Pazar, Aralık 16, 2018
Text Size

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

  Ereğli'de 15 Temmuz Anaokulu Salonunda Veli ve Eğitimcilere Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.    

Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

Gökhan Kırlangıç kardeşimin hazırlayıp sunduğu Ribar Fm'de yayınlanan Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk.

  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01
  • Emirgazi'de öğretmenlerimizle beraberdik...

    Pazartesi, 24 Eylül 2018 11:06
  • Ereğli'de Çocuk ihmal ve istismarı üzerine konuştuk.

    Salı, 03 Nisan 2018 09:02
  • Akademik Bakış'ta ''Kök Hücre Üretim Merkezi Aile''yi konuştuk..

    Perşembe, 08 Mart 2018 14:52


‘’Dünyada her şey zehirdir, önemli olan dozdur’’ der Paracelcus.

İnsanın ana vatanı cennettir ve ona uygun bir biçimde(ahsen-i takvim) yaratılmıştır.

İmtihan için dünyaya belirli bir vakit için gönderilmiştir.

Dünyada cennetin numunesi olan ve numune şeklinde verilen tüm nimetlerin yenilmesi, içilmesi ve kullanılması hususunda belirli bir doz belirlenmiş Peygamberlerin öğreticiliğiyle.

Bu doz aşıldığında nimetler bize zarar veren nikmetler haline geliyor.

Bu sebeple insan ruh ve beden sağlığı için kullandığı tüm nimetlerde doza dikkat etmeli.

Bu kural yediğimiz, içtiğimiz ve kullandığımız nimetlerle alakalı olduğu gibi; bize verilen duygular ve kabiliyetlerin kullanılmasında da geçerlidir.

Misal olarak sevmek muhabbet duygusunu esas alacağız.

Evet kainatın mayası olan sevmek duygumuzu kullanırken dahi dozuna dikkat etmek zorundayız.

‘’İnsanlık tarihinde ilk şirke düşen toplum Hz. Nuh'un kavmidir. Bunun sebebi velilerine, sevdikleri insanlara yönelik olarak gösterdikleri aşırı saygı ve sevgidir. Hz. Nuh kavminin heykelini yapıp taptığı Ved, Suva, Yağus ve Yeuk isimli kişiler aslında sevdikleri salih insanlardı.’’ (Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Edep, 116)

Peygamberimiz bu konuda geçmiş ümmetlerin hatasını anlatıp, ümmetini uyarmıştır.

‘’Allah yahudi ve hıristiyanlara lanet etti. Onlar peygamberlerinin kabirlerini mescitlere çevirdiler. Allah onların yaptıklarını yasaklıyor. Ya Rabbi! Kabrimi tapılan put yapma. Allah'ın gazabı Peygamberlerin kabirlerini mescid yapanlara karşı şiddetlidir.’’(Buhari, Enbiya, 50; Ahmed, 2/246)

Yine Hz. Ali efendimizi sevenler konusunda da uyarmıştır.

“Ya Ali!  İsa (a.s.) hakkında olduğu gibi senin hakkında da iki taife helak olur: Bunlardan Yahudiler, İsa’ya olan kinlerinden ötürü, onun annesine iftira ettiler. Hristiyanlar ise, ona karşı aşırı sevgilerinden ötürü, onu kendi makamından öteye uçurdular.”(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 36399).

Hz. Ali (r.a) de Efendimiz (a.s.v)'in bu beyanına dayanarak şunları söylemiştir:

“Dikkat edin; benden dolayı iki kişi / grup helak olur: Bunlardan biri, bana olan aşırı sevgilerinden ötürü (İslam’ın kabul etmediği şeyleri bana isnat ederek) helak olur. Diğeri, bana karşı beslediği kin ve nefret yüzünden helak olur."

Sevgide aşırı giden Gulat-I Şia denilen grupların Hz. Ali efendimizi ilah kabul etmeleri onları helake sürüklediği gibi, nefret eden Haricilerin Hz. Ali efendimizi kafir ittihaz etmeleri bunları delalete itmiştir.

Bu sebeple ‘’mutluluk anayasası’’nı yazarken ilk 3 maddeyi ‘’değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez’’ şeklinde belirledim.

Bu 3 madde:

Sevgi, ilgi, önem ve önceliğimiz belirlerken;

1.Yüce Yaratıcımız

2.Eşimiz

3.Çocuklarımız

Sıralaması takip edilmelidir.

Bunların sırası değişir ve doza dikkat edilmezse mutluluk kaybolur.

Mesela; anne olunca sevgiyi eşinden tamamen çocuklarına kaydıran anneler hem eşini sevgi ve ilgi konusunda ihmal ettiği için, hem de çocuklarına sevgi ve ilgi konusunda abarttığı için hata yapmaktadır. Çocuklara ilgi ve sevgide abartılı yaklaşmak onları anne babaya bağımlı yapar. Ve ilk bağımlılık ta böyle başlar. Çocukların özgüveni gelişmez, gelişemez. Zira sürekli anne babanın gölgesinde kalır, özgürce ileride mutlaka aracısız muhatap olacağı, güneş, rüzgar ve fırtınalarla nasıl baş edeceğini öğrenemez.

Rabbimiz kitabında birçok ayette her şeyin bir mizan ve denge üzerinde yürüdüğünü bildiriyor.

Her şeyin aşırısı zararlıdır.

Her nimet dozunda faydalı, azı ve çoğunda zararlıdır.

Bu sebeple dostlar birbirini uyarmalı, dozun aştığı fark edildiğinde ‘’Abartma’’ ikazı yapılmalıdır.

Zira ‘’Abartma’’ ikazı dengeye, itidale, orta yola, makula yönlendirir insanı:    http://www.cemilpasli.com/?option=com_content&catid=8&id=869&view=article&Itemid=5&font-size=larger

Bunu en güzel anlatan cümlelerden birisi şu arapça beyttir.

Ve aynürriza an külli aybın-kelile Ve aynüssühtiya tubdiyal-mesaviya

Rıza(aşırı sevgi) bakışı hiçbir ayıbı görmez. Düşmanlık bakışı sadece hataları görür.

En güzel duygulardan olan sevgide bile ifrat ve tefritten uzak dozunda davranmamız akıl, kalp, vicdan ve ruh sağlığımız açısından zaruri görünüyor.

Yorumlar (0)

Bu yorumun beslemesine abone olun

Yorum yaz

daha küçük | daha büyük

busy