva’’ kelimesinin tercümesinde yapılan büyük hatadır.

“Korunmak, itina göstermek, kurallara sıkı sıkı bağlanmak, sığınmak, sakınmak, çekinmek” gibi mânalara gelen takva, dinî metinlerde şöyle ele alınıyor: Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınmak, Allah’tan sakınmak, azaba götürecek eylemlerden uzak durmak, nefsi günahtan muhafaza etmek, Allah’ın korumasına girmek, dinin bütün emir ve yasaklarını titizlikle uygulamak, Hz. Peygamber’e tam mânası ile bağlanmak.

Hz. Peygamber takva bağlamında şu öğüdü veriyor: Takva sahibi bir kimse Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın yanında, haram ve helâl olduğu şüpheli şeylerden de sakınmalıdır.

Kesin hüküm şudur: İslâm nazarında en üstün kişi en fazla takva sahibi olandır. ‘’

Devamını oku...

Şerif Mardin’in tespitiyle bu coğrafyada en etkili faktör : Din

Dinin ağırlık ve çekim merkezi camii.

Yesrip’i Medine yapan Peygamberimizin ilk yaptığı iş Mescid.

Medeniyetin inşa edildiği Medine bir vücutsa onun kalbi mescit.

Peki ‘’Kitabın anası/Ümmü’l Kitap’’ı muhafaza edip ,’’müteşebihatı’’ güncellemeye nereden başlayacağız?

Tabii ki dinin/şehrin kalbi/merkezi mescit ve camilerden.

Biz İbrahim Günay kardeşimle uygulamalarla bezenmiş güncelleme örnekleri derledik son 2 yılda.

8 Konferans, 2 Panel, 5 farklı program ve yüzlerce etkinliğe imza attık.

Yaptıklarımızı, amaçlarımızı enformasyonun en kalıcı şekli olan kitaba döktük.

Bizim yaptıklarımız ‘’gönüllü’’ faaliyetlerdi.

İstedik ki; Tarihe bir kayıt düşelim.

Dileğimiz odur ki; Asıl işleri bu işler olanlara ilham verelim.

Arzumuz şu ki; ’’Güncelleme’’ talebini en yüksek perdeden dile getiren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dikkatine uygulamalı, somut misaller sunalım.

Duamız budur ki; Nasrettin Hocamızın dediği gibi göle bir maya çalalım ve maya tutsun.

Bu duygu ve düşüncelerimizi kısaca ifade sadedinde kitabın girişine şu cümleleri koyduk:

Bizimkisi; mütevazı, minik adımlarla dev bir hedefe yürüme gayreti...

Tarihte oluşturduğumuz kocaman bir boşluğa büyük harflerle seslenme çabası...

Verimli topraklara saçılan tohum ve hepsinden önemlisi kavramın içini doldurma arzusu...

Devamını oku...

1.Evrenin sahibi olan yaratıcımız ALLAH’ı nass ve akli delillerle anlatmak: Kelam ilmi, gerek burhan-ı inni/eserden müessire ve burhan-ı limmi/müessirden esere metotlarıyla nassın ışığında akli delillerle Kainatı ve bizleri yaratan Allah’ı anlatır. Kainatı yaratarak kendi cemal ve kemalini görmek ve bizlere göstermek isteyen Rabbimizi Kur’an’ın rehberliğinde ve aklın ışığında talibi olan herkese tarif eder.

2.Doğru İNANÇ ve İSTİKAMETLİ davranışlardan oluşan HİDAYETİ tarif etmek: Kur’an ve Sahih sünnetle bize ulaşan doğru inançlarımızın akıl, kalp ve vicdanda tesisi ve doğru inancın tabii sonucu istikametli davranışların hayata yansıtılmasıyla elde edilen hidayeti tüm insanlığın dikkatine sunar.

3.Dünyada ERDEMLİ bir hayatın yolunu göstermek: Fücur ve takva programının birlikte yüklendiği (Şems, 91/8) insanlara takvayı ve takvanın sunduğu erdemli bir hayatı göstererek hem dünyada hem ahrette mutlu bir hayatın kodlarını tarif eder. Rabbim Kur’an-ı Kerim’de ‘’iyiler cennete kötüler cennete gidecek’’ yerine ‘’iyiler cennette kötüler cehennemdedir (İnfitar, 82/13-14)’’ ayetiyle müminin imanın sonucu olarak yaptığı , yaşadığı ve yaşattığı iyilikler sayesinde sadece ahrette değil dünyada dahi cennetin numunesi diyebileceğimiz saadet ve lezzetleri tadacaktır mesajını çok net bir şekilde verir. Kafir ise küfrünün ve yaptığı kötülüğün sonucu olarak ahrette gireceği cehennemin numunesi diyebileceğimiz elem ve azapları dünyada dahi yaşayacaktır.

4.Ahirette EBEDİ MUTLULUĞA ulaşma hedefini izah ve ispat etmek: İmtihan için gönderilen ve yaratıldığı anavatanı olan cennetten dünyaya indirilen insana nassi ve akli delillerle tekrar ebedi saadetin merkezi olan cennete ulaşma konusunda rehberlik eder. Mikro ve makro alemden topladığı delillerle insanın akıl, kalp ve vicdanına tatmin edici deliller sunan Kelam ahrette ebedi mutluluğa insanı teşvik ederken aslında ahiret hayatının öncesinde dünya dahi saadetli bir hayatın yolarını sunmuş olur.

5.NASS VE AKLİ delillerle İmanı TAKLİTTEN TAHKİKE yükseltmek: Kur’an-ı Kerim; İnsanı halife/eşref-i mahlukat/ahsen-i takvim mertebesine çıkaran aklımızın Kainat kitabını nasıl okuyacağını öğretir. Bu anlamda Kur’an-ı Kerim bir amaç değil araçtır. Amaç ise Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde aklın tüm kainatta şifrelenmiş olarak bulunan hakikatlerin keşfini sağlamaktır. Temel amaç, zerreden küreye , atomdan yıldızlara tüm evrende Rabbimizin ‘’Made in Allah’’ mührünü görmek ve göstermektir. Bu gözle kainata bakan insan imanını taklitten tahkike çıkaracak baktığı, gördüğü, işittiği, tattığı, hissettiği her şeyde Yüce Allah’ın ilmini, kudretini, şefkatini, merhametini görecektir.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 12

Başlangıç
Önceki
1