Çarşamba, Temmuz 15, 2020

Text Size

Son Yazılarım

Tapu ve Kadastro GM Kadrosuna  "Lider-Yönetici" konusunu anlattık...

Konferans'ı merak edenler videosunu https://www.youtube.com/watch?v=h7FnlqJPIKA linkinden izleyebilirler....



İlim Yayma Cemiyeti Konya Şubesi'nce düzenlenen #AiledeDinEğitimi seminerleri kapsamında;

● “Medya, Aile ve Mahremiyet" ● “Ev ortamının düzenlenmesi, ev etkinlikleri” başlıklarıyla

M. Büyükkaplan Tıp Yurdu'nda konferans verdik.

“Hepiniz çobansınız ve sevk ve idarenizin altındakilerden sorumlusunuz” der Allah Resulü.

Her insan kendi ruh ve beden idaresinden başlayan ve genişleyen halkalarda sorumluluk sahibidir.

Bir şekilde bulunmakta zorunlu olduğumuz bu yönetim kademelerini 3 basamakta inceleyebiliriz:

Tabii ki ideal ve istenen pozisyon lider-yönetici(3) olmaktır.

İnsanları sevk ve idarede sadece maddi yönünü esas alan bakış açısı maddi iktidar; işin içine insanın gönlüne, ruhuna hitap etmeyi esas alan yaklaşıma manevi otorite diyoruz.

Her yönetici maddi iktidar sahibidir, ancak manevi otorite sahibi değildir.

Manevi otorite sahibi olan lider-yöneticiler; saygınlığı ve örneklikleriyle muhataplarına hissettirmeden onları sevk ve idare ederler…

Konuyu başlıklar halinde özetlemeye çalışalım:

Önce gerekçesiyle başlayalım konumuza:

Neden yönetici, lider değil de, lider-yönetici olmalıyız?

Cengiz Aytmatov; "Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır, geriye, vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır” diyerek insanı anlatır.

Tek başına geldiğimiz dünyadan, yine tek başına ayrıldığımızda bizden geriye sadece dünyada aşkla davrandığımız insanların duası ve aşkla yaptığımız işler kalacak  dostlar.

Yunus Emre’nin ifadesinde de bu hakikat vardır: “Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez”

O halde halife olarak dünyaya imtihana gönderilen eşrefi mahlukat olan her insan; lider-yönetici olarak dünyada küçük büyük herkese ve küçük büyük her işe aşk’la bakmalı, aşk’la davranmalı, aşk’la bağlanmalı: Rabbine/eşine/çocuklarına/işine ve tüm yaratılmışlara…

Yönetici(1), lider(2) ve lider yönetici(3)nin özelliklerine akla kapı açacak misaller verelim:

Devamını oku...

 

 

Aile; dünyada cennetin bir şubesi.

Aile; kadın, erkek, yaşlı, engelli ve çocuğun güven, huzur ve mutluluğu gerçek anlamda yaşayabilecekleri ve yaşatabilecekleri alternatifi olmayan tek kurum.

Bu sebeple çocukluktan itibaren kız ve erkek çocuklarımıza iyi bir aile kurmaları ve bir ömür ailenin sürekliliğini sağlamak için gereken bütün eğitimleri verilmeliyiz.

Peki bütün tedbirleri almamıza rağmen evlilik düşündüğümüz, planladığımız, hayal ettiğimiz  gibi gitmiyorsa ne yapmalıyız?

Boşanma hayatın sonu mu?

Tabii ki değil ve olmamalı.

Ülkemizde boşanmaya aşırı negatif yaklaşım evlenmeden önce dahi geçlerimizi strese sokuyor.

“Gelinliğinle evden ayrılır, ancak kefeninle dönersin” anlayışı günümüzde yumuşasa da hala toplumda boşanma çok büyük bir ayıp ve günah olarak değerlendiriliyor ve bu yaklaşım gençlerin aile kurma cesaretini zorluyor.

Ya başarısız olursam ve boşanırsak?

Bu problem için benim çözüm önerim “boşanma öncesi danışmanlığı”nı yaygınlaştırmak…

Boşanma öncesi danışmanlığa bakışımı ve çözüm önerimizin ana hatlarına  yazımızın sonunda döneceğiz, şimdi işin temeli olan “boşanma” konusunda biraz bilgi verelim.

İslam’da boşanma, Allah’ın en hoşlanmadığı helal olarak kabul edilen amel ve eylemdir.

Zira İslam öncelikle eşlerin evlilik birliğini, karşılıklı sevgi ve saygı ortamını olabildiğince korumalarını, bu hususta fedakârlık gösterilmesini, özellikle de erkeklere eşleriyle iyi geçinmelerini ve onların kusurlarını değil olumlu yönlerini görmeye çalışmalarını öğütlemiştir.[1]

Devamını oku...

Zaman, mekan, vücudumuz ve bütün sevdiklerimizle birlikte sürekli, coşkun akan bir suyla beraber biz de akıyoruz.

Her şey her an yeniden yaratılıyor ve yeni bir zaman ve mekana, yeni bir vücutla muhatap oluyoruz.

Bu bir an bile durdurulamayan bu hızlı akışın tek istisnası ruhumuz.

O halde tek sabit değerimiz ruhumuz.

Geriye kalanlar; ruhumuza hizmet için verilmiş işlerini yapıp hızla yenilerine görevlerini devredip hayatımızdan çekiliyorlar…

O halde bu kadar hızlı akan akıntıya kapılmadan kalıcı değer oluşturmanın tek yolu var.

Ruhumuza kulak vermek, yatırımı sadece ve sadece ona yapmak ve onunla değer kazanmak.

Tekasürün, çoğaltmanın bu kadar teşvik edildiği bir asra rağmen ruhumuz sadelik istiyor.

Sesin, gürültünün, sosyalliğin bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde ruhumuz sükunet arzu ediyor

Aşırı içe kapanık psikopat, aşırı dışa açılmış sosyopat’lardan ziyade ruhumuz denge bekliyor.

Yüce Allah bize Güneş üzerinde mesaj veriyor:

“Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu da mutlak galip, (her şeyi) hakkıyla bilen (Allah`)ın iradesinin ortaya koyduğu bir düzendir.” Yasin, 36/38

Rabbimiz Güneş sana söylüyorum, kullarım siz işitin ve anlayın şeklinde şu dersi veriyor:

Devamını oku...

Muhyiddin-i Arabi ve Sadreddin-i Konevi gibi zatların bakış açısını ifade eden düşünce sistemine “ekberi” ismiyle tesmiye ediyoruz.

Bu sistemde Muhyiddin-i Arabi Şeyh-i Ekber, Sadreddin Konevi Şeyh-i Kebir’dir.

Ekberi düşünce sistemi; kainata aşkın varlığımız, Allah’ın gözüyle akıl, kalp ve vicdanımıza organlarımızın sağladığı en geniş açıdan bakabilme gayret ve çabasını anlatır.

Biz bu çabayı kurbiyetle(bir adım) ortaya koyduğumuzda Rabbimizin akrebiyetle(yüz adım) bize bütün mana kapılarını açacağı inancıyla süluke devam etmektir.

Hz. Adem’e öğretilen eşyanın esmasını hatırlayarak, küçük-büyük her bir eşyadan Yüce Allah’ın gerçek maksat ve hedefi olan hidayete bir kapı ve pencere açabilme sanatıdır ekberilik.

Zerreden seyyareye her şeyin kendi lisanı mahsusuyla Rabbine dellallık ettiğini şehadet etmektir.

Varlığa nazar ederken elestü bezminden kıyamet ve yeniden dirilmeye bütün aşamaları birlikte görebilmektir ekberi yaklaşım.

Okyanus gibi olmaktır, içimize ne gelirse engin gönlümüzde eritmek ve temizleyip kıyıya göndermektir ekberilik.

Öncelikle Nasreddin Hoca’nın ifadesiyle vücudumuzu örten kürklerden(elbise, mevki, makam, para, şan, şöhret), sonra ruhumuzun bineği bedenden(ırk, cins, renk, güzellik/yakışıklılık) kurtulup sadece ruhumuzun sesine kulak vermektir ekberilik.

Bu yazımızda varlıkla ilişkilerimizde en önemli ihtiyacımız olan iletişim konusunda ekberi bakış açısına değineceğiz.

İletişimde 6 temel ilke ve aşamayı gözetmek zorundayız bunlar;

Köklü iletişim için GÖNÜL dili,

Devamını oku...

7. yüzyılda Mekke/Medine’de Hz. Peygamberin temellerini attığı İslam Ümranı, 6 asır sonra 13. Yüzyılda zirveyi Doğu’da Anadolu Selçuklu Devleti’nde Konya ve Batı’da Endülüs’te Kurtuba’da yaşadı.

Konya ve Kurtuba dünyanın her tarafından değerli insanları kendisinde topluyor ve tüm zaman ve mekanlara ulaşacak değerler üretiyorlardı.

Bugün dahi maddi/manevi beşeriyetin ulaştığı bütün değerlerde Konya ve Kurtuba’nın izlerini açıklıkla görebiliriz.

İbn Tufeyl’in  İbni Sina’dan alıp geliştirdiği, ontolojinin üzerine oturduğu epistemiyolojinin 2 temel kaynağı olan Nazar(akıl) ve Müşahede(kalp) yönteminin harika bir şekilde harmanlandığı Hay bin Yakzan’a; Batı ancak 18. Asırda Daniel De Foe’nin Hay bin Yakzan’ın kötü bir taklidi olarak koyduğu Robertsone Crouse ile cevap vermeye çalıştı.

Batı, reform ve rönesansı İslam dünyasından tercüme ettiği 60 bin ciltlik İslam literatürü üzerinde kurdu.

Kurtuba’yı ihya ve inşa etmemiz zaman alacağından ve Kurtuba’nın yeniden inşası Konya’nın diriliş ve ihyasına bağlı olduğundan biz 35 yıldır yaşadığımız şehir Konya üzerinde duracağız.

Konya 13. Yüzyılda; Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi zatların ehli beytten alıp yoğurdukları İslam anlayışını Belh’ten gelen Mevlana Celaleddin Rumi, Tebriz’den gelen Şems-i Tebriz’i, Tiflis’ten gelen Hubeyş et-Tiflîsî, Semerkant’tan gelen Şemşeddin Semerkandi, Sührevend’den gelen Ebû Hafs Ömer Sühreverdî, Şiraz’dan gelen Kutbuddîn Şîrâzî, Musul’dan gelen Esîrüddîn el-Ebherî, Azerbaycan’dan gelen Siraceddin Urmevi ve Ekmeleddin Nahçevani, Malatya’dan gelen Sadreddin Konevi ile; Endülüs birikimini ise Muhyiddin’i Arabi ile birleştirmişti.

Bu birikim, Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkentini siyaset, bilim, kültür ve sanat açısından dünyanın zirvesine yerleştirmişti. Konya; 6 asırlık İslam birikiminin meyvelerini toplamış ve Osmanlı ile zirveyi sabitlemiş ve Toynbee’nin ifadesiyle yok edilemeyecek ancak durdurulabilecek bir ümranın ilkeleri ve temellerini atmıştı.

Selçuklu başkenti Konya’da gelişme ve ilerlemenin en önemli unsuru olan 24 ciddi Medrese ile yapılan eğitim tamamen gönüllülüğe dayalı vakıf kültürü ve desteğiyle yapılıyordu. Bugün de modern dünyada da en iyi eğitim kurumları tamamen siyasetten bağımsız vakıf sistemiyle işliyor.

Selçuklu’nun başkenti Konya; Mekke’de dar-ul erkam, Medine’de ashab-ı suffe’den, Bağdat’ta beyt-ül hikmelerden, Kahire’de el-Ezher’den, Dımaşk’tan, Merv’den,  Kayrevan’dan, Buhara’dan, Taşkent’ten, Çimkent’ten, Tirmiz’den, Serahs’tan, Keş’ten, Harizm’den, Nesf’den, Andican’dan, Farab’tan, Merağa’dan, Cend’den, Kurtuba, Toledo, İşbiliye, Gırnata, Maleka ve Nizamiyelerden aldığı tecrübeyi yoğurmuş ve hayat macunu haline getirip insanlığın dikkatine sunmuştu. Zira İslam dünyası 13. Yüzyılda ve diğer yüzyıllarda farklı siyasi devletlere sahip olsa da ilim, ümran ve sanat açısından tek bir ümmet gibi alışveriş içerisinde olmuştur.

İbn Haldun’un “ilim senedinin ittisali ümranın şartıdır” sözü fiilen yaşanmış, Hz. Peygamberin tamamladığı ümranın kodları zihin ve gönüller üzerinden asırlar arası taşınmıştır.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 3 - 107

3

Anket

Sizce toplumun en önemli problemi nedir?

Son Yorumlar

Türklerin Müslüman Olmasının N...
elinize sağlık çok işime yarayacağını düşünüyorum
Ağırlığınca duracaksın bazen ...
Tebrik eder. Hayat demek hareket demektir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun...
çocuk koruma kanunu ile ilgili bilgi araştırıyorum bende. bu sitede de bilgiler var. ilgilenen a...
GECE GEZME EHLİYETİ
Sadece şiddet olunca değil. Kadına hiç bir şey yapmasan bile sana iftira attığı takdirde uza...
GECE GEZME EHLİYETİ
Hiç bir kültür ve dinde olamayacak bir uygulama #aile dibine konulan dinamittir #6284yasa delilsi...

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün350
mod_vvisit_counterBu Hafta726
mod_vvisit_counterBu Ay3681
mod_vvisit_counterToplam633836