Perşembe, Mart 21, 2019
Text Size

Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

Selçuk Üniversitesi Kadın, Aile ve Toplum Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (Katum) Müdürlüğünün düzenlediği “Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” k...

İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

Konya Kültürünün işlendiği Koyunoğlu Müzesi İkindi Sohbetlerinde seçkin bir toplulukla "Mevlana ve İletişim" konusunu paylaştık. Gerçekten dinleyi...

Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

ASKON Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyelerine ''İş Hayatında İletişim, Aile İçi Huzurun Dinamikleri, İş ve Aile Ahlakı'' konularında sunum yaptık.YK Baş...

Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

M. Hasan Sert İlkokulunda Velilerle 'İletişim' ve yardımcıları 'Sevgi ve Sabır' konusunu paylaştık...

  • Kadınlarda Sağlıklı Yaşlanma” konulu panelde ''Kadın ve Medya Algısı''nı anlattım.

    Çarşamba, 13 Mart 2019 12:05
  • İkindi Sohbetlerinde ''Mevlana ve İletişim'' konusunu paylaştık.

    Salı, 05 Mart 2019 08:34
  • Askon Konya ekibiyle başarı ve mutluluğun şifrelerini paylaştık.

    Pazartesi, 24 Aralık 2018 14:06
  • Muhabbethane'de Gençlerle ''Huzurun Anahtarı''nı konuştuk...

    Salı, 13 Kasım 2018 08:17
  • Mehmet Hasan Sert llkokulunda Velilerle 'İletişim'i paylaştık...

    Perşembe, 25 Ekim 2018 09:01

Ahlak



Eşyalar çift yaratılmıştır.

‘’Eşyanın hakikati zıddının bilinmesiyle anlaşılır= İnnema el-eşyae tuğrefu bi-ezdadiha’’

Yüce kitabımızda konu insana yüklenen 2 zıt programla açıklanır.

(7) Nefse ve onu (insanın özü olarak) şekillendirip düzenleyene;

﴾8﴿  Ona kötü(fücur) ve iyi olma(takva) kabiliyetlerini verene!

﴾9﴿  Nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir.

﴾10﴿  Onu arzularıyla baş başa bırakan da ziyan etmiştir.

Şems, 91/7-10

Nefsini fücurdan/kötülükten arındırıp temizleyen kurtulmuş, herhangi bir çaba ve gayret ortaya koymadan nefsini kendi halinde bırakan ise fücur bataklığında boğulmuş, dünya ve ahiret zararına girmiştir.

Şu hakikat kesindir ki;

Nefsin fücurdan/kötülükten temizlenip takva ve iyiliğe yönlendirilmesi için gayret ve çaba gerekirken, fücur/kötülüğe boğulması için sadece kendi haline bırakmak yeterlidir.

Rabbim bize tertemiz emanet ettiği gönül ve akıllarımızı imtihan süresi boyunca göstereceğimiz gayret ve çaba ile cennet karşılığında tekrar temiz teslim almak istiyor.

Devamını oku...

İki atasözümüzün ortasında geçirmeli ömrünü insan…

Bazen; ‘’Taş yerinde ağırdır.’’

Bazen de ‘’Yuvarlanan taş yosun tutmaz.’’

‘’Yaşamak’’ sadece nefes aldığımız zamanı kapsamaz dostlar.

Nefes alırken; Ölmeyen, ölümü aşan işler yaptıysanız siz hiç ölmezsiniz aslında.

Dünyanın her tarafına saçtıysanız tohumları eğer, onlar sizi yaşatır kıyamet sabahına kadar.

Hayatı, Kur’an’ın ifadesiyle ‘’koşturan adam’’ formatında yaşamalı.

Ama ‘’koşturan adam’’ın elinde kendine ait, özgün hayır tohumları ve fidanları olmalı, ekmesi ve dikmesi için.

Hayır tohum ve fidanları için bazen kovanına çekilip üretmeli onları.

Taş gibi ağır olmalı kovanında, mekanında, vatanında.

Bir ayağı taş gibi sabit, ağır, kovanında tohum ve fidan üretmeli.

Diğer ayağı hayrın tohum ve fidanlarını alemin her tarafına dikmeli.

Ve hayatı 5-6 şeritli otoban gibi dizayn etmeli insan.

Bir şeritte tıkanma yavaşlama olursa sinyal verip diğer şeritten devam etmeli yoluna.

Yorulunca bir işte dinleneceği diğer işleri olmalı.

Ve kendisine rızık olarak verilen her şeyden karşılıksız harcamalı veren adına.

İnfak bir hayat tarzı olmalı.

Gülümsemeyle ve selam vermeyle başlayan infak verilen bütün nimetlerin üzerinden ve bolca, cömertçe kendisine verdikçe daha fazlasının geleceği inancı ve imanıyla devam etmeli.

Devamını oku...

Yüce Allah kainatı daimi bir değişim kanunu üzerine yaratmıştır.

‘’Sünnetullah’’ tabir ettiğimiz tabiat kanunlarında 2 temel esası birlikte görüyor ve yaşıyoruz.

1. Makro alemde nihayetsiz bir benzerlik

2. Mikro alemde nihayetsiz ve tam bir farklılık

Kainata dikkatli bir gözle baktığımızda makro alemde nihayetsiz bir benzerlik, mikro alemde baktığımızda nihayetsiz ve tam bir farklılığı açıkça görebiliyoruz.

İşte kainatın Allah tarafından seçilen halifesi eşref-ül mahlukat insan makro alemdeki nihayetsiz benzerliği ve mikro alemdeki nihayetsiz ve tam farklılığı hayatına yansıtmalıdır.

Dış alemde gördüğümüz benzerliği içerisinde sürekli ve kesintisiz bir pozitif değişimle destekleyerek kendine, ailesine ve çevresine anlam katmalıdır.

Bu  hafta hayatımda yeni ve önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktım.

25 Mayıs 2015 tarihinden itibaren görev yaptığım önce Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü şimdi ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı(CİB) olan kurumdan 07 Ocak 2019 tarihi itibariyle ayrıldım.

Yeni görev yerim Selçuk Üniversitesi.

Memuriyet hayatıma 25 Mayıs 1987 yılında Sağlık Bakanlığında Sağlık Memuru olarak başladım. 9 yıl süren çalışma sürecimde gece çalıştım gündüzleri devam eder 2 fakülte bitirdim ve öğretmen olarak çalışma hayatıma devam ettim.

1996 yılın sonunda o zaman ki ismiyle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu( SHÇEK)  şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına geçtim. 8 yıl Erkek Yetiştirme Yurdu, 2 yıl Huzurevi Müdür Yardımcılığı ve 9 yıl İl Müdür Yardımcılığı yaparak tam 19 yıl hizmet verdim. Bu arada Yüksek Lisansımı tamamladım. Biri 4. Baskıyı yapan 3 adet kitap yazdım.

2015 yılı Mayıs ayından Konya ve Afyonkarahisar İl Müdürlüklerini yaptığım eski adıyla Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü(BYEGM) yeni adıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı(CİB) süresinde 2 kitap daha bastırdım ve doktoramı tez dönemine getirdim.

Çalışma hayatım içerisinde 1993 yılında evlendim ve 3 çocuğum var hamd olsun. Hayatta en önemli kariyer, başarı ve mutluluk vesilesinin de her şeyden önce ve önemde aile kurmak olduğuna inanıyorum.

Bunları şu gerçeği izah etmek için aktarıyorum.

Milletimizin, devletimizin gelişmesi, ilerlemesi, güçlenmesi fertlerin kendini geliştirmesine, güçlendirmesine bağlıdır.

Toplumdaki olumsuz gelişmelerden rahatsız olanlar lütfen kendilerine baksınlar.

Bu durumda bizim pasif kalarak ta olsa payımız ne kadar?

Biz değişmeden, kendimizi geliştirmeden, üretmeden toplumun olumlu olarak değişme imkanı var mı?

Elmas ve kömürün başlangıçta temel maddesi aynıdır dostlar.

İkisinin de kökeni karbondur.

Peki neden elmas kömüre göre daha değerlidir?

Elmas madenler arasında en çok değişime uğradığı için en kıymetlidir.

Devamını oku...

Ahirette insanlardan cennetlik olanları müjdelerken melekler şu  cümleyle hitap edecekler:

‘’Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin cennete!” Zümer, 39/73

‘’İman etmedikçe cennete gidemezsiniz.

Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.

Yapacağınız zaman birbirinizi seveceğiniz ameli söyleyeyim mi?

Aranızda SELAMI yayınız.’’ buyurdu Allah Resulü.

‘’SELAM denizi coşdumu gönüllerdeki kini giderir.’’ Pir’in sözünün merkeze yerleştirildiği bu sene ki Şeb-i Aruz’un teması ‘’Selam Vakti.’’

Selam barış, esenlik, huzur demek.

Selam hayatta başarı ve mutluluğumuzun en önemli ilkesi olan iletişim kapısının anahtarı.

Ailede Huzur için 9 S’den en önemlisi sohbet birliğinin besmelesi selam.

Kalplerdeki düşmanlığı, kini, zulmeti yok eden bir iksir selam.

Allah’ın 99 isminden en çok zikredilen isimi es- Selam.

Müslümanın en fazla 72 saat küs durabildiği kardeşine, 3 günlük süre dolduktan sonra hitap etmek zorunda olduğu kelam selam.

Devamını oku...

‘’Dünyada her şey zehirdir, önemli olan dozdur’’ der Paracelcus.

İnsanın ana vatanı cennettir ve ona uygun bir biçimde(ahsen-i takvim) yaratılmıştır.

İmtihan için dünyaya belirli bir vakit için gönderilmiştir.

Dünyada cennetin numunesi olan ve numune şeklinde verilen tüm nimetlerin yenilmesi, içilmesi ve kullanılması hususunda belirli bir doz belirlenmiş Peygamberlerin öğreticiliğiyle.

Bu doz aşıldığında nimetler bize zarar veren nikmetler haline geliyor.

Bu sebeple insan ruh ve beden sağlığı için kullandığı tüm nimetlerde doza dikkat etmeli.

Bu kural yediğimiz, içtiğimiz ve kullandığımız nimetlerle alakalı olduğu gibi; bize verilen duygular ve kabiliyetlerin kullanılmasında da geçerlidir.

Misal olarak sevmek muhabbet duygusunu esas alacağız.

Evet kainatın mayası olan sevmek duygumuzu kullanırken dahi dozuna dikkat etmek zorundayız.

‘’İnsanlık tarihinde ilk şirke düşen toplum Hz. Nuh'un kavmidir. Bunun sebebi velilerine, sevdikleri insanlara yönelik olarak gösterdikleri aşırı saygı ve sevgidir. Hz. Nuh kavminin heykelini yapıp taptığı Ved, Suva, Yağus ve Yeuk isimli kişiler aslında sevdikleri salih insanlardı.’’ (Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Edep, 116)

Peygamberimiz bu konuda geçmiş ümmetlerin hatasını anlatıp, ümmetini uyarmıştır.

Devamını oku...

Daha Fazla İçerik...

Sayfa 1 - 16

Başlangıç
Önceki
1