Cumartesi, Aralık 07, 2019

Text Size


Aileler kendilerine çeki düzen verdiklerinde toplumda kendine çeki düzen vermiş olacaktır.(Konfüçyüs)

Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler,bütün mutsuz ailelerse kendilerince mutsuzdurlar.(Leo Tolstoy)

Bir aile kurmak ve çocuk yetiştirmek yaşamın en önemli fırsatı ve en zor mücadelesidir. Fakat ailelerin kullanma talimatları ve el kitapları yoktur.

Bir kurum için 3 olmazsa olmaz:

1.Kurallar Kanunlar  (yasal sistem)

2.Kaynak tahsisi  (ekonomi)

3.Ortak değerlere dayanan güçlü gelenekler

Aile kurumu içinde:

1.Yasal Sistem:Kurallar ve sınıflara dayalı Adil bir sistem

2.Ekonomi:Çocukların para kazanmasının biriktirmesinin ve harcamasının yolları

3.Gelenekler:İletişimi ,güveni ve birlikteliği sağlayan aile etkinlikleri

Sağlam bir aile için sağlam bir alt yapı gerekir. Samimi bir iletişim ortamı  ,güçlü ilişkiler ,sorumluluk duygusu ,iyi ve doğru karar verebilme ve sıcak ve mutlu bir aile ortamı gibi çocuklarımıza ve aile yaşantımızın bir parçası haline getirmek istediğimiz pek çok şeyi ailemize empoze etmemiz oldukça zordur.Bir gün aniden “Bu gün daha çok iletişim kuralım “ ya da “Haydi ,şimdi sıcak ve neşeli bir aile olalım demek bir işe yaramaz.

“Uzmanlar “, atma ve tutma” tekniklerini bize öğretebilirler, ancak eğer bir topumuz yoksa bunları öğrenmek anlamsızdır.Uzmanların ,çocuklarıyla gerçek ,yaşamsal sorunları ve zorlukları bizzat yaşayan ebeveynlere ,ahlaki değerlerin felsefesini ya da psikolojik teorisini anlatmasının hiçbir yararı yoktur.Eğer konuşacak bir şeyimiz yoksa kullandığımız iletişim tekniklerini bilmemiz de bir işe yaramayacaktır.

Ebeveylerin aile içi iletişimde en büyük ihtiyacı doğallıktır.Hayal kırıklıklarıyla dolu ,pek çok şeyin ters gittiği bir dünyada kendimizi çoğu zaman hiçbir şeyi değiştiremeyecek kadar güçsüz hissederken ,toplumu en çok etkileyen ,bizim için önemli olan ve bizi en iyi ifade eden bir şeyi ailemizi değiştirebileceğimizi   ve geliştirebileceğimizi fark etmek ne kadar tatmin edici ve ne kadar umut verici değil mi?

Arkadaşları , medya ve okul çocuklarımızı ne kadar etkilerse etkilesin ,bizim ebeveynler olarak daha etkili olmamızın yolları vardır.

Çocuklarda eğitim yaşının özellikle 3-12 arası olduğu kabullenilmekle beraber çocuklar mucizeler yaratan dönemi olan 8 yaş “merkez üssü” olarak kabul edilmiştir, çünkü bu dönemde çabuk öğrenirler ,yeni düşüncelere açıktırlar ,sorumluluk almak hoşlarına gider ,guru duyarlar ve henüz alaycı değillerdir ve hormonların etkisine girmişlerdir.

Ebeveynlik her birimiz zor bir iştir. Çocuğunuz için tek uzman kendinizsiniz.Amacımız kendine yeten ,kendini yönetebilen ,dürüst bir vatandaş olan ,kendi parasının kullanımını becerebilen ,iyi ve doğru değerlerle yaşayan ve tüm bu yetenek ve özelliklerini ,ahlak kurallarını ve mutluluk anlayışını çocuklarına (yani torunlarımıza ) öğretebilecek çocuklar yetiştirebilmektir.

Bazen bizim de “uzman ebeveynlik” kitaplarını okuduğumuz , gözümüzün korktuğu ,suçluluk duygusu içinde yüzdüğümüz dönemler geçirdik,diğer dönemlerde ise ya çok meşguldük ya da hayal kırıklıkları yaşıyorduk.Sonra zamanla olaya eleştirel ve alaycı bakmayı öğrendik ve bizim gerginliğimizi anlamayan ve çocuklarımızla doğru iletişimi kurduracak ,onlarla aramızı açacak yerde bizi birbirimize yaklaştıracak,çocuklarımızı eleştirerek ; horlayarak ,yargılayarak ve olumsuzlayarak eğitebilecek iyi birer ebeveyn nasıl olunur sorusunu cevabı meselenin temeli.

NEDEN 1:Bu 3 adım çocuklarınızı dış dünyanın hem olumlu hem de olumsuz gerçeklerine hazırlayacaktır.

Gerçek dünyada doğanın yasaları ,devletin yasaları ve dinin yasaları vardır ve biz bu kurallara uymazsak pişman oluncaya veya suçumuzu telafi edinceye kadar ceza çekeriz.Gerçek dünyada ne kadar çalıştığımıza , ne kadar kazandığımıza ve yaptığımız seçimlere göre ya diğerlerinin önüne geçeriz ya da onların gerisinde kalırız.

İyi bir aile , çocuğuna toplumdaki tüm sorunlarla baş edebilmesini öğretmelidir.Eğer çocuklar evlerinde kuralsızlık ve sınırsızlığın sebep olduğu güvensizlik  içinde büyürlerse ,toplumun kurallarına uymayacak ve sınırlarını göz ardı edecektir.Eğer harçlık ,hediye ve ayrıcalık gibi rüşvetlere alıştırılmışsa “önce sahip ol sonra öde “ mantığının hakim olduğu ve hiçbir şey yapmadan bir şeyler elde edeceklerini düşündükleri ortamlara yönelerek hem kendilerine hem de başkalarına zarar verirler.Ve eğer benimseyecekleri aile gelenekleri yoksa yetişkin yaşamlarına iyi anılardan ,iyi alışkanlıklardan ve toplumda yer edinmelerini sağlayacak iyi değerlerden yoksun olarak başlarlar.

Aileler kendilerine çeki düzen verdiklerinde toplumda kendine çeki düzen vermiş olacaktır.Ailelerin doğru değer ve ilkelerle yaşam hazırladığı çocuklar sayesinde dünya iyileşecek ve güzelleşecektir.

NEDEN 2:Üç adım sizin makul ve hoş görülü olmanızı ve çocuklarınızla daha iyi vakit geçirip birlikte daha çok eğlenmenizi sağlayacaktır.

Aile yaşantımızda da zoraki bir iletişim kurmaya çalışmak yerine birlikte bir şeyler yapmak ve paylaşmak bize tartışmayı ,sorgulamayı,duygularımızı ifade etmeyi ve en önemlisi birbirimizi dinlemeyi öğretecektir.

Çocuklarımızla ne kadar çok şey paylaşırsak ,onlarla birlikte olmaktan o kadar zevk alırız.İşte bu nedenle açık ve net bir iletişim güçlü bir aile oluşturmanın en temel şartıdır.

NEDEN 3 : Üç adım çocuklarınıza giderek kaybolan değer yargılarını öğretecek , onların güvenlik bağlılık ve tutarlılık duygularını özendirecektir.

Toplumda ahlaki yapı yozlaştıkça ve değer yargıları bozulup yok oldukça çocuklarımızın güvenilir ve tutarlı bir aileye duydukları ihtiyaç giderek artmaktadır.

Biz yetişkinlerde bürokratik ve rekabetçi baskılar altında ezildiğimiz ve toplumsal yaşamda pek çok şey kontrolümüz dışında geliştiği için sık sık kendimizi başarısız görüp asabileşir ve etkimiz altına alabileceğimiz ve kendimizi adayabileceğimiz bir şeyin ihtiyacını duyarız ki , bu da ailemiz ve çocuklarımızdır.

Basit kurallara ve beraberliği sağlayan geleneklere sahip ,sorumluluğun paylaşıldığı bir aile çocuklara bilinmeyenlerle dolu bir dünyada bilineni , ne olacağı belli olmayan bir dünyada güvenilir olanı ve soğuk bir dünyada sıcak bir yuvayı sunar.Tutarlı bir aile çocuğun her şeyin yeni ve yabancı olduğu dünyayı keşfetmesini ,kendine saygı duymasını ve bir kişilik oluşturmasını sağlar.

Arkadaşlarımla olduğum zamanlarda bazı arkadaşlarım için ve ne kadar şanslı olduğumu düşünürdüm.Bir keresinde bir arkadaşım akşamları istediği kadar dışarıda kalabileceğini övünerek anlattığında ,benim ailemin böyle bir şeye kesinlikle izin vermeyeceğini düşünmüştüm.Belki komik gelecek ama bu beni mutlu etmişti, çünkü kurallar ailemin beni önemsediği ve beni düşündüğünü gösteriyordu.Ayrıca arkadaşlarım ihtiyaçları oldukça ailelerinden para istiyorlardı ama benim genellikle kendin kazandığım param vardı ve kendi kazandığım parayı harcamak hem bana gurur veriyor hem de kendime güven duymamı sağlıyordu.

Üç Uyarı:

1.Her şeyin bir anda olmasını beklemeyin: Bu bir aile için bir ay ile 3 ay arasında zaman demektir.

Unutulmamalıdır ki her şeye bir anda sahip olamaz ve her şeyi bir anda yapamayız.

Gazetecinin biri feminist görüşleriyle tanınan bir bayanla reportaj yapıyor. Kadın 43 yaşında ve ilk bebeğine hamile.Eski görüşlerini öne sürerek kadını sıkıştırmaya çalışıyor gazeteci ve şöyle soruyor:”Kafası çalışan bir kadın evde oturup çocuk bakmaktan daha önemli işler yapabilir” diyordunuz ama şimdi hamilesiniz? Kadın:”Ama Tanrıya şükür , çok geç olmadan aklım başıma geldi,beni iyi dinle genç adam .Sakın düşüncelerimden vazgeçtiğimi sanma.Dün istediğim her şeyi bu günde istiyorum…Yalnız bu gün bir şeyin farkına vardım;her şeye bir anda sahip olunmuyor…Şu an istediğim ve ihtiyacım olan şey…Çocuğumu doğurmak ve onunla birlikte olmak”

2.Her tavsiyeyi uygulamaya kalkışmayın ,kendi ihtiyacınıza ve tarzınıza uygun olanı seçin

Hiçbir aile bir diğerine tamamen benzemez.Onun için aileler okudukları veya dinledikleri önerileri kendi şartlarına uyarlamak zorundadırlar.

3.Her şeyin mükemmel olmasını ve hemen sonuç almayı beklemeyin.

Bir kurumu geliştirmek ,bir ailenin yapısını değiştirmek ,yeni alışkanlıklar,değerler ve kişilik kazandırmak… bir gecede olacak şey değildir.

Kendimizi bir bahçıvan olarak görerek ,tohum eken,onu sulayan ve çiçek açmasını bekleyen,sabırla bekleyen,başarmak için uğraşan ve en önemlisi yavaş da olsa gerçekleşen her değişiklik için sevinen bir bahçıvan.

Sabırlı olun. Olabildiğinizce tutarlı olun. Hoşgörünüzü kaybetmeyin.İleride daha az  yorulacağınızı unutmayın.Denemeye ve sonucunu göreceğinin o anı beklemeye devam edin.Zaman zaman kendinizi kötü hissettiğinizde, daha önce aldığınız olumlu sonuçları aklınıza getirerek kendinizi motive edin.

Bütün bir fili bir kerede yiyip biteremezsin ,ama her defasında bir parça yiyerek bir gün onu bitirebilirsin.Dolayısıyla sorunlara toplu değil tek tek yaklaşmalıyız.Yani “bir kerede bir parça”

ADIM 1: TEMEL ATMA: Bir Aile Hukuku

Kanunları olmayan bir ülkede anarşi oluşur.İçinde yaşadığımız dünya ailemizde görmeye alışık olmadığımız karmaşa,tehlike ve kötülüklerle doludur.

Hukuk sistemi yalnızca haklarımızı ,sahip olduklarımızı ve bizi korumakla kalmaz aynı zamanda da içinde kendimizi rahatça ifade edip geliştirebileceğimiz güvenli ve tutarlı bir ortam sağlar.Sınırlarımız bizim daha özgür olmamıza sebep olur,sınırların ve özgürlüğün olmadığı yerde anarşi vardır.

Çocuklar içinde yaşadıkları çevrede ve aile içinde güven hissetmek zorundadırlar. Eğer aile bu güven hissini sağlayacak sınırları çocuklarımıza öğretmezse, çocuklar sınırsızlık yüzünden hayatlarının bir anlamı olmadığı duygusuna kapılıp değişik arayışlara yönelebilirler.

İyi bir ilke karşıtıyla dengelenmediği zaman kötü bir ilkeye dönüşür. Çocukların büyümeleri ve kendilerini bulabilmeleri için sınırlara ve düzene ihtiyaç duyarlar.

Çocukları isyankar , ailesine yabancılaşmış ya da toplum dışı kalmış ailelerin çoğu onları ya çok sıkı ve acımasız sınırlarla ya da tamamen sınırsız yetiştirdikleri için kaybetmişlerdir.Sınırlar olmaksızın yetiştirilen çocuklar ihtiyaç duydukları sevgi ve güveni bulabilmek için garip davranışlara yönelirler.Öte yandan çok sert ve katı kurallarla büyüyenler içinse bağımsızlıklarını elde etmenin tek yolu aileye isyan etmektir.

Özellikle her iki ebeveynin de çalışması ,okula gitmesi veya tek ebeveyn olmak gibi durumlarda işler daha da zorlaşır.Çünkü daha fazla çalışır daha fazla yoruluruz.Bir yandan çocuklarımızı ne kadar sevdiğimizi düşünürken ,bir yandan da gizli gizli çocuklarımızla birlikte olmak yerine daha kolay olduğu için evin dışında çalışıyor olmayı tercih ettiğimiz için suçluluk duyarız.

Aile demokrasiyle yönetilmez. Ebeveynlerle çocukların eşit ve “aynı” olması ,gereğinden fazla esnek bir ebeveynliğe neden olacağı için aileye zarar verebilir.Ebeveynler çocuklarından sorumludurlar ve onları korumak zorundadırlar.Çocukların rehber ilkelere ve sınırlamalara ihtiyaçları vardır.Çocukların bu kuralların belirlenmesinde katkıda bulunma ve kuralların nedenlerinin açıklanmasını isteme hakları vardır ama aile içinde “bir kişi bir oy” ilkesi geçerli olamaz.Çocuklar bir gün anne baba olacaklar ve kendi çocuklarına karşı aynı sorumluluğu duyacaklardır ,ama bu gün onlar bu ailenin çocuklarıdır ve kurallara uyan ve söz dinleyen taraf olmalıdırlar.Bu yönetim sistemi olarak demokrasi yerine “sevecen diktatörlük” ya da “şefkatli krallık” olması daha doğrudur.

Ancak kuralları belirlerken çocukların fikirlerini almanın önemini ve değerini hiçbir zaman unutmayalım.

Ev de çocuklarla beraber koyabileceğimiz kuralları 5 madde halinde özetledik:

1.HUZUR: İnsanlarla iyi geçinin

a.Kavga etmeyin…Hiç kimseyle sözlü veya kaba kuvvete dayalı kavgaya girişmeyin

b.Kendinizi kaybederek bağırıp çağırmayın

2.İZİN İSTEME:Planlananın dışında bir yere gitmek veya bir şeyi istemek için izin alın.

3.DÜZEN: Kendi eşyalarınızdan sorumlu  olun ,giysilerinizi toplayın,dağıttıklarınızı ve kirlettiklerinizi kendiniz toplayın ve temizleyin; başkalarına bırakmayın.Her şeyi sırasıyla yapın.Dişlerinizi fırçalayın ve okula gitmeden önce odanızı toplayıp yataklarınızı düzeltin.Tv izlemeden önce okul ödevlerinizi bitirin.Zamanında uyuyun.Size söylenen saatte evde olun.

4.SAYGI: Anne babanıza ve diğer insanlara karşı nazik olun.Diğer insanların haklarına,görüşlerine ,eşyalarına ve çevreye karşı sabırlı olun.

5.SÖZ DİNLEME: Anne babanızın sözünü dinleyin.Kuralların nedenlerini sorabilirsiniz.Anne babanız size bu nedenleri açıkladığında bu kurallara uyun.

Unutmayalım ki aile kuralları mükemmelliği sağlamaz.Onlar uygulandıkça yaşamı daha iyiye ve daha güzele götürecek rehber ilkelerdir.

Ödül ve cezalar uygulamak çok önemlidir. Örnek:Pişmanlık köşesi:Kavga ettiğimizde , pişmanlık köşesi dediğimiz sıraya gidip oturmak zorundayız.orada birbirimizden özür diliyor ve bir daha yapmayacağımıza söz veriyoruz.

Aslında iyi düşünsek “Kurallar bizi özgür kılıyor” araç kemeri takma kuralı bir anlamda bizi sınırlandırıyor gibi gözükse de hayatımızı kurtararak bize yaşama özgürlüğü sağlar.

Çocuklarımıza şu 3 konuda mutlaka söz vermeliyiz:

1.Sizden bir şey yapmanızı istemeden önce iyice düşüneceğim.

2.Size karşı nazik olacağım

3.Nedenin sorduğunuzda size açıklayacağım.

Şu rehber ilkeleri de hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz:

1.Kuralları oluşturun ama isyanlara karşı da hazırlıklı olun

2.Çocuklarınıza pişman oldukları zaman kurtulabilecekleri cezalar verin

3.Çocuklarınıza seçim yapma hak ve sorumluluğunu verin,fakat yanlış kararları yüzünden onları tehdit edip suçlamayın.Özür dilediklerinde onları bağışlayın

4.Yapabileceğinizin en iyisini yapın ve olabileceğiniz en iyi ebeveyn olmaya çalışın. Mükemmellikten ne kadar uzak olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın ve hata yaptığınızda çocuklarınızdan özür dileyin.

Markette 2 yaşında sürekli ağlayan bebeğiyle alışveriş yapan ve kendisine sürekli “Evet Jessica bu durum o kadar da kötü değil birkaç dakika daha sabret,sakin ol,bu işi bitirebilirsin” diyen annenin sabrı önemli.

Ailede genellikle sorun  planlama değildir, aksine başa çıkmayı bilmektir.

Bir insanın mutlu olabilmesi için bir kurumun işlevsel ,katılımcı ve katkıda bulunan bir parçası olmaya ihtiyacı vardır.Peki aileden daha iyi bir kurum var mı? Aile ,doğru ya da yanlış, içinde hayata başladığımız ve etkisini hayat boyu sürdüren bir kurumdur.

ADIM 2 : Maddi Yükümlülüklerin Belirlenmesi:Aile Ekonomisi

Aile içi sorumlulukların paylaşılması

Para biriktirmeyi öğrenme

Yüzde onu biriktirme kuralı

Kredi kartınızı kullanmayı azaltın

Paylaşma duygusunu geliştirin

ADIM 3 AİLE RUHU YARATMAK: AİLE GELENEKLERİ

Aile geleneklerin oluşturulmasında 8 önemli adım.

1.Değerler

2.İletişim

3.Evlilik

4.Sorumluluk

5.Duyarlılık

6.Bireysellik

7.Rehberlik

8.Eğitim

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy