Pazartesi, Aralık 18, 2017
Text Size

Konya-Derbent'teydik...

Konya-Derbent'te gençlerleydik. Derkad başkanı Hüseyin Eşgin ve İlçe Meb Müdürü Adem Yaldız'a teşekkürler...

Minik adımlar ailesiyle '9 S'si paylaştık...

Veli Vural Beyin nazik daveti üzerine Minik Adımlar ailesiyle,diriliş nesliyle buluştuk,konferans verdik,kitap imzaladık. Yeni Türkiye Gençliği coşku...

Özel Model Eğitim Kurumundaydık...

Gençler harikaydı,Başta Süleyman Türk kardeşim olmak üzere,Emeği geçen Rehber öğretmenimiz Esra Hanım veOkul müdürümüz Fehmi Adam BeyeTeşekkür ederim.

  • Konya-Derbent'teydik...

    Cuma, 30 Haziran 2017 12:11
  • Selçuk Üniversitesindeydik...

    Perşembe, 16 Mart 2017 09:07
  • Minik adımlar ailesiyle '9 S'si paylaştık...

    Çarşamba, 01 Şubat 2017 08:29
  • Kur'an Kursu Eğiticileriyle 'Ailede Huzur İçin 9 S'i konuştuk.

    Salı, 24 Ocak 2017 11:52
  • Özel Model Eğitim Kurumundaydık...

    Perşembe, 08 Aralık 2016 07:59


İnsanın(nefs) yaratılış hikayesi Rabbimiz tarafından şöyle anlatılır:

‘’Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene,

Sonra da ona iyilik(takva) ve kötülük(fücur) kabiliyeti ilham edene and olsun ki,

Muhakkak (isyan ve günah(fücur) kirlerinden) temizlenen nefis kurtulmuştur.

Onu (isyan ve günahla(fücur)) kötülüğe gömen ise mahvolmuştur.’’

Şems,91,7-10

‘’Ey îmân edenler!

(Samîmî bir tövbe olan) Tövbe-i Nasûh ile Allah’a tövbe edin!

Olur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter ve Allah, peygamberi ve onunla berâber îmân edenleri utandırmayacağı bir günde, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar!

Onların nûru önlerinde ve sağlarında koşar (da): “Rabbimiz! Nûrumuzu bize tamamla ve bize mağfiret eyle!

Şüphesiz ki sen, her şeye hakkıyla gücü yetensin!” derler.

Tahrim,66/8

‘’Ey insan!

Senin elinde gāyet zaîf, fakat seyyiâtta (kötülükte) ve tahrîbâtta (bozmakta) eli gāyet uzun ve hasenâtta (iyilikte) eli gāyet kısa, cüz’-i ihtiyârî nâmında bir irâden (seçebilme hakkın) var.

O irâdenin bir eline duâyı ver ki, silsile-i hasenâtın (iyilikler zincirinin) bir meyvesi olan Cennete eli yetişsin ve bir çiçeği olan saâdet-i ebediyeye eli uzansın!

Diğer eline de istiğfârı (tövbe edip yalvarmayı) ver ki, onun eli seyyiâttan kısalsın ve o şecere-i mel‘ûnenin (günahlar denilen lâ‘netlenmiş ağacın) bir meyvesi olan zakkūm-ı Cehenneme yetişmesin!

Demek duâ ve tevekkül (Allah’a i‘timâd edip ona sığınmak), meyelân-ı hayra (hayrı arzulamaya) büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfâr ve tövbe dahi meyelân-ı şerri (kötülüğü arzulamayı) keser, tecâvüzâtını (taşkınlıklarını) kırar.”

(Tılsımlar, 26. Söz, 85)

Bir bedevî Hz. Peygamber (asm)’ın mescidine girdi ve:

“Allahım!

Ben, senden affımı istiyor ve sana tövbe edip, sığınıyorum!” dedi ve tekbîr aldı.

Namazını bitirince, duâsını işitmiş olan Hz. Ali (ra) ona hitâben:

“Ey adam!

Dilinin yaptığı tövbe, yalancıların tövbesidir.

Senin tövben bile, ayrıca bir tövbeye muhtaç!” dedi.

Bunun üzerine o bedevî:

“Ey müminlerin emîri!

Peki tövbe nedir, nasıl yapılır?” diye sordu.

Hz. Ali Efendimiz (ra) ise:

“Şu altı şey ile:

1.Geçmiş günahlara pişman olmak,

2.Yapılmayan farzları kazâ etmek,

3.Haksız yere alınan şeyleri iâde etmek,

4.Nefsi Allah’a isyan husûsunda terbiye ettiğin gibi itâatte de eritmek,

5.Nefse günah lezzetini tattırdığın gibi itâatin acılarını da tattırmak,

6.Her gülüşe bedel ağlamaktır!” buyurdular.

(Râzî, c. 14/27, 169)

''Can saatini Rahman ezelde kuruvermiş,

Bir gün göreceksin ki, o saat duruvermiş...''

Necip Fazıl Kısakürek

Haydi dostlar!

Can saati durmadan;

Dua ve tevekkülümüzü artıralım ve tövbe ve istiğfarımızı da Hz. Ali Efendimizin tarif ettiği şekliyle hemen yapalım.

Hemen zira saat her an durabilir...

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy