Pazartesi, Temmuz 22, 2019
Text Size

Seydişehir'de özel insanlarla birlikteydik...

Seydişehir'de özel çocuklarımızın velileri ve öğretmenleriyle zamanı paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar Erh...

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık. Bize bu imkanı sağlayan Ahmet Baydar ve Erhan Dargeçit beylere teşekk...

  • Seydişehir'de özel insanlarla birlikteydik...

    Cuma, 05 Temmuz 2019 12:00
  • ''Yorulmaz Bilginler'' kreşimiz velilerine ''Ailede Sosyal medya ve iletişim'' konulu konferans verdik.

    Cuma, 10 Mayıs 2019 08:21
  • 5. Akşehir Kitap Fuarına katıldık...

    Pazartesi, 06 Mayıs 2019 12:04
  • İdeal Yurtlarında bu kez ülkemizde misafirimiz olan beyefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 30 Nisan 2019 08:51
  • İdeal Yurtlarında hanımefendilerle ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Çarşamba, 24 Nisan 2019 10:16


İnsan, dünyaya imtihan için gönderildiği için bütün cihazatı imtihanı destekleyecek tarzda yaratılmıştır.

İnsanın Kainat’ın halifesi mertebesine çıkaran sınırsız bir akıl kabiliyeti verilirken aklı destekleyen vahiy ve duyularda Yüce Allah tarafından sınır konulmuştur.

Mesela; İnsan belirli ses desibelin altını ve üzerini duyamaz. İnsan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın altındaki seslere infrasonik, üstündeki seslere de ultrasonik sesler denir. İnsanın duyamaması o seslerin olmadığı anlamına gelmez. Arz ve Semavatın Allah’ı tesbih ettiği Kur’an-ı Kerim’de defalarca tekrar etmesine rağmen insan kulağı o tesbihleri duyamaz. Göz de öyledir. Mikro ve makro anlamda gözün görebileceği alan sınırlandırılmıştır.

Aklı besleyen duyularda bu sınırlandırmalar konulduğu gibi, aklın diğer kaynağı vahiyde de ‘’gayb alemi’’ sözüyle ifade edilen sınırlandırmalar imtihanın gereği konulmuştur. Yani kitapları serbest bırakarak yapılacak imtihan, imtihan olarak Yüce Allah tarafından kabul edilmemiştir.

Peki imtihan salonumuz Kainat, bizi imtihan eden Allah’ın zatının içinde mi dışında mı?

Yukarıda verdiğimiz bilgiler çerçevesinde akıl bu soruya açık cevap verecek kabiliyette iken, aklı besleyen vahiy ve duyuların sınırlı olması bu sorunun tam cevabı için ‘’yevmetüblesserair=bütün gizliliklerin açıklanacağı gün’’ü beklememiz gerektiği açıktır.

Soruya cevabı bugünkü sınırlarımızla anlamak için güneş misalini kullanabiliriz. Güneş bizleri ısısı, ışığı, vitaminleri ve renkleri ile çepeçevre kuşatmış ve göz bebeğimiz kadar bize yakındır. Biz ise yaratılışımız, duyularımız, konumumuz itibariyle güneşe milyonlarca kilometre uzağız. Güneşin bize nispeti düşünüldüğünde biz güneşin her açıdan tam bir kuşatıcılığı içerisindeyiz.

Kainat Allah’ın zatının tam bir kuşatıcılığı içerisindedir. ‘’Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.’’ Kaf, 50/16 ayeti Yüce Allah’ın Kainatı ve insanı çepeçevre kuşattığını ve zerreden seyyareye kadar nüfuz ettiğini ifade ediyor.

Aklını kullanan her insan Allah’ın bu kuşatıcılığını açıkça görür ve iman eder. Bu sebeple İmam Maturidi ve birçok kelam alimi Allah Peygamber göndermese dahi kişinin Allah’ı akılla bulmak zorunda olduğu kanaatini ifade etmişlerdir.

İbadetler  ve sosyal hayata dair hükümler için Peygamber zarureti açıktır. Ancak akıl kainattaki Allah’ın zatının kuşatıcılığını görür ve iman eder.

Allah’ın Zatının imtihan salonunda tamamen anlaşılması çabası sonuçsuz kalacaktır. İnsan bu dünyada vahyin rehberliğinde sınırsız aklını etkin kullanarak Kainat kitabındaki şifreleri çözerek Allah’ın zatını daha yakından tanıma ve kulluk etme çabasına yakin=ölüm gelinceye kadar devam etmekle mükelleftir.

Ama bilgi ve duyu kaynaklarının kendisini sınırladığını ve o sınırların ancak yakin=ölüm geldikten sonra açılacağını unutmamalı, sabırlı olmalıdır. Bu sebeple sabır çokça tavsiye edilmiş ve sabırlı kullar övülmüştür.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy